Kıbrıs Üzerine Oynanan Oyunlar

Abone Ol

BU ülkenin ve Müslümanların ezelî düşmanları Kıbrıs ı

bizden koparmak için oyun üzerine oyun tezgâhlıyorlar. Bu oyunlardan bazılarına

ana hatlarıyla bakalım:

1) Onların oyunlarını bozacak en büyük engellerden biri

Kıbrıs taki kahraman Mehmetçiğin varlığı. Bunun için ne yapıp edip Mehmetçiği

Ada dan uzaklaştırmak istiyorlar.

2) İkinci oyun olarak, Ada halkına paranın ucunu gösterip

onları madde tuzağına çekmek istiyorlar. Türkiye yi 55 yıldır aralarına

almayanlar Kuzey Kıbrıs ı aralarına alarak eritmek istiyorlar. Bu oyuna kurt

kapanı da denilir. Ya da güçlü kuvvetli birinin kendinden zayıf olanı kucaklayıp

şiddetle sıkarak kemiklerini kırma, felç etme taktiği Kıbrıs ta TL den çıkıp

Euro ya geçmek için çalışmalar yapılması, bu tuzağa düşüldüğünün işareti.

Türkiye den kopup Avrupa Birliği ne girilse ne olacak Yunanistan girdi de ne

oldu Bu kurtlar Kıbrıs ı aralarına alınca kısa zamanda yalayıp yutacak,

midelerine indirecekler.

3) Diplomatik oyunlarla Kıbrıs ı yemek. Annan Plânı

bunu için hazırlanmıştı. Şayet Rum tarafı da bu plâna evet deseydi. Kıbrıs

çoktan elden gitmişti.

4) Kuzey Kıbrıs taki kardeşlerimizin mâneviyat cephesini

sarsmak. Yıllardan beri bunun için çalışıyorlar. Adadaki kardeşlerimizi mânen

ayakta tutacak İslâmî değerleri öğretmemek için canhıraşâne gayret gösterenler

var. Kıbrıs taki üç camide mahkeme kararıyla ezanın hoparlörden okunmasının

yasaklanması da bu zındıka komitesinin hayli mesafe katettiğinin işareti.

5) Kıbrıs taki kardeşlerimizin hafızalarını silmek.

Kıbrıs ın tarihini ve Kıbrıs ta olup bitenleri unutturmak.

6) Anavatan la Kıbrıs arasındaki gönül köprüsünü yıkmak.

İkilik meydana getirmek. Araya fitne ve tefrika tohumları serpmek.

7) Bir oldu-bittiye getirip 11 Şubat 1959 da imzalanan

Zürich anlaşmasını ve 19 Şubat 1959 da imzalanan Londra Antlaşması nı

keenlemyekün, yani yok farz ettirmek ve iptal ettirmek. Bu gibi dalaverelerin

ustası olan İngiltere yine işin içinde. 1978 de yaptığı gibi Kıbrıs ı hile ile

elimizden alma planlarını yapmakta. Bu defa yancıları da var. İsrail de bu

konuda stratejik müttefiklerinden biri

Anavatan ve ülkemizdeki bütün insanlar Kıbrıs konusunda

her türlü fedakârlığı seve seve yapmaya hazırlar. 1974 te Kıbrıs taki

kardeşlerimiz bütünüyle katliâma mâruz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya

kalınca ordumuz müdahale etmiş ve o sıralar insanlarımız askerlik şubeleri

önünde kuyruğa girmişlerdi. Sonraki yıllarda da ülkemiz her türlü maddî

fedakârlığı yaptı. Bunu da severek yaptı. En son Anadolu ile Kuzey Kıbrıs

arasına deniz altından su borusu döşenip adaya can suyu mahiyetinde su

akıtılması projesi de bunlardan biridir. Bütün bu maddî fedakârlıkların yanı

sıra Kıbrıs ın tarihi, Kıbrıs ta yapılanlar da anlatılmalı ve mânevî eğitime

ehemmiyet verilmeliydi. Ancak ne hazindir ki bu konu çok ihmal edildi.

1985 te bir grup arkadaşla birlikte Kıbrıs a gitmiş, o

vakit Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere devrin bütün idarecileriyle

görüşmüş ve kendilerine Kıbrıs la ilgili tespitlerimizi aktarmıştık. O devrin

Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş a en büyük eksikliğin mâneviyat olduğunu,

yerli halkın İslâmî değerleri tam olarak bilmediğini ve bu hususta neler

yapılabileceğini de söyledik. Kendileri ben de bu konuda çalışmalar yapacağım

dedi ve gençlere yönelik beş kitap yazdı. Bu kitapları neşrettik. Ancak ne

yazık ki merhum Denktaş bile kendi yazdığı kitapların Kıbrıs ta okunması için

gerekli çalışmaları yapmadı. Madde ile her meselenin hallolunacağı zannedildi.

Ancak herkes yanıldığını gördü ve görecek.

Ezan okunurken korna çalarak ezan sesini susturmaya

çalışan bir kişinin varlığı bile bu konudaki dehşet verici tabloyu ortaya

koymaya yeter.