Kendisi himmete muhtaç dede?

Abone Ol

28 Şubat dönemiyle özdeşleşen ikna odaları yeniden akla

geliyor şu günlerde, farklı bir şekilde olsa da. Geldiğimiz noktada, ismine

akil insanlar denilen bir heyet belirleniyor ve bu heyete toplumu ikna

görevi veriliyor. Ancak, toplum neye, hangi şartlara ikna edilecek, bilen yok.

Akiller heyeti ve görevi verenler de dahil kimse, ne yapılacağını bilmiyor.

Görevi verenler akillere, açıkça kafanıza göre takılın diyor. Seçilmiş bir

iktidar, hiçbir sorumluluğu ve yasal bir dayanağı olmayan, kerameti kendinden

menkul ve niteliği tartışılır bir heyeti çözüm diye sahaya sürüyor. Başta ABD

olmak üzere, PKK ve bilumum çevrelerin yüzünde güller açıyor tabii.

Bir ikna faaliyeti olacak, bu kesin de, insanlar neye

ikna edilecek Apo nun yol haritasını çizdiği sürece mi ikna edilecekler

Hükümetin, kendisinin sorumluluk alanındaki bir meseleyi hangi gerekçeyle bir

garip heyete devrettiğinin cevabı, sanıyorum gerçek cevabı veriyor. Siyasi

iktidarın halkla bizzat temas kurmak yerine birtakım kimseleri seçmesi ve

onları tampon olarak kullanması manidar. En kritik yerde sorumluluk

almayacaksa parlamentonun işlevi ne o zaman

Çözüm süreci dendi, analar artık ağlamayacak, terör

bitecek her şey çok güzel olacak dendi. İş adamları çıktılar, her zamanki

paragözlükleriyle barış gelince doğuya yatırım yağacak diye güzellemelere

başladılar, akil adamlar belirlendi. Ancak, koskoca bir ülke hala PKK ile ne

konuşuldu, hangi konularda ne gibi sözler veya tavizler verildi bilmiyor. Akil

adamlar denen zevatın hangi konuda, ne çalışması yapacağını bilmiyor.

Akillerin   kendileri de bilmiyor ki,

akla ziyan fikirler açıklıyorlar.

Akillerin , hükümetin tayin ettiği veya Başbakanın

bizzat görevlendirdiği insanlar olmadığını söylüyor Sayın Arınç. Bunların

hepsi Türkiye nin seçkin insanlarıdır, ortak paydaları Türkiye nin terörden

kurtulmasıdır diyor, ancak bu zevatın hangi yöntemlerle Türkiye yi terörden

kurtaracağını (!) belirtmiyorlar.  Yani,

bu isimler görevlendirilecek, belirli bölgelere gönderilecek, orada birtakım faaliyetler

yapacaklar, ancak tam olarak ne gibi bir işlevleri olacak, hangi mesajları, ne

şekilde verecekler belli değil. Bilinen tek şey, bir ikna faaliyetinin

olacağı.

Başbakan Erdoğan ın, akil adamların karar alıcı verici

olmayacağını söylemesi ve toplumdaki yanlış algıların düzeltilmesi konusunda

çalışabileceğini belirterek Toplumun algılamasını yönlendirme noktasında biz

onlardan destek alırız demesi de, akillerin bir propaganda timi ve hükümetin

açıktan söyleyemediklerini söyleyecek bir ikna ekibi olduklarına delalet

ediyor sanki.

Hem çok ciddi bir harekete girişmekten bahsedip hem de

ortaya bir çorba koymak, meseleyi zamana yayıp zaman kazanmaktan başka bir

amacın olmadığını gösteriyor gibi. Oldu olacak, ekonomi yönetiminde de, dış

politika da, eğitimde, sağlıkta da akil insanlar heyeti toplayın ve bunları

görevlendirip memleketin kemikleşmiş sorunlarını çözün. Madem bu iş bu kadar

basit, o zaman siyaset kurumunu da lağvedin gitsin. Ortaya bir karışık

salata yapıp, her meseleyi o heyetlere havale edin!

Her kesimden farklı kimseleri toplayıp güya toplumun

duyarlılıklarına ve hassasiyetlerine değer verildiği imajı vermek görüntüde

kolay. Madem öyle; Karamürsel sepeti misali, kerameti kendinden menkul bir

akiller heyeti yapana kadar, misal Sezai Karakoç un hasbi uyarılarını ve

eleştirilerini niye dikkate almıyorlar acaba Karakoç, herhalde akil adam

standardını karşılamıyor olsa gerek. Akil insanlar listesinin özeti şu aslında:

Kendisi himmete muhtaç dede, nerde ki gayriye himmet ede.

Akil insanlar dan birkaç nükte ile bitirelim. Bu

zevattan biri, Öcalan ı 5-10 sene sonra TBMM de üye olarak görmeye

alışmalıyız diyor. Bir başkası, içeriğini kendileri dahil kimsenin bilmediği

çalışmalarla ilgili zihin cimnastiği yapıyor ve barışı getirecek dahiyane

bir fikir serdediyor: Stand-up gösterileri yapılsın! Bir başkası ise, terörle

mücadeleyi konu edinen dizilerin yapımcı ve senaristleriyle görüşülüp,

senaryolarında konsept değişikliği yapılmasını, sürece katkı sağlayacak bir

içerik sunulmasını söylüyor.

Muhalefetin tanımlamasına göre 64. Akil adam olan ABD

Dışişleri Bakanı John Kerry ise noktayı koyuyor: Hükümetin şiddeti barışçıl

yollarla sona erdirme çalışmasını alkışlıyor, hayranlıkla izliyoruz.