Kendini yenileyebiliyor mu?

Abone Ol

AKP yönetimi partilerinden kopuş hızlandıkça bu gidişatın önüne geçebilmek için yeni formüller arıyor.

Ve herkesi AKP çatısı altında siyaset yapmaya davet ediyorlar!

Herkesi AKP çatısı altında siyaset yapmaya davet ediyorlar ama AKP çatısı altında siyaset yapmaya çalışanların da başlarına gelenler kimsenin gözünden kaçmıyor.

AKP yönetiminin farklı hiçbir sese tahammül gösterememesi ve genel merkezden farklı düşünenleri hemen “hain” ilan etmesi bardağı taşıran damla oluyor. Kendileri de itiraf ediyorlar ve siyasette umut olmanın çok önemli olduğunun altını çiziyorlar.

“Milletin umudu olamıyorsanız ve umut veremiyorsanız siyasi karşılık bulamazsınız” diyorlar.

AKP işte şimdi tam bu hale gelmiş bulunuyor.

Ne milletin umudu olabilir ne de millete güven verebiliyor!

“Buyurun AKP çatısı altında birlikte siyaset yapalım” diyorlar ama birlikte oldukları insanlara reva gördükleri uygulamalar insanların gözünü korkutuyor.

Herkesi düşman olarak gören, herkesi hain ilan eden bir siyasi anlayış nasıl derleyici ve toparlayıcı olabilir?

Davetlerinin bir oy toplama çağrısı olmadığını birlikte siyaset yapma arzusunun tezahürü olduğunu iddia ediyorlar ama bu iddia lafta kalmaktan öteye geçemiyor.

Yıllardır siyaset akademisi adı altında toplantılar yapıp vatandaşın gönlünü kazanmaya çabalıyorlar.

Ama görülüyor ki siyaset akademisi çalışmaları hedeflenen birleşmeyi sağlamaya yetmiyor.

Bize göre AKP kurmaylarının temel yanlışını kullandıkları ayrımcı dilin farkında olmayışları oluşturuyor.

İnsanları dışlayıcı ve birbirine düşürücü bir siyasi dil yerine kucaklayıcı bir dil kullanabilseler AKP çatısı altında birlikte siyaset yapma arzusunu daha çabuk gerçekleştirebilirler.

Ancak bir elleri ile insanları dışa iterken öteki elleri bağırlarına basmaya çalışıyorlar.

Bu ikilem yüzünden de arzuladıkları taraftarları toplamayı başaramıyorlar.

Siyasette umut olmayı beceremedikleri gibi artık güven vermekte de zorlanıyorlar. İstedikleri kadar siyaset akademileri toplasınlar. Görünen köy kılavuz istemiyor.

Ve insanlar bu dışlayıcı üsluba prim vermiyorlar. Kendilerini yenilediklerini söylüyorlar ama bu inandırıcı olmuyor.