Kendiniz kendinizi çekap yapınız

Abone Ol

Kimsenin kalbindeki sevgi veya nefreti ölçecek bir alet henüz icat edilmedi.

Kimin korkak kimin cesur olduğu da bilinemez.

Sevginin, nefretin, cesaretin, korkunun bilinmesi için kişinin içinin dışa vurması gerekir.

Sevdiğinize bakışınız, tutuşunuz, dinleyişiniz, saygı, sevgi gösteriniz sevdiğinizi ortaya koyar.

İyi günlerde herkes kahraman olur ama zor günlerde cesurlar ortaya çıkarlar.

Bütün Müslümanlara, “Allah’ı sever misin?” denilse, hiç tereddüt etmeden, “O nasıl soru” der.

“Ne kadar seversin?” denilse, “Her şeyden fazla severim” der.

Bunda hiç şüphemiz yok.

Ancak 24 saatlik zaman içinde en fazla kimin adını anarsın, o andığın adamı diğer insanlara tanıtma konusunda gösterdiğin gayretin ne kadarını yeri, göğü, sevdiğin adamı yaratanı tanıtma konusundaki saatlerinle kıyaslasan durum nasıl olur?

Rabbimiz buyurur:

“İnsanlar arasında, Allah’tan başkasını O’na ortak koşanlar ve onları Allah’ı sever gibi sevenler vardır. İman edenlerin Allah’a sevgisi ise daha kuvvetlidir. Zalimler, azabı gördükleri zaman, bütün güç ve kuvvetin şüphesiz Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın gerçekten çetin azaplı olduğunu keşke (bu dünyada iken) bilselerdi.”

Münafık kâfirlerden haber verirken Rabbimiz:

“Sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ettiklerini iddia edenlerin, tağut (put adamlar) önünde muhakeme olmalarını istediklerini görmedin mi? Hâlbuki onları inkâr etmekle emrolunmuşlardı. Şeytan onları uzak bir sapıklığa düşürmek ister.”

“Onlara: ‘Allah’ın indirdiğine ve Resulüne gelin’ dendiği zaman, münafıkların senden tamamen uzaklaştığını görürsün.” (Nisa süresi ayet 4/60-61).

Dikkat edin, içi kâfir, dışı Müslüman olanlardan bahsediyor.

Allah’a ve Resulüne iman ettiğini söylüyor ama put adamların koyduğu kurallara göre yaşamak istiyor.

Peygamberimize iman etmeyen kâfirler de, Allah’a iman ederler ama Allah’ın bütün tabiat kanunlarından yararlanırken kulların kurallarına uyarak ilah edinmeye devam ederler.

Rabbimiz bu konuda: “And olsun ki onlara, ‘Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim emri altında tuttu?’ diye sorsan; ‘Elbette Allah’ derler. Öyleyse nasıl da (put adamlara) döndürülüyorlar?” (Ankebut süresi ayet 29/61).

İmanımızı veya imansızlığımızı ölçme aleti yoktur.

Herkes kendini kontrol etsin.

Yüz yüze, bire bir, ev ev, mahalle mahalle, köy köy dolaşanlar, insanları kime, niçin çağırıyorsunuz. Mal varlığınızdan verirken nereye ve niçin verdiğinize de dikkat ediniz.

En değerli vaktinizi kimlerin peşinde harcadığınıza da dikkat ediniz. İnsanı, zamanı, mekânı, değeri, emeği yaratan Rabbimizin rızası için mi yoksa birilerinin gözüne girebilmek için mi? Hakkın rızası için yapılan her doğru iş, halkın çıkarınadır.

Gönül terazinizle tartınız ve kendinizi iki dünyada korumak için gönlü yaratana gönlünüzü bağladıktan sonra, onun kitabına kulak veriniz ve O’nun Resulüne uyarak yalnız O’na ve Resulüne itaat etmeye devam ediniz.