Kemiyet değil keyfiyet korkutuyor

Abone Ol

Seçim sonuçları üzerine gerektiği kadar değerlendirme yaptığımı düşünüyorum. Ne var ki, iktidar yanlısı medya ile sanal âlemde seçimlerin ardından Saadet Partisi’ne yönelik bir kampanyanın başlatılmış olması aynı konuya bir kez daha dönmeyi ihtiyaç haline getirdi. Son seçimleri farklı kılan oluşturulmuş olan üçlü ittifaktı. Bu ittifak ilgililer tarafından ilan edilmiş olmasa da herkesin malumuydu. Yani CHP, MHP ve Hizmet Hareketi arasındaki adı konulmamış ittifak ön plana çıkmıştı. İttifakın tarafları istedikleri sonucu alamamış olsalar da seçimlerin üzerinden 10 gün geçmiş olmasına rağmen Anadolu’da hâlâ bu birliktelik üzerine çeşitli hikâyeler anlatılıyor. Mesela, ittifaka dâhil partilerden birinin yandaşları büyükşehirde kendi partilerinin adayına oy vermiş iken, ilçede ittifakın diğer partisine oy vermişler. Bir başka yerde de bunun aksi söz konusu. Bu arada Anadolu’nun her köşesinde Hizmet Hareketi’nin elemanları bir siyasi parti gibi çabalamış, kapı kapı dolaşarak CHP ya da MHP’ye oy vermeleri istenmiş, bununla da kalınmamış her kapıya broşürler bırakılmıştır. Bunlardan birisi de benim kapıma konulmuştu. Belge olarak saklıyorum. Ama kesinlikle hiçbir yerde Hizmet Hareketi mensupları Saadet Partisi’ne oy verilmesini istemiş değiller. Çünkü Saadet Partisi böyle bir ittifakta yer almamıştır. Buna rağmen seçimlerin arkasından iktidar yanlısı medyada Saadet Partisi, Hizmet Hareketi ile ittifak yapmış ve bu yüzden oylarında azalma olmuş gibi bir hava estirilmeye çalışılmıştır. Aslında bu havayı estirenlerin, Saadet Partisi oy kaybetseydi mutlu olacaklarını biliyorum. Belli ki, Saadet’i iki defa bölmüş olmaları yetmemiş, buna rağmen Saadet’in aldığı yüzde 2.80’lik oyun peşine düşmüş görünüyorlar. Kaldı ki, Saadet’in seçimlerde izlediği stratejinin doğru ya da yanlışlığı o partinin bağlılarını ilgilendiren bir konudur.

Ne ise Saadet’in aldığı oyu değerlendirirken de birtakım hilelere başvuruyorlar. Ne imiş efendim Saadet Partisi son seçimlerde bir önceki mahalli seçimlere göre yarı yarıya oy kaybetmiş. Çünkü bir önceki mahalli seçimlerde Saadet Partisi yüzde 5 oy almış. Bu tespit doğru ama eksik. O mahalli seçimlerin ardından Saadet’te yaşanan koparma hareketi ile liderinin vefat etmiş olmasını nedense unutmuş görünüyorlar. Çünkü bir önceki mahalli seçimlerin ve iktidar partisine yaşanan transferin ardından yapılan ilk genel seçimlerde Saadet Partisi yüzde 1,2 oranında oy almıştı. Saadet Partisi’nden iktidar partisine yapılan transferlerin ardından bu seçimler ikinci seçimdir. Bu bakımdan Saadet’in oyları hesaplanırken bir önceki seçimlerde aldığı yüzde 1,2’ye göre mukayese yapılması gerekir. Böyle olunca da Saadet Partisi oy kaybetmediği gibi oylarını yüzde 100’den fazla artırmıştır. Sanıyorum iktidar yanlılarını korkutan da bu artıştır, Saadet Partisi’nin alternatif olarak varlığını korumasıdır. Galiba bundan önceki transferlerle istedikleri sonucu alamamış, Saadet Partisi’ni alternatif olmaktan çıkarma hedefine ulaşamamış olmanın sıkıntısını yaşıyorlar. Mahalli seçimlerin bizzat Başbakan tarafından bir genel seçime dönüştürüldüğü, mahalli yöneticilere değil kendisine oy istediği de herkes tarafından biliniyor. Böyle olunca da Saadet Partisi’nin aldığı oyun bir önceki genel seçime göre kıyaslanması daha doğru olur. Hatta Başbakan milletin vereceği oylarla kendisine sahip çıkılmasını, ileri sürülen iddialar karşısında aklanmasını istemiştir. Neden AK Parti’nin aldığı oylar genel seçimle mukayese edilmiyor Çünkü iktidar partisi bir önceki genel seçimlerle mukayese edildiği takdirde yaklaşık 4 puan oy kaybına uğramış, Saadet Partisi ise son genel seçimlere göre oylarını yüzde 100 artırmış durumda.

Belli ki, bazı çevreler Saadet Partisi’ne yönelik operasyonları yeterli görmüyor, sağlam temellere sahip Saadet’in yeniden alternatif haline gelmesi söz konusu, öyle ise fitne kazanını kaynatmayı sürdürmek gerekiyor. Kaynatılmalı ki, belki içeriden kanca atacakları birilerini daha bulabilsinler. Bunun adı da siyaset oluyor öyle mi Bunca maddi imkâna rağmen doğru dürüst bir gençlik örgütü oluşturamayanlar Saadet’in güçlenerek bir seçimden daha çıkmış olmasını galiba hazmedemiyor, bir türlü kemiyetin değil keyfiyetin önemli olduğunu anlayamıyorlar.