Milli Gazete
İnsanın kendini tanıması, davranışlarını kontrol etmesine ve yardımcı olur. Bunun için öncelikle, kendinize yönelik olumlu ve olumsuz yanlarınızı tanımanız ve kontrol becerisi geliştirmeniz gerekir. Olumlu ve olumsuz taraflarınızı tanıdığınızda duygularınızı kontrol etmekte zorlanmazsınız. Mesela öfke kontrolünü sağlamakta zorlandığınızı biliyorsanız, bu konuda daha dikkatli davranır, olayların sonucuna odaklanarak çevrenize zarar vermekten korunmuş olursunuz. Kendinizi tanımak için şu soruları sorunuz:
1- Yaşadığım sorunların üstesinden gelebiliyor muyum?
2- Allah’a karşı çevreme karşı ve kendime karşı sorumluluklarımı yerine getirebiliyor muyum?
3- Hırslarımı kontrol altında tutabiliyor muyum?
4- İnsanların başarılarını tebrit edebiliyor muyum?
5- Vakti verimli hale getirebiliyor muyum?
6- Kendimi haramlardan koruyabiliyor muyum?
7- İyilik tarafıma yatırım yapabiliyor muyum?
8- Aklımı ve irademi kullanabiliyor muyum?
Başarıya giden yollar farklı sokaklardan geçer fakat aynı noktada birleşir. Bu yollardan biri de kişinin kendini tanıması ve bu doğrultuda hareket etmesidir.
BİR HİKAYE
Sultan, emaneti şehrin valisine ulaştırmak için elçisini gönderir. Elçi uzunca bir yolculuktan sonra şehre varır. Ama emaneti sahibine ulaştırmak yerine başka şeylerle meşgul olur. İlim meclislerine katılır, şairleri dinler, pazara gider alış veriş yapar, insanlarla sohbet eder. Şehrin meşakkatlerine o kadar kaptırır ki, buraya ne için geldiğini dahi unutur. Uzunca bir seyahatin ardından emaneti sahibine vermeden geri döner. Sultanın huzuruna çıkar ve gittiği şehirde neler yaptığını anlatmaya başlar. Sultan emaneti yerine ulaştırıp ulaştırmadığını sorduğunda ise, bu konuyu tamamen unuttuğunu ifade eder. Sultan kendisine verilen görevi yerine getirmeyen elçiye döner ve “Ben seni o şehre tek bir iş için gönderdim. Sen ise onun dışında bir çok iş yaptın ama asıl maksadına ulaşamadan geri geldin” der.
DUA
Hazreti Peygamber “Dua ibadetin ta kendisidir” der. Peki duanın bir adabı yok mudur? Elbette vardır… Patronunuzdan bir şey isteseniz nasıl bir tavır takınırdınız? Herhalde önce halinizi gözden geçirir ve saygıyla içeri girer sonra meramınızı dile getirirdiniz.
Unutmayın duada Yüce Yaratıcının huzurundasınız ve ondan istemektesiniz. Öncelikle istediğiniz şeyin doğru bir şey olup olmadığına bakmalı ve haya ile hareket etmelisiniz.
“Rabbinize gönülden gizlice dua edin. O aşırı gidenleri sevmez. (Araf 55)
Duadan önce gerçekleşmesini istediğimiz şey için mücadele etmeli ve gerekli tedbirleri almalı sonra dua etmelisiniz. Yoksa nasıl olsa dua ederim diyerek hiç çaba göstermeden hazıra konmak olmaz.
Mesela, ilim sahibi olmak istiyorsanız, gece gündüz çalışacak ve kendinizi yetiştireceksiniz.
Allahın huzuruna çıkarken halimizi kontrol etmeliyiz. Erdem ahlak ibadet cömertlik iyilikseverlik noktasında nerede durduğumuza bakmalı ve halimizi düzeltmeliyiz.
DUA EYLEMLE TAMAMLANIR
“Hani bir zamanlar Musa kavmi için su istemişti biz de asanla taşa var! demiştik. Bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıtı. Bakara 60
“Bu ayete dikkat edilirse Hz. Musa kavmi için Allah’tan su istediğinde kendisine “asanı taşa vur” emri verilmiştir. İşte bu emir bize dua konusunda önemli bir açılım kazandırmakta ve duanını bir eylem/amelle birlikte olması gerektiği gerçeğini vurgulamaktadır. Yani dua eylemle tamamlanır. Allah’ın çizdiği sınırlar içerisinde kalmayı gerektirir ve kula isteği doğrultusunda bir sorumluluk yükler. Yoksa Hazreti Musa (a.s) isteği karşısında Allah (c.c) hem yağmur yağdırır ve ya yanı başında bir pınar var edip su gönderebilirdi...”
(Necmeddin Şahinler Duayı Yaşamak)


