KILIÇDAROĞLU ve EKMELEDDİN İHSANOĞLU'NUN "KOZMİK ODASI" VAR MI?

Abone Ol

Başbakanlık makamının hemen karşısında ya da yanında

günün gelişen olaylarını süzgeçten geçirerek Başbakan a rafineri bilgiler

sunan kozmik oda vardır.

Şu anda böyle bir uygulama var mıdır, yok mudur bilgi

sahibi değilim...

Ancak benzer bir uygulama sadece Başbakanlar için değil

ana muhalefet partisi/partileri için de el-hak geçerli olmalıdır

Tartışmalı bir süreçten sonra CHP nin Genel Başkanı

seçilen Kemal Kılıçdaroğlu nun böylesi bir kozmik oda hizmetinden

yararlanmadığı çok açık...

Notlarımı şöyle bir karıştırıyorum;

Mesela eski dönemlerden bir örnek: Askerlere darbe

yapma kılıfı hazırladığı ileri sürülen ve yakın geçmişte hükümsüz kılınan,

Anayasanın 35. maddesinin kaldırılması için CHP nin tam da Referandum sürecinde

yasa teklifi vermesi bir üst cümledeki yargının açık ispatıydı...

Zira, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında dönemin

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ın yazıp TSK nın web sayfasına

koyduğu anlaşılan 27 Nisan e-Muhtırası nı hatırlayınız

Muhtırayı Habertürk TV de basına ilk duyuran Hürriyet

Ankara Temsilcisi, Harp Okulu mezunu Metehan Demir di; iyi bir gazetecilikti

Metehan Demir, Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu nda adı

geçen eski Bakanlardan Egemen Bağış la girdiği Bakara-makara diyalogundan

sonra bu görevini bırakmak zorunda kaldı.

Hatırlayınız; Egemen Bağış da hakkındaki iddialardan

sonra diğer 3 Bakanla birlikte istifa etmek durumunda kalmıştı

Neyse!..

O geceyi de lütfen şöyle bir gözünüzün önüne getiriniz;

Gecenin ilerleyen saatlerinde adeta muhtıra yayını

başlatan NTV ye ilk bağlananlardan biri dönemin CHP TBMM Grup Başkan Vekili

Mustafa Özyürek ti...

Hani şu kadife sesli CHP milletvekili

Ve bu bildiriye yönelik ilk Muhtıra sözcüğü Özyürek ten

çıkmıştı

Darbelere karşı gelme havasına/hevesine giren Kemal

Kılıçdaroğlu na birileri bu konuşmaları da hatırlatmalıydı, niçin o zaman buna

karşı çıkmadık sorusuyla birlikte...

***

Geçtik

Kemal Kılıçdaroğlu nun Kozmik Oda sı yok da, Kılıçdaroğlu nun

MHP ile birlikte Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Ekmeleddin İhsanoğlu nun var

mı, acaba

Zira, Ekmeleddin bey de darbe ve darbeler konusunda

sabıkalı, zaten!

Mısır ın sandıktan çıkmış, legal Cumhurbaşkanı ve bence

hala- Mursi ye, tüm dünyanın gözleri önünde, canlı yayında, bir gece yarısı

yapılan askeri darbeye darbe diyemedi, bay Ekmeleddin İhsanoğlu.

Bu kadar açık bir hak ihlalini gölgelemeye çaba

gösterdi.

***

Ekmeleddin bey propaganda çalışmalarında da son derece

zarif(!) hatalar yapıyor.

Finişe az bir zaman kala, Ama bu seçim de çok

adaletsiz türünden açıklamalar, baştan yenilgiyi kabul edenlerin kullandığı

argümanlardır.

Oysa, yanında, yakınlarında Ankara nın laci-loş

koridorlarını iyi bilen, Başkentin kodlarını çözmeye muktedir isimler var diye

biliyorum.

Hiç olmazsa bu isimler uyarsa Ekmeleddin beyi

Bir de o Eşref Kolçak triplerindeki bıyıklarını azıcık

kısaltsa

Bence, bir kozmik oda da Ekmeleddin beye şart! 

EKMEKTE DEĞİŞEN BİRŞEY OLDU MU

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi

Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği kamuoyunda farklı beklentilere yol açtı.

Sanki bir gün içinde her şey değişecekmiş gibi bir algı

oluştu.

Türkiye de yaygın uygulamaların hemen, bir-iki günde

değişmesinin güçlüğü bir yana ekmekte yanlış bilinen noktalar da var...

Örneğin; bu tebliğle ekmeklik undaki kepek miktarı

artırıldı, tuz oranı ise düşürüldü..

Dönemin İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat

Yalçıntaş, Ekmek üreticilerinin büyük çoğunluğu tebliğin öngördüğü koşulları

zaten yıllardır uyguluyor. Ekmeğin üretimi, kalitesi ve içeriğinde değişen bir

şey yok. görüşünde...

Kimin ne söylediğinin fazlaca belli olmadığı bu ortamda,

Yalçıntaş ın şu sözlerine kulak vermenizi istiyorum: Ekmek üretimi için

öngörülen yeniliklerin tüketiciler tarafından fark edilmesi mümkün değil. Çünkü

ekmeğin ne rengi ne de tadı değişti. Ekmeğe konulan kepeğin artırılması

renginin kapkara olması anlamına gelmiyor. Tuz miktarının düşmesi de ekmekler

artık tuzsuz olacak demek değil. 100 kilogram una 1.75 kilo tuz konulduğunda

250 gramlık bir ekmek başına düşen tuz 3.3 gramdı. Yeni düzenleme ile bu 2.8

grama düşmüş oldu. Yani ekmek başına da 0.5 gram tuz azaldı. Zaten İstanbullu

ekmek üreticilerinin yüzde 90 ı, 50 kiloluk bir çuval una 500 ila 700 gram

arası tuz katmakta. Bu da gösteriyor ki tebliğin ekmekçiden istediği değerler

zaten yıllardır uygulanıyor. Bu ne demektir Ekmeğin tadı değişmeyecek.

Yalçıntaş, ekmek imalatında beyaz un yerine, kepek oranı

daha yüksek Tip 650 denilen un kullanılması standardının getirildiğini de ifade

ediyor.

***

Bu anlamda ekmek-pide tartışması Ramazan ayı boyunca pek

gündeme gelmedi

Peki, ama 2 yıl önce yürürlüğe giren bu uygulamadan ne

haber!

Her şeyde olduğu gibi ekmek de her gün değişen gündeme

mağlup olmuşa benziyor. 

Sonuç

Toplumsal hafızamız ın daha çoook fırın ekmek yemesi

lazım

Sizce de öyle değil mi

 SİZ BU SATIRLARI OKURKEN

Ben Erzincan da olacağım

Can Erzincan

Hem bayramlaşma hem sıla-i rahim bir bakıma

Merhum Rıfkı Kaymaz Hocamın şiirinde olduğu gibi;

Gurbet elden sılaya yol alan dökülüş var,

Yüzlerde sevinçten iz ve mutlu bir gülüş var.

Dillerde bir türküdür, yanık içli duygular;

Erzincan da bir kuş var, kanadında gümüş var.

***

Ayrıyım, dertliyim gurbet ilinde,

Erzincan, bir hasret oldu dilimde

Bir hasret, bir ateş yanar gönlümde,

Kazankaya, burcu burcu kokuyor.

Şelale çağlıyor, zikir dokuyor...

Ayrı kalmak yüreğimi yakıyor,

Ilgıt ılgıt eser tatlı rüzgârın.

Dört yanında, sıra sıra dağların...

Yeşil yeşil, canlanıyor bağların,

Yüce tepesiyle sarar insanı,

Munzur Dağı, sonsuzluğun mekânı...

Ekşisu, Beytahtı, güzel dört yanı,

Terzi Baba, öte dünya kapısı,

Mezar taşlarıyla, derviş kokusu...

Pir-i Sami, Paşa Dede... Hepisi...

Salih Baba, aşkla yazmış divanı,

Tasavvuf kokusu kaplar her yanı,

Manevî bir alem sarar insanı,

Gönlümde tutuşan bir odsun canım,

Erzincan, Erzincan, ah... Erzincan ım! ..

***

Bu vesileyle, ömrünü iyiye, doğruya, güzele adayan ve

aramızdan ani ayrılan Rıfkı Kaymaz hocama da sonsuz rahmet diliyorum.

(TÜM OKURLARIMIN RAMAZAN BAYRAMINI TEBRİK EDİYORUM)

NOT:  Bugün 28

Temmuz 2014, Pazartesi 1) Emekliler yılda 15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam

ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl geçineceğim diye feryat

ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni

ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde

kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf

Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!