Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, 28 Şubat‘ın baskıcı ortamında çıkarılan kesintisiz sekiz yıllık eğitimin uygulaması tamiri güç hasarlar meydana getirdiğini belirterek, "15. yılına giren bu uygulama ilim ve irfan yuvalarımızı ifsat etmeye devam etmektedir. Tüm uyarılara, eğitimcilerin raporlarına ve ortaya konulan sakıncalarına rağmen, inatla sürdürülmekte ısrar edilen kesintisiz eğitim uygulamasının zararları yeni yeni hasat edilmeye başlanmıştır" diye konuştu.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç, 28 Şubat‘ın baskıcı ortamında çıkarılan kesintisiz sekiz yıllık eğitimin uygulaması tamiri güç hasarlar meydana getirdiğini belirterek, "15. yılına giren bu uygulama ilim ve irfan yuvalarımızı ifsat etmeye devam etmektedir. Tüm uyarılara, eğitimcilerin raporlarına ve ortaya konulan sakıncalarına rağmen, inatla sürdürülmekte ısrar edilen kesintisiz eğitim uygulamasının zararları yeni yeni hasat edilmeye başlanmıştır" diye konuştu. Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, yeni başlayan 2011-2012 eğitim-öğretim dönemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Tongüç, mevcut eğitim sisteminin çocukların beden, zihin ve ruh sağlığını geliştiremediğini ve manevi tatminden uzak materyalist bir anlayış ortaya koyduğunu söyledi.
Bazı resmi kurum ve kuruluşların yaptıkları araştırmalara göre; Türkiye‘de her 12 gençten birisinin çete üyesi olduğunu, sigara kullanma yaşı 10‘a, alkole başlama yaşı 11‘e ve uyuşturucuyla tanışma yaşının ise 12‘ye indiğini kaydeden Tongüç, "Okullarımızda uyuşturucu kullanım oranı her yıl ikiye katlanmaktadır. Türkiye‘de yaklaşık her 3 saatte bir kişi intihar etmektedir. Gençlerin yüzde 57,9‘u vergi kaçırmayı, yüzde 40,9‘u da rüşveti savunmaktadır. Müstehcen suçlar ise geçen yıla göre üçe katlanmış durumdadır. YİBO‘larda taciz vakalarında artış mide bulandırıcı boyutlara varmıştır. Bütün bunlar ahlak ve maneviyatı esas almayan eğitim sistemimizin acı faturası olarak önümüzde durmaktadır" dedi.
Milli Eğitim sisteminin maneviyatı ıskalayan bu anlayışına tuz biber eken ve bazı dini kavramlara yasak getiren uygulamanın da halen devam etmesini eleştiren Tongüç, 2005 yılında İçişleri Bakanlığı‘nın yayınladığı genelge kapsamında "Mü‘min, münafık, kafir, şirk, cihad, tevhid, imam, halife" gibi 45 kavramın yasaklandığına işaret etti. Tongüç, "Bu ülkede halkın büyük bir bölümü Müslümandır. Bu kavramların hemen hepsi, milletimizin gündelik hayatların kullandığı kelimelerdir. Bunların çıkarılmasını istemek fevkalade yanlıştır, hatalıdır. Bu yanlıştan dönülmelidir" diye konuştu.
Eğitimde reform şart
Manevi bilgilerle donatılmayan çocukların fenni ilimlerde de sınıfta kaldığını, okulların bilim, sanat, beceri kazandırmaktan uzak olduğunu kaydeden Tongüç, şöyle konuştu: "Eğitim sistemimiz bilgi değil devamlı sorun üretmektedir. Halbuki bilgi ve teknoloji üretmeyen toplumların bilgi çağında ayakta durmaları mümkün değildir. Saadet Partisi olarak çağın ve ülkenin gereklerine uygun bir eğitim reformuna ihtiyacı olduğunu belirtmek istiyorum. Eğitimde evrensel hedefler konulmalı. Sorgulayan, düşünen, ulusal ve evrensel düzeyde özgüven ve kişiliğe sahip, değerlerini önemseyen bir neslin yetişmesi için Eğitim sistemimizin millileştirilmesi gerekmektedir. Türkiye‘yi Avrupa düzeyine ve onunda üzerine çıkaracak ulusal bir eğitim programı hazırlanmalı"
Ezbere dayalı, test çözmeyi eğitim ve bilgi edinme sayan, sınavlardan sınavlara yarış atı misali koşturan çocukların ağır bir imtihanla karşı karşıya bırakılmasını eleştiren Tongoç, " Ancak her yıl binlerce öğrenci bu sınavlardan sıfır çekmektedir. En basit matematiksel işlemleri dahi parmak hesabıyla yapan, en alt düzey fizik kurallarından habersiz, bırakın yabancı dili anadilini dahi konuşup yazamayan bir nesille karşı karşıyayız" ifadesini kullandı.
Din ve ahlak eğitimini bir kenara bırakıp seküler ilimleri taklitçi ve ezberci bir mantıkla öğreten eğitim sisteminin ürettiği insan tipinin vasıfsız olmaktan öteye gidemediğini kaydeden Tongüç, "Liseliler harıl harıl iyi bir üniversiteye girebilmek için çalışmakta, Üniversiteye büyük zorluklarla girenler ise iş bulma ümidiyle sınavlarda sınavlara koşmaktadır. İtfaiyeci, maden işçisi gibi özel yetenek gerektiren alımlarda dahi çok düşük bir eleman alımı için astronomik başvurular yapılmaktadır.250 kişilik kadro için 12 bin kişi başvurdu, 400 kişilik hastane kadrosuna 13 bin kişi başvurdu, 1545 kişilik kadroya 88 bin kişi başvurdu gibi başlıkları medyada bulmak zor değildir" şeklinde konuştu.
Öğretmenler derhal atanmalı
Rakamların eğitim sisteminin sorunlarını en gerçekçi bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Tongüç, ortaöğretimde derslik başına 34 öğrenci düştüğünü ve acilen en az 80 bin dersliğe ihtiyaç olduğunu kaydetti. 10 senedir ataması yapılmayan öğretmenlerin sorunlarına da dikkat çeken Tongüç, "Bugün atanmayı bekleyen öğretmen sayısı 350 bine ulaşmıştır. En Son KPSS sınavına giren öğretmen adayı sayısı: 230.415. Her yıl ortalama 200 ile 230 bin civarında sınava giren öğretmen adayı bulunmaktadır, her yıl 50 bin öğretmen adayı mezun olmaktadır. Atanamadığı için psikolojisi bozulup bunalıma girerek intihar eden öğretmen sayısı 22‘ye ulaşmıştır. En az 150.000 civarında öğretmen açığı vardır. Bunların ataması derhal yapılmalıdır" dedi.
Saadet Partisi‘nin eğitimdeki sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini de sıralayan Tongüç, şöyle konuştu: "Zorunlu eğitim ve öğretim 4 4 3 şeklinde kademeli olacaktır. Milletimizin moral değerlerinin en önemlilerinden olan İmam Hatip Okulları‘nın ve meslek liselilerin orta kısımları mutlaka ve acilen faaliyete geçecektir. Kur‘an kurslarımız milletimize iade edilecektir. Kitlesel mağduriyet haline gelen katsayı adaletsizliğine bir an önce son verilmelidir. Türkiye‘nin bir hukuk devleti olmasını arzu ediyorsak başörtüsü yasağının hizmet alan-veren ayrımı yapılmaksızın hayatın bütün alanlarında kaldırılması ve mağduriyetlerin sona erdirilmesi zorunludur. Üniversite öğretimi için harç alınmayacaktır.Öğrenimin her kademesinde öğrenim giderlerini karşılayamayan öğrencilerin öğrenim giderleri, sosyal güvenlik kurumunca karşılanacaktır"



