Bismillahirrahmanirrahim;
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah a (C.C.) hamd
ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa ya (S.A.V.), âline
ve sahabelerine olsun.
KİBİR; büyüklenmek, büyüklük taslamak, ululuk iddia
etmek, böbürlenmek, kendini başkalarından yüksek görerek onları aşağılamaktır.
Şeytan kibrinden dolayı isyan etmiş ve inkârcı olmuştur. Nemrut ve Firavun
kibrinden dolayı azgın ve zalim olmuşlardır. Karun, Samiri ve Belam kibir ve
enaniyetten dolayı yoldan çıkmışlardır. Bunun için Allah, böylelerini
kınamıştır. ARAF 146: Yeryüzünde haksız yere böbürlenenleri ayetlerimden
uzaklaştıracağım. Onlar bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Doğru yolu
görseler onu yol edinmezler. Fakat azgınlık yolunu görürlerse, hemen ona
saparlar. Bu durum, onların ayetlerimizi yalanlamalarından ve onlardan gafil
olmalarından ileri gelmektedir. İslam dan başka şeylerde saadet arayanları bu
batıl yollara kibirleri, guruları sevk eder ve bu insanlar sürekli şerre hizmet
etmeyi akıllılık sayarlar. Kibir, şeytani bir anlayış ve
özelliktir. Kibirlenmek; hakkı batıla, helali harama, hayrı şerre, adaleti
zulme karıştırmak ve Allah ın doğuştan insana verdiği hakları çiğnemektir.
Gerçekte kibir Allah ile çekişmektir. Hâşâ, Sen hüküm
koyarsan biz de hüküm koyarız, büyüklenirsen bizde büyükleniriz, emreder ve
yasaklarsan biz de emreder ve yasaklarız demek Allah a karşı
kibirlenmektir. Bu kibir insanı helak olmaya götürür. Allah,kibir
sahiplerinin hakkı olmadığı halde emaneten sahip olduğu iktidarıonlar için
zillete çevirir.
Kibir siyaseti; şeytanın siyasetidir. Kibir siyaseti;
Siyonizm in, Haçlı Batı nın, işbirlikçi münafıkların siyasetidir. Kibir
siyasetinin temel hedefi, insanları Allah ın yolundan, İslam yolundan
uzaklaştırmaktır.
Günümüzde ABD nin, AB nin, Çin in, Rusya nın ve İsrail in
siyaseti kibir siyasetidir. Bunlar Allah ın mülkünde Allah a karşı cüret
içindedirler. Ancak öncekiler gibi bunlar da helak olup gideceklerdir. Çünkü
Allah kendisine karşı kibir içinde olanları affetmez. İSRA 16: Biz bir ülkeyi
helak etmek istediğimiz zaman, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına,
liderlerine (itaati) emrederiz de; buna rağmen onlar orada kötülük işlerler.
Böylece o ülke, helake müstahak olur, biz de orayı darmadağın ederiz.
Düzenini Allah ın haram kıldığı şeyler üzerine kuran ve
günah işlemekte ısrar eden toplumlar saadet içinde yaşama imkânından mahrum
olurlar. Bu Allah ın değişmez kanunundur. ENAM 6: Görmediler mi ki, onlardan
önce yeryüzünde size vermediğimiz bütün imkânları kendilerine verdiğimiz,
gökten üzerlerine bol bol yağmurlar indirip evlerinin altından ırmaklar akıttığımız
nice nesilleri helak ettik. Biz onları, günahları sebebiyle helak ettik ve
onların ardından başka nesiller yarattık.
Allah ve Resulünün yasakladığı, haram kıldığı şeyleri
düzen haline getiren ve bu haram düzenine rıza gösteren toplumlar, İslam ın
Adil düzeni karşısında takındıkları kibir sebebiyle ne yaparlarsa yapsınlar
zelil olurlar. YUNUS 27: Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli
iledir. Onları zillet kaplayacaktır. Onları Allah a karşı koruyacak hiç kimse
yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte
onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedi kalacaklardır. Bu ayet mealleri
gösteriyor ki Allah ve Resulünün bildirdiği hak ve adalet ölçülerine dayanmayan
bir düzen ile insanlık ancak Allah ın gazabına koşar ve helak olur.
İSLAM IN GÜCÜ
İslam ın gücü Allah ın gücüdür. Allah ın gücü ise
mutlaktır ve bu gücü aşmak, etkisiz hale getirmek mümkün olmaz. Beşerin gücü
ise izafidir ve mahlûktur. Beşere bu gücü veren Allah tır. Beşere bu güç
Allah a kulluk için verilmiştir. Beşer bu gücünü ilahi iradenin aleyhine
kullanırsa zalim olur. Zalimlerin sonu ise hep acı olmuştur. NİSA 172-173: Ne
Mesih ve ne de Allah a yakın melekler, Allah ın kulu olmaktan çekinmezler. O na
kulluktan geri durup büyüklenen kimselerin hepsini (Allah) yakında huzuruna
toplayacaktır. Kulluğundan yüz çeviren ve kibirlenenlere gelince onlara acı
bir şekilde azap edecektir. Onlar, kendileri için Allah tan başka ne bir dost
ve ne de bir yardımcı bulurlar. Allah, inkârcılar istemese de nurunu mutlaka
tamamlamaya kadirdir. Bunun için İslamsız düzen de olmaz, barış da olmaz,
kalkınma, eğitim, adalet ve huzur da olmaz. Türkiye ve İslam âleminin başına
gelenler İslam ın değil İslam düşmanı cahil batının düzenine uymalarındandır.
Bu tercihe Allah ın rızası yoktur. ABD, AB, İSRAİL ve İşbirlikçileri İslam ile
savaşırken, onlara yardım ve yataklık eden toplumların saadeti olmaz, helak
olması olur.
KURTULUŞ
İSLAMDADIR
İslam; Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına teslim
olmaktır. İslam ı bir hayat nizamı olarak bilmek ve yaşamak imandandır.
Günümüzde İslam, bir düzen olarak yaşanmamaktadır. Bunun sorumlusu ise ben
Müslüman ım diyenlerdir. Müslümanlar, İslam ın fert, toplum ve nizam olarak
yaşanması için mücadele sorumluluklarını yerine getirmemekte, bu mücadeleyi
yapan Milli Görüş e gereken desteği de vermemektedirler. Müslüman toplumun
başına gelenler, düşmanlardan değil, faiz, kumar, içki, zina, materyalist
eğitim gibi ısrarla işlenen büyük günahlardandır. Çözüm ve kurtuluş yolu
bellidir. Milli Görüş ve onun tek temsilcisi Saadet Partisi İslam ca olanı
temsil eden tek harekettir. Bu hareketin teklif ettiği Adil Düzen inancımızın
düzenidir. Hayra Motor, Şerre Fren olmak, İyiliği Emretmek, Kötülüğü
Engellemek Milli Görüş ün şiarıdır. Türkiye nin kurtuluşu Saadet Partisi nin
iktidar olmasına bağlıdır. Türkiye, kınayanın kınamasına aldırmadan bütün
toplum kesimleriyle desteğini AK Parti ye, CHP ye, MHP ye, HDP ye değil, Saadet
Partisi ne verdiği gün kurtulduğu gün olacaktır. Alternatifsiz olan AK Parti nin
yürüttüğü faizci kapitalist düzen değil, Saadet Partisi nin teklif ettiği Adil
Düzen dir. Gerçekler zanlarla ve oranlarla değişmez. Selam hidayete tabi
olanlara