İnsan iskeletinin gücünü koruması ve kırık risklerinin önüne geçilmesi, genel yaşam kalitesini doğrudan belirliyor. Özellikle menopoz sonrası dönemde kadınlarda veya 65 yaş üstü bireylerde sessizce ilerleyen kemik erimesi, ancak "kemik dansitometri" adı verilen yoğunluk ölçümüyle tespit edilebiliyor. Düşük dozda X-ışını kullanılarak saniyeler içinde tamamlanan bu teknolojik işlem, hastalara erken müdahale ve tedavi şansı tanıyor. Hastanede bu testi yaptırmak isteyen vatandaşlar, doğrudan hangi polikliniğe başvurmaları gerektiğini ve çıkan rapordaki tıbbi skorların ne anlama geldiğini araştırıyor.
KEMİK ÖLÇÜMÜ İÇİN HANGİ BÖLÜME VE DOKTORA GİDİLİR?
Kemik erimesi şüphesi taşıyan veya rutin yoğunluk kontrolü yaptırmak isteyen hastaların, doğru yönlendirme için hastanelerin İç Hastalıkları (Dahiliye), Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon veya Ortopedi ve Travmatoloji bölümlerinden randevu alması gerekiyor. Ayrıca, kadınlarda menopoz sürecine bağlı kemik kayıplarının takibi için Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanları ile hormonal sebeplere bağlı erimeler için Endokrinoloji bölümü doktorları da kemik ölçümü (dansitometri) isteyebiliyor. Uzman doktorun yapacağı ön değerlendirmenin ardından hastalar, ölçüm için hastanelerin görüntüleme merkezlerine yönlendiriliyor.
KEMİK ÖLÇÜMÜ (KEMİK DANSİTOMETRİ) NASIL YAPILIR?
Kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesi işlemi, günümüzde genellikle DEXA (çift enerjili X-ışını absorpsiyometrisi) adı verilen özel bir tarama cihazıyla gerçekleştiriliyor. Hasta, özel bir masaya sırt üstü uzanıyor ve işlem boyunca tamamen hareketsiz kalması isteniyor. Cihaz, vücutta kırılmaya en yatkın bölgeler olan omurga, kalça kemiği veya ön kol üzerinde düşük dozda iki farklı X-ray ışını gezdirerek kemiklerin hacmini ve yoğunluğunu hesaplıyor. Tamamen ağrısız ve acısız olan bu teşhis yöntemi, hastanın durumuna göre ortalama 10 ile 20 dakika arasında tamamlanıyor. İşlem sırasında maruz kalınan radyasyon miktarı ise standart röntgen çekimlerine kıyasla çok daha düşük bir seviyede kalıyor.
KEMİK ÖLÇÜMÜ (DEXA) KİMLER İÇİN GEREKLİDİR?
Kemik yoğunluğu testi her yaş grubuna yapılabiliyor ancak uzmanlar belirli risk grupları için bu ölçümü hayati görüyor. Özellikle 65 yaşını geçmiş bireylerin ve menopoz sonrası dönemdeki kadınların düzenli olarak ölçüm yaptırması öneriliyor. Ailesinde osteoporoz veya sık kırık vakası öyküsü bulunanlar, uzun süredir yetersiz kalsiyum ve D vitamini alanlar, hareketsiz bir yaşam sürenler ve yoğun sigara kullananlar da öncelikli risk grubunda yer alıyor. Ayrıca tiroid bozuklukları veya romatoid artrit gibi kronik hastalıkları bulunan kişilerin de yaşa bakılmaksızın kemik sağlığını yakından takip etmesi gerekiyor.
KEMİK ÖLÇÜMÜ SONUÇLARINDA T SKORU KAÇ OLMALI?
DEXA cihazından elde edilen veriler, uzman doktorlar tarafından "T-skoru" ve "Z-skoru" olmak üzere iki farklı istatistiksel birimle değerlendiriliyor. T-skoru, hastanın kemik yoğunluğunu genç ve tamamen sağlıklı bir bireyin kemik yapısıyla kıyaslıyor. Çıkan sonuç -1.0 veya daha yüksek bir değerdeyse kemik yoğunluğu normal ve sağlıklı kabul ediliyor. Skorun -1.0 ile -2.5 arasında çıkması kemik yoğunluğunda azalma (osteopeni) başladığını, -2.5 ve altındaki değerler ise doğrudan kemik erimesi (osteoporoz) hastalığını işaret ediyor. Z-skoru ise hastanın değerlerini kendi yaş ve cinsiyet grubundaki ortalama değerlerle karşılaştırarak, hekime hastalığın seyri hakkında daha detaylı bir tedavi planı çıkarma imkanı sunuyor.