Kibir en büyük hastalıktır

Abone Ol

Hz Peygamber bir hadisinde hastalıkların en ağırı ve tedavisi en zor olanı ilmi ile kibirlenmektir der. Günümüzde bilgiyi güç ifadesi olarak gören akademisyen, aydın mütefekkir ve ilmi sahada hizmet veren kimselerin, halkı hakir görüp kendilerine saygı ve hürmet etmelerini beklediklerini görürsünüz. Bilgi hiç eskimeyen bir akçedir ve bu yönüyle bir silahtır. Fakat ehil olmayan kişilerin eline düştüğünde sahibine fayda yerine zarar verebilir. Bu kimseler bildikleri ile belki çevrelerine faydalı olabilirler ancak gölgesinde yok olup giden bir mum gibi kendilerine faydalı olamazlar.  Bilgi, sahibinin kişiliği ile birlikte aktarılır ve karşı tarafa bu doğrultuda tesir eder. O yüzden özü sözü bir olan ve insanlığından ödün vermeyen kimselerin sözü daha tesirli olur.

Hikmetle bir bütün olan bilgi, insanın beşeri zaaflarını tedavi ediyor ve onu erdem sahibi kılıyor. Halkı ile bütünleşemeyen bir dava ya da ilim adamı er geç kibrinin esiri olur ve öğrendikleri ile büyüklenerek insanlardan kopuk bir hayat yaşar. İmam Gazali alimin afeti kendini büyük görmesidir der ve ilim ehlinin kendisine ve çevresine faydalı olabilmesi içen tevazu sahibi olması gerektiğini ifade eder.

AKLIMA TAKILANLAR

Eğitim seminerlerimden birinde bir hanım duygularını şöyle ifade etmişti: Geçen yıl bir uzmandan gençlerin eğitimine katkı sağlaması için destek istemiştik, verdiği hizmete karşılık olarak çok cüzi bir ücret istedi ve gençleri kurtarmak bir sorumluluktur, Allah hesabını sorar, elimden geleni yapacağım dedi. Açıkcası pek güvenmedik Neden o kadar az para istemişti yoksa güvensiz biri mi diye düşündük Hanım kardeşimize bu kanıya nasıl vardığını sorduğumda da, geçen yıl bir uzman çağırmıştık, bu kişinin istediği rakamın dört katını istemiş ve kendini çok ağırdan satmıştı, o yüzen kuşkuya kapıldım dedi. Ne yazık ki insanlarımız, kendilerine özel bir paye biçen ve hiçbir zaman halkın dilini konuşamayan kimselerin hegomanyalarını şartsız kabul ederken tevazu sahibi kimseleri hayatlarının kıyısına itiyorlar.  İnsanlarımız okumuş adamın hali başka olur edasıyla mürekkep yalamış kesimin kibirlenmeci tavrını hoş karşılıyor. Zaten bu insanların kendilerini olduğundan daha büyük görmelerin en büyük nedeni de halkın onlara atfettiği değerdir. Halkımız onların kibir ve tahakkümünü bir nevi destekleyerek, ayrıcalık sağlıyorlar. Oysa bu durum okuyan, ilim sahibi kesimle diğerleri arasında keskin bir çizgi oluşturuyor ki, bu çizgi insanları birbirlerinden uzaklaştırıyor. Mesela siz o insanların ne telefonlarına ne de adreslerine ulaşabilirsiniz. Eserlerini okursunuz, ekran ardından izlersiniz, uzaktan sesini işitir ve anlamaya çalışırsınız ama asla yakınlarına gelemezsiniz. Çünkü aranızda keskin bir çizgi vardır.