Kert-emey-enkele

Abone Ol

Ülkemizde film ve dizi sektörü dini hassasiyetlere dikkat etmediği gibi Müslümanlardan da çekinmemektedir. Yıllardır filmlerde gösterilen dini kisveli insanlar hep kötü karakterler olarak canlandırılmış; özellikle hoca - hacı karakterleri her türlü yolsuzluğu yapan, ırz-namus yoksunu, ahlâksız, paragöz vs. şeklinde senaryolaştırılarak toplumun hacı hocaya olan bakış açısı değiştirilmeye çalışılmıştır. Bunda kısmen de olsa başarılı olmuşlardır. Dilimize çok yanlış şekilde giren “kıyamet hacı hoca yüzünden kopacak (!)” mealinde cümle belki de bu yanlışın dışavurumudur.

Yıllarca insanımız bu durumdan hoşlanmadı ama Yeşilçam filmlerindeki bu nahoş karakterlere gereken tepkiyi de göstermedi. Bundan yüz bulan film yapımcıları ve senaristler de bu karakterleri kullanmaktan imtina etmediler. Zamanla diziler de bu furyadan nasibini almakta gecikmedi. Zaten toplumun yaşadığı hayattan bihaber bir şekilde keyif süren karakterlerin din sadece cenazelerde hayatına girer oldu; bir de dini roller verilen karakterlerin senaryoda kötü lanse edilmesi dini iyice hayatımızdan çıkarır oldu. Yeni nesiller hacı hocayı hep şark kurnazı, her türlü dümeni çeviren ve keyif düşkünü olarak görmeye başladılar.

İşte bu furyaya bir yenisi daha eklendi iki haftadır. ATV’de yayınlanan kertenkele isimli dizide yakayı ele veren hırsız birinin hastaneden kaçıp imam kılığında saklanması işleniyor. İmam olmanın bu kadar kolay olduğunu bilse boşuna imam hatiplerde, ilahiyatlarda okumaz, Diyanet’in yeterlilik imtihanlarına girmezdi insanlar. Hem namaz sahneleri ile alay ediliyor ve olmadık sorulara imamın verdiği kurnaz cevaplar sayesinde fıkıh ilmi sıradanlaştırılıyor hem de imamlık makamı basit, sıradan, herkesin yapabileceği bir makam olarak algılatılmaya çalışılırken; zaten hırsız algısı ile de imamlara olmadık yaftalar yapıştırılıyor. Cemaatin saf ve bir şeyden anlamaz olması da işin cabası. Cemaat kim Tabi ki biz Müslümanlar! Peki, biz Müslümanlar ne yapıyoruz Ekranın karşısına geçip keyifle diziyi izliyoruz.

Dizinin yapımcıları, senaristleri, yayınlayan kanal tepki gelmesini düşünmediler mi Elbette düşündüler! Hatta ne kadar çok gündeme gelirse o kadar işimize yarar, reklamın iyisi kötüsü olmaz diye düşünmüş bile olabilirler. Aksi halde ne ATV ne de İslami hassasiyet taşıyan birisi bu şekilde bir diziye onay vermez eminim. Ha ileride bu karakter etkilenir, hidayetine de vesile olur –tabi rol icabı- eminim. Gittiği yolun yol olmadığı da işlenir dizide (!). O zaman da birileri kalkar biz eleştiri yapanlara “gördünüz mü bak o kadar eleştirdiniz ama hayra hizmet ediyor dizi” derler mi derler. Şaşırmam yani. Hatta bazı kalemşorlar şimdiden “daha başındayız hele biraz zaman geçsin göreceksiniz” türünden şeyler yazmaya da başladılar. Onlar nereye, nasıl yamanacaklarını bildiklerinden vakit kaybetmeden durumdan vazife çıkarıp kalemlerinin hakkını vermeye başladılar.

Bakalım duyarlı (!) Müslümanlar bu konudan ne kadar rahatsız olacaklar. Tabi RTÜK yine üç maymunu oynayacak! Gelecek haftalarda dizinin yapımcıları Müslümanları ne kadar kertecekler ya da kertemeyecekler hep birlikte göreceğiz!

Minik bir tebessüm

İndin Sandım

Temel ile Dursun aynı uçakta farklı yerlerde seyahat ediyorlarmış. Bir ara Dursun’un yanındaki yolcu tuvalete gitmek için yerinden kalkar. Bunu gören Temel de hemen Dursun’un yanına gelip boş koltuğa oturarak muhabbete başlar. Bir müddet sonra yolcu geri gelir ve:

-Beyefendi o koltuk bana ait yerimden kalkar mısınız Deyince Temel de:

-Kusura bakma hemşerim ben seni indin sandıydım. Der.

İlgilisine Notlar:

•“Evvela doğruyu bilmek gerektir doğru bilinirse yanlış da bilinir ama evvelâ yanlış bilinirse doğru bilinmez.” Farabi

•“Dünya malına çok değer veren kimseyle arkadaşlık etme fakir olursan hor görür zengin olursan kıskanır” Hz. Ali

•“En iyi nasihat iyi örnek olmaktır” Malcolm X

•Alibeyköy semtinde Araphan isimli bir durak var. Bu duraktan pek çok otobüs geçer. Benim mevzubahis edeceğim hatlar 41Y, 44B ve 399B hatları. Bunlar Kağıthane yönünden gelir ve Eyüp Sultan istikametine giderler. 2 Kasım Pazar sabahı 06:55’den 07:48’e kadar bu üç hattın otobüslerinden bir tanesi bile geçmedi bu duraktan. 07:48^de ise 44B ile 399B peş peşe geldiler. Sebebi hikmetini merak ettim doğrusu. Sayın İETT yetkililerinden birisi bu arada geçen sürede neden sefer olmadığını lütfeder de açıklama yaparlarsa sevinirim.