Kendi düşen ağlamazmış!

Abone Ol

Kendi düşen ağlamaz derler!

Hele önceden "Aman dikkat et düşeceksin" diye uyarılmışsa elbette ağlayıp sızlanmaya yüzü olmaz!

Adam içki müptelasıdır.

Eşi dostu hep uyarırlar, yapma-etme çoluk çocuğunun rızkını bu merete yatırma derler.

Ama adam hiç oralı olmaz!

Yapılan tüm uyarıların aksine bir-iki kadeh attığı zaman nasıl rahatladığını(!) nasıl huzur bulduğunu(!) ballandıra ballandıra anlatır.

Ve bir gün müptelası olduğu içkinin esiri haline gelir.

Ne sağlığı kalır, ne malı mülkü!

Sıfırı tüketir!

Kimseye edecek lafı yoktur, çünkü hiçbir uyarıyı dikkate almamıştır.

Hep burnunun doğrultusuna gitmiştir.

Adam kumarbazdır.

Eşi dostu yine uyarıda bulunurlar, güzelim vaktini kumar masalarında harcama derler!

Helal kazanç dururken haram kazanca imrenme derler.

Ama adam köşeyi çabuk dönme kararındadır.

Hep kumardan kazanacağı para(!) ile yaşayacağı lüks hayatı hayal eder!

Gün gelir her şeyini tüketir.

Artık ne elde vardır ne avuçta!

Yine kimseye edecek lafı yoktur, çünkü tüm ikazlara kulaklarını kapamıştır.

Aynı kurallar siyaset içinde geçerlidir.

Adam hırsına yenik düşmüştür.

Dümdüz yolunda giderse bir yerlere gelemeyeceği gibi bir vehme kapılmıştır.

Kapalı kapılar ardında yaptığı görüşmelerde kendisine dümdüz yolundan vazgeçmesi halinde hayal bile edemeyeceği makam ve mevkiiler vaad edilmiştir.

Bu vaadlerin parlaklığı gözünü almıştır.

Dümdüz yolunu bırakıp, bataklığa balıklama atlar!

Yakın çevresine de aslında dümdüz yolunu terk etmediğini, sadece kendisine bu imkanları sağlayanlara terk etmiş gibi yaptığını telkin ederek hem kendini hem de yakınlarını aldatır.

Bir süre sonra bakar ki dümdüz yolundan bir hayli uzaklaşmıştır!

Artık kendisine yeni dostlar ve yeni idealler edinmiştir.

Dün ak dedikleri bugünün karaları olmuştur.

Dünün karaları bugünün akları halini almıştır!

Ne diyelim kendi düşen ağlamazmış!

Atalarımız öyle demişler biz de onlara inanmak kalır.