Kenevir ve ipek

Abone Ol

Kenevir ekiminin yeniden canlandırılması projesi, beni yıllar öncesinin çocukluk günlerine götürdü.

Tekstilde kenevir ve ipek hâkimdi.

Hatta pazen, divitin ve basma kumaşlar bile şimdiki gibi kaşındıran polyester karışımı ile imal edilmez daha doğal hammaddelerden üretilirdi.

Alzheimer’in ya da kanserin çığ gibi patlamasında hem yiyeceklerde hem de giyeceklerde doğal olandan uzaklaşılması, büyük etken.

Çocukluğumda, urganlar, ipler, ceket, pantolon, gömlek, bluz, etek, iç giysiler, perdeler, havlular, sandık örtüleri, seccadeler, sabunluk lifler daima organik kenevirden yapılırdı, keten giysiler çok revaç bulurdu.

Sonraları orlon, perlon denilen sentetik naylon iplerle örülen kazaklar, hırkalar, sabunluklar; insanları terletip kaşındıran, nefes alma ve nem çekme kabiliyeti olmayan, bakteri üreten, UV koruma sağlamayan, düşük kalite ürünler her yeri sardı.

Kenevirle ilgili haberleri heyecanla izliyorum;

“Ankara Üniversitesi’nce hazırlanan Kenevir Raporu’nda, bu bitkinin otomobilden bina yapımına, sağlıktan tekstile kadar birçok alanda önemli katkılar sağlayacağı belirtildi. Kenevir, ağaç işleme sanayisi, kenevir talaşından doğal inşaat malzemeleri üretimi, ahşap malzeme, kumaş, gemi halatı, izolasyon malzemeleri, kozmetik, biyodizel, biyokütle yoluyla enerji üretimi, kenevir yağı, gıda ve yem, kâğıt sanayisi gibi pek çok alanda kullanılabiliyor.

Kenevir, imalatta kullanıldığında taşıtların gövdesinin dayanaklılığı çelikten 10 kat fazla oluyor.

Çok az suya ihtiyaç duyan kenevir, kendisini böceklerden koruyabilen bir bitki olduğu için üretiminde tarım ilacı kullanılması gerekmiyor.

Türkiye’de tarım alanlarının yüzde 15’ine kenevir ekilmesi durumunda yılda 31,5 milyon ton biyodizel üretilebileceği öngörülüyor, et üretim maliyetinin yüzde 60’ını oluşturan ve ham maddesinin büyük bir kısmı ithal olan yem gideri de düşer.

Dört ayda yetişen bir dönümlük kenevir bitkisi, yirmi beş dönümlük ağacın sağladığı oksijeni sağlıyor. Kenevirler 8 kez kâğıda dönüştürülebilirken, ağaç 3 kere dönüştürülebiliyor. Bir dönümlük kenevirden 4 dönüm ağaca eş kâğıt üretilebiliyor. Radyasyon temizleyici etkisi bulunan kenevir, bataklıkların kurutulmasında da etkili oluyor.

Kenevirle yapılan sabun ve kozmetik ürünleri suyu kirletmediğinden doğa dostu olarak biliniyor. Plastik ürünlerin tamamı kenevirden üretilebilirken, bu şekilde imal edilen plastik doğada daha kolay çözünüyor.

Kenevir, ağrı kesici etkiye sahip olduğundan glokom, artrit, romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

Kenevirde omega yağları bulunuyor, potasyum, magnezyum, bakır, B6 vitamini ve E vitamini de içeriyor.”

“Yazar Y. Koçak, kenevirin dişisinden esrar yapılıyor, erkek kenevir de ‘zararlı’ etiketlemesine maruz kalmıştır. Kenevirin erkeği elli bin sınaî ürününde kullanılabilir, kenevir yağından iki yüz elli cins ilaç elde ediliyor.

Türkiye’nin kâğıt ithalatına 4,1 milyar dolar harcadığı bilgisini paylaşan Y. Koçak, kenevir kanserin yanı sıra beyin hastalıklarından göz tansiyonuna, kalp rahatsızlıklarından epilepsiye, mide ve uyku bozukluklarından romatizmal rahatsızlıklara, psikiyatrik sorunlardan kemoterapinin doğurduğu yan etkilerin yok edilmesine kadar iki yüzü aşkın hastalığı şifalandırdığı da biliniyor, kenevir tarlasında otlayan arının yapmış olduğu bal, polen ve propellüs dünyanın en pahalı gıdalarından biri.”

“Kenevirden x-Ray cihazı üretti, çevreye yayılan radyasyonu sıfıra düşürdü, aynı zamanda valizleri de dezenfekte ederek virüslerin ülke ülke dolaşmasını engelledi.”

Arkeolojik araştırmalar, M.Ö. 8000 yıllarına tarihlenen kenevirden üretilmiş kumaş kalıntılarına rastlandığını göstermektedir.

Fakat bizim ülkemizde 50 yıldır bu hazinenin üretimi yasaktı.

Kenevir gibi çok değerli ipek üretimine de el atılsa isabetli olunacaktır.