Öyle anlaşılıyor ki; Amerika mutemet adamlarından(!) Celal Talabani yi kolundan tutup Irak Devlet Başkanlığı koltuğuna oturtunca işbirlikçi adam "Ne oldum delisi" olup kendini gerçekten devlet başkanı zannedip icraata başlamış!
Yakın zamana kadar Türkiye nin verdiği pasaport ile dünyaya açılabilen Talabani nin Irak Devlet Başkanlığı koltuğuna oturtulduktan sonra nasıl tavır değişikliği içine girip Türkiye ye meydan okumaya başladığını hiç kimse unutmuş olamaz!
Biz o zaman "Görmemişin bir oğlu olmuş, tutmuş şeyini koparmış" diye bu tavrı Talabani nin görgüsüzlüğüne bağlarken işbirlikçi adam hızını alamamış olacak ki Amerika ya danışmadan İranlı konuklarını davet etmiş.
Yani "Ben artık Devlet Başkanı oldum, kimseyi takmam" havasına girmiş.
Sen misin böyle havalara giren!
Amerika hemen tavrını koyarak Irak taki Talabani nin İranlı konuklarını tutuklayıvermiş!
Talabani bu işe çok bozulmuş!
Amerika yı protesto etmiş!
Amerika da bu protestodan çok alınmıştır(!) herhalde!
"Talabani yi çok üzmüşüz, gönlünü nasıl alırız" diye kara kara düşünmeye başlamışlardır bile!
Muhtemelen Talabani böyle düşünüyor olmalı ki boyunu aşan bir işe daha kalkışmış ve Amerika yı protesto etmiş!
Oysa Amerika nın Talabani yi iplemesi düşünülebilir mi
Amerika nın göreve atadığı işbirlikçi bir kişinin nazını ve kaprisini çekecek hali yok ya!
Sanırız Talabani nin Irak Devlet Başkanlığı görevini sürdürmesi bundan sonra daha zor olacak.
Zira Talabani kendisini o makama getiren Amerikalıları kaale almayan ve onları takmayan tavrı ile gözden düşenler listesi içinde yerini almış olmalı.
Hem Amerikanın adamı olacaksınız hem de Amerikanın hoşlanmadığı tiplerle iş tutacaksınız!
Olacak şey mi bu
Bırakın Talabani nin öyle İranlı diplomatlarla Amerika dan habersiz görüşmesini, onlardan habersiz tuvalete gitmeye kalkışmasının bile hoş karşılanmayacağı aşikar değil mi
Bu Amerika ile iş tutan her işbirlikçinin bilmesi ve harfiyen uyması gereken bir kural.
Talabani oturtulduğu o koltuğu asla hak etmediğini, hak etmediği halde Amerika tarafından oraya oturtulduğunu bilmeli ve politikalarını ona göre ayarlamak zorunda.
Yani kendisini asla seçilmiş bir devlet başkanı gibi görmemeli.
Kendisini o göreve getirenleri yok sayıp başına buyruk hareket etmeye devam ederse burnunun daha çok sürtüleceğini bilmeli.
Kimse Amerika dan emrindeki adamların kaprislerine katlanmasını beklememelidir.