KKTC 18 Nisan‘da sandık başına gidiyor. KKTC‘nin yeni lideri ya Mehmet Ali Talat olacak, yahut eski Başbakan Dervişoğlu... Seçimler Türkiye açısından da son derece önemli. Çünkü seçim sonuçları Türkiye‘nin Kıbrıs ve AB politikalarıyla yakından ilgilidir.
Sayın Dervişoğlu, Denktaş çizgisinde... 2004‘te Annan Planı‘na "ret" oyunu savunmak bu çizginin politika anlayışını gösteren bir örnektir. Sayın Talat ise, Kıbrıs Türklerinin çıkarlarını savunmanın yolunun uluslararası toplumla ilişkileri geliştirmekten geçtiği görüşünde... Bu anlayışla Annan Planı‘na "evet" denilmesini savunmuştu. Bu çizgilerin test edilmesi için yeterli zaman yaşandı: Annan referandumunun üzerinden tam 6 yıl geçti; Talat‘ın Cumhurbaşkanlığı da beşinci yılını doldurdu...
Evet, Rumların AB‘ye alınması Avrupa‘nın büyük hatasıdır. Eski Yunan Başbakanı Simitis‘in hatıralarında anlattığı gibi, bunda Denktaş‘ın Ankara‘ya rağmen izlediği politikanın payı vardır ve Rum-Yunan tarafı da bunu başarıyla sömürmüştür...
Seçimlerde karar elbette Kıbrıs Türklerinindir. Ancak şu belli olmuştur ki, uluslararası toplumda saygınlığa sahip olmak, müzakere masasında Türklerin elini güçlendirmektedir. Kim kazanırsa, bu politikanın sürdürülmesi KKTC‘nin de, Türkiye‘nin de yararına olacaktır.





