Psikolojik destek çalışmaları, aile terapileri, çocuk
terapileri yapıyorum hep biliyorsunuz. Ne kadar özgüven sorunu yaşayan kişi
varsa, ilginç şekilde kendisiyle gurur duymayan, kendisini olumsuz şekillerde
eleştiren insanlar.
Tamam, kibir yapmayın; ama lütfen biraz kendinizle gurur
duyun ne olur! Kendisiyle gurur duyan, yaptığı işleri beğenen, başkalarının
kendisini onaylamasını beklemek yerine kendi onayını kendine verebilen kişiler
daha pozitif ve özgüvenli bakıyor hayata. Benden söylemesi.
Şimdi sorayım sizlere. Öz üne güvenen var mı
Öz ünün ne olduğunu bilen var mı
Günler geçiyor, seçim/ekonomi/dünya hali derken günler
ilerliyor, insanın en temelindeki ihtiyaçları aynı kalmaya devam ediyor. İşte
onlardan birisi özgüven
Özgüvene sahip olmak demek, kişinin kendisini etkili bir
insan olarak hissetmesinin onda oluşturduğu içsel gurur şeklinde tarif
edilebilir.
İçsel gurur da neyin nesi peki
İçsel gurur, dışarıdan kimseler bilmese, insanlar fark
etmese de sizin kendi kendinize söylediğiniz, kendi kendinize ulaştığınızı
hissettiğiniz hayal noktalarınızdır. İçsel gurur o kadar ilginçtir ki; tüm
dünyanın imreneceği bir durumu gerçekleştirirsiniz; ama o yaptığınız eylemin
sizin iç dünyanızda önemli bir yeri yoksa dünyayı sarsan faaliyetiniz sizin
için hiçbir şey ifade etmez. Tam tersini düşünecek olursanız, dünyanın umurunda
olmayan bir eylemi gerçekleştirirsiniz; ama o davranış sizin iç dünyanızda çok
önemli yerlere denk geliyordur ve bunun için kendinizi dünyanın kurtarıcısı
gibi hissedebilirsiniz. İşte içsel gurur öyle bir şey. Dıştan güdümlü değil
içten güdümlü bir süreçtir.
Kişide özgüven oluşturacak nitelikteki içsel gurur sadece
herkesin alkışlayacağı başarılar ve yeteneklerden kaynaklanmaz. Hatta bazen yukarıda
söylediğim gibi başkalarının ne düşündüğünü bile umursamaz. Eğer öyle olsaydı,
üst düzey yerlerde başarılı işler yapan pek çok özgüven sorunu yaşayan
danışanım olmazdı değil mi Dışarıdan bakıldığında tamamen kendisine
güveniyormuş gibi görünen nice insan var, bulunduğu yeri hak etmediğini
hisseden, işe yaramaz bir insan(!) olduğunun ortaya çıkacağı kabus dolu günleri
bekleyen! Şaka gibi...
İçsel gururun yeterince gelişmediği danışanlarımda
dikkatimi çekiyor, kendilerini yeterli hissetmedikleri için inanılmaz başarılı
işler yapıyorlar. Yani yemeden içmeden işlerinde başarı için çırpınıp
duruyorlar. Kendilerini başarısız zannedip kaygı ile çalışıp durduklarında,
yakın iş arkadaşları veya rakiplerinden çok daha ileri gidiyorlar. Aslına
bakarsanız gayet de başarılılar. Sorun, onların kendilerini yeterince başarılı
algılamamalarında maalesef. Kendileriyle gurur duyabilecekleri her türlü
yetenekleri var, o yetenekleri görüp takdir edecek göz yok!
Kişinin içsel imajı
Kişinin içsel imajı ve kendisiyle ilgili düşünceleri ta
çocukluk yıllarına dayanır. Kişiyi büyüten anne ve babası, yakın çevresindeki
büyükler, okul hayatındaki öğretmenleri, sokakta top oynadığı arkadaşları,
herkesin bu içsel gurura olumlu/olumsuz katkısı olur.
Çocuğu severek büyüttüğünüzde; onun başarılarını
seslendirdiğinizde; başarıları için öpücük, takdir, onura etme gibi duygusal
ödüller verdiğinizde; onun ne kadar
tatlı/yakışıklı/güzel/akıllı/üretici/becerikli olduğunu söylediğinizde
kendisiyle ilgili içsel imajını geliştirirsiniz. İç dünyasında kendisini işe
yarayan kişi olarak algılar. Değerli hisseder.
Tam tersine büyüme döneminde sadece yanlışlarını
hatırlattığınızda, eksilerini bulduğunuzda iç dünyasında kendisini
eksikleri/noksanları olan bir varlık olarak algılar.
İçsel gururu olmayan kişilerin tipik ortak düşünce yapısı
kendilerini bir bütün olarak kabul edememeleridir.
Örneğin; öncelikle insan olduğu için değerli olduğunu
düşünmez zavallı bir insan olduğu için üzülür durur bu kişiler.
Çalışıp kimseye muhtaç olmadan kendisini geçindirebildiği
için değerli olduğunu düşünmez, yaptığı işten çok iyi paralar kazanamadığı için
kendisinin zavallı olduğunu düşünür.
Çevresinde iyi bir insan olarak tanındığı için değerli
olduğunu düşünmez, dışa dönük ve cıvıl cıvıl olmadığı için sıkıcı olmakla
suçlar durur kendisini.
Örnekler saymakla bitmez. İçsel gurur mekanizması
gelişmemiş kişi, uzayı keşfetse, insanlık tarihine yön verecek harika işlere
imza atsa İyi de bunu ben yapmasam başkası zaten yapacaktı. diye düşünür,
kendisiyle gurur duymaz.
İçsel gurur kibir değildir
Kendini beğenmişlik değildir. Kendinde olanı sevmek,
kendinde olanla barışık olmak demektir.
İçsel gururunuzun gelişmesi için kendinizi değer olarak
algılamaya çalışın. Kuvvetli veya zayıf yanlarınızın bununla bir ilgisi olmadığını
anlamaya çalışın. Çünkü bir kimsenin değer olması başkadır, kuvvetli ve zayıf
yanları olması başkadır. Hepimiz aynı oranda aynı özelliklere sahip olsaydık,
farklarımızla farklı insan olmamızın bir anlamı kalmazdı zaten.
Çevrenizdeki herkesin her yaptığının aynısını yapmak
zorunda değilsiniz; ama uğraştığınız için kendinizi tebrik edebilirsiniz.
Herkes kadar para kazanamayabilirsiniz; ama rızkınızın
peşinden koştuğunuz için kendinizi mutlu sayabilirsiniz.
Başkaları kadar çok kitap okuyamıyor olabilirsiniz; ama
akıl yürütme konusunda oldukça başarılı olduğunuzu fark edebilirsiniz.
Yakın arkadaşınızın yaptığı doğa sporlarına yeteneğiniz
olmadığını görebilirsiniz; ama doğru senaryo seçme konusundaki iç görünüze
güvenebilirsiniz. Ve daha bir sürü şey...
İçsel gurur gelişmemişse
İçsel gurur gelişmemişse, kişi kendisini kendi
kriterleriyle değerlendirmekten vazgeçmişse, başkalarının düşünceleri ve
onların tercih kriterleri ile değerlendirmeler devreye girer. Eğer birilerinin
başarı kriteri çok para kazanmaksa, siz memur halinizde alın teriyle
rızkınızı temin ederken başarısız algılanırsınız elbet. Oysa kaçakçılık yaparak
milyon dolarlar kazanan ilkesiz kişiler başarılı(!) kabul edilir. Binilen
arabanın markası, oturulan evin değeri sizin içsel gururunuzun karşılığı olamaz
ki!
Kendinizi belirli konularda yetkin, belirli durumlarda
girişken, bazı hallerde üstesinden gelen, genellikle günlük hayata uyum
sağlayabilen bireyler olarak algılamaya başladığınızda kendinizle gurur duymaya
başlarsınız. Kendisiyle gurur duyan kişide özgüven gelişir.
Unutmayın! Her insan özeldir. Her insan biricik ve
değerlidir. Birilerinin kriterlerine uymuyor diye kendimizi olduğumuzdan daha
verimsiz algılayamayız. Kendimizi sevmemiz, kendimizle gurur duymamız lüks
değil, gereklidir. Kibir değil, doğru olandır. Kendine güvenen, seçim ve
tercihlerini belirleyebilen mutlu insanlar olmak hepimizin hakkıdır.
Bu arada hatırlatmamda fayda var. 11 Kasım Çarşamba günü
saat 14.00 de Esenler Belediyesi Kadir Topbaş Kültür Merkezinde seminerim var.
Esenler uzak diyenler için 12 Kasım Perşembe günü saat 14.30 da Başakşehir
Belediyesi Altınşehir Bilgi Evinde seminerim var. Gelin, konuşalım, tanışalım,
hatıra fotoğrafı çektirelim. Sevgiler...