Kendimizle kavga çare değil

Abone Ol

Şibli merhum, caddede giderken karşısından gelen bir

delikanlı onun hakkında duyduğu hoş olmaya sözler nedeniyle tokat atmaya

niyetli olduğu için bir tokat atar ve Seni Yahudi seni der.

Şibli, Eğer senin o dediğin bende varsa Allah bana

hidayet versin, eğer yoksa Allah seni afvetsin der.

***

Değerli bir ilim adamının yanına giren biri başka şehirde

yaşayan bir ilim adamının faziletlerini anlatırken dinler.

Şaşırır kalır ve o ilim adamına, Sen, onun hakkında

böyle güzel şeyler söylüyorsun ama o senin hakkında şunları şunları söyledi

diye epeyce şeyler sayar döker.

İlim adamı, Sen yanlış anlamışsındır, bu sözler onun

ağzına yakışmaz der.

Delikanlı o şehre geri gider, onun iyi sözlerini nakleder

ve olayı anlatır.

Ondan sonra o ilim adamı, diğer şehirdekinin aleyhinde konuşmayı

bırakıverir.

***

Değerli bir ilim adamı, diğer ilim adamlarının toplu

dilekçesiyle dini konularda yanlış söylüyor diye devlet başkanına şikayet

edilir ve iki sene  hapse atılmasını

sağlarlar.

İki sene içinde hapistekinin suçsuzluğu ortaya çıkar.

Devlet başkanı, o dilekçede ismi olan ilim adamlarıyla

hapistekini sarayda bir araya getirir ve Bunların cezasını sen vereceksin, ben

uygulayacağım der.

Hapis mağduru ilim adamı, Bunların hepsi sahasında

değerli insanlardır. Bunların her biri kırk yılda meydana gelebilir. Ben

hakkımı helal ediyorum, siz de afvediniz, birer kese altın veriniz ve hepsi

medrese/üniversitedeki kürsilerine dönsünler der.

Hülagu belasının her tarafta kol gezdiği bir dönemde ona

karşı direnen ilim adamı da, devlet başkanı da, diğer ilim adamları da direniş

konusunda çareler ararlarken herkes kendisinin çaresini öne sürüyor,

diğerlerini tenkit ediyordu.

Üçünün da haklı tarafları ve haksız tarafları vardı.

Ama inkar fırtınasına karşı direnirken çare adı altında

birbirlerini zayıflatmaları en kötü çare idi.

***

Fudayl İbni Iyad ın yanında birileri, Filan ilim adamı,

devlet başkanından gelen hediyeyi kabul etmiş diye gıybet etmiş.

Fudayl, O ilim adamı, hak ettiğinden daha azını almış

diye ilim adamını savunmuş ama onunla baş başa geldiklerinde devlet başkanından

gelen hediyeyi kabul etmek takvaya aykırıdır demiş.

Sevgili peygamberimiz,  Mü minler bir vücudun organları gibidirler. Onlardan biri  hastalandığında bütün vücudun organları  birbirlerini yardıma çağırırlar uykusuzluk ve

ateşte birlikte olurlar buyurmuş .(Müslim, Sahih, K. Birr, bab 66-67)

Organlarımızdan birinde bir arıza oluşa, kurtlar gibi

onun üzerine saldırmak yerine tedavi etmek için yardım göndermek düşer bize.