Bir medya kendi toplumunu korkutma ve sindirmek için görev yapar, haber verir mi Bu soruyu şöyle de sormak mümkün; medya kendi toplumunu kandırmak ve bir takım merkezlerin isteğine göre yönlendirmek görevini üstlenebilir mi Bunun da ötesinde bir medya Amerikalıdan daha Amerikancı olabilir mi
Bu sorular nereden çıktı diyebilirsiniz
Erdoğan-Bush görüşmesinden bu yana televizyon ekranlarında bir takım yorumcular Amerikanın nasıl bir dost olduğunu anlata anlata bitiremiyorlar. Bushun Türkiyeyi kaybetmemek için Erdoğanın tüm isteklerini kabul ettiğini söylüyorlar. Çok zorlanacak olurlarsa, "Tam öyle olmasa da reddetmedi" gibi yuvarlak cümlelerle Türkiyede oluşmuş olan Amerikan aleyhtarlığını gidermenin gayretindeler. Bunlar yetmemiş gibi şimdi de Türkiyenin sınır ötesi operasyonuna istihbarat desteği verecek olan ABDnin insansız uçak Predatorları devreye soktuğunu gündeme taşıyarak Predator ve U-2 uçaklarının özelliklerini anlata anlata bitiremiyorlar. Bu uçaklar bizim F-16lara teröristlerin yerlerini gösterecekmiş. Çünkü bunlar ses hızının 3 katı süratle uçabiliyor, 24 kilometreden fotoğraf çekebiliyor, bir günde 100 bin kilometrekarelik bir alanı tarıyor, telsiz ve telefonları havada dinleyebildikleri gibi uydu telefonlarını çalışamaz hale getirebiliyorlarmış. Yani yerdeki karıncayı tesbit edebiliyor(!), vurulmasını sağlayabiliyorlarmış(!).
Verilen bu haberlerde Amerikan teknolojisine duyulan sonsuz hayranlığın izlerini görmek mümkün olduğu gibi, bu haberlerin bombardımanına uğrayanlarda ister istemez "Amerika istemezse Türkiye adım bile atamaz" düşüncesinin hakim olması sağlanıyor. Bir başka ifade ile ABDye teslimiyetin gerekçeleri ve zemini hazırlanıyor.
Halbuki şu günlerde Amerikan uçaklarının üstün özelliklerinden ve bu üstün özelliklere sahip uçaklarla toplanacak istihbarat bilgilerinin Türkiyeye aktarılması ve Türkiyenin de bu bilgiler ışığında oparasyon yapmasından çok, "Bizim niçin söz konusu teknolojiye sahip olmadığımız, bunu sağlamak için neler yapmamız gerektiği" üzerinde kafa yorulması gerekmez mi
Kaldı ki bunca üstün özelliğe sahip olduğu anlatılan uçakların şimdiye kadar Türkiye aleyhine istihbarat topladığı, sınırımızdan sızmaları Türkiyeye aktarmadığı da unutulmuş görünüyor. Unutulan bir başka husus da Amerika bu harika uçaklar(!) sayesinde topladığı istihbarata dayanarak Saddamın elinde nükleer ve biyoloik silahların bulunduğu ve Irakta bazı teröristlerin barındığı iddiasını ortaya atarak bu iddialarını Irakı işgalinin gerekçesi olarak kullanmadı mı
Yine söz konusu üstün teknoloji ürünü uçaklardan aldığı istihbarata dayanarak yaptığı bombalamalarda on binlerce sivili katletmedi mi Yani sözü edilen istihbarat uçakları medyanın aktardığı gibi yanılmaz, yerdeki karıncayı takip eden özelliklere sahip değil. Amerika bunun aksini söylüyor. Yani kesinlikle bu uçaklardarn edinilen bilgilerin doğru bilgiler olduğunu ileri sürüyorsa, şimdiye kadar vurulan yanlış hedeflerin sorumluluğunu üstlenip, uçaklar yanılmadı ama biz bu hedefleri bile bile vurduk demelidir.
Kaldı ki dünkü yazımda da belirttiğim gibi diyelim ki bu uçaklardan yanlış bilgi gelmiyor ama Amerikalı yetkililer doğru bilgileri çarpıtarak Türkiyeye verecek olursa ne olacak
Bilinmelidir ki bir çatışma ya da sınır ötesi operasyon için başkalarına güvenerek yola çıkılmaz. Kendi göbeğimizi kendimizin kesmesinden başka doğru yol yoktur. Bunun ötesi toplumu kandırmaya ve oyalamaya yönelik propagandadan ibarettir. Bu propaganda da Amerika lehine yapılmaktadır.