Siyasette bir üslup sorunu var!
Normalde çok zarif, çok kibar, çok naif olan insanların siyasi üslubu bunun tam aksi bir hal alıyor!
Allah-u âlem ağızlarından çıkanları kulakları duymuyor olmalı ki, birbirleri hakkında kullandıkları suçlamalar ağızlara alınacak gibi değil!
Kimilerinin çirkin üslubuna artık alıştık.
Ama benzer çirkin üslubu kimilerinden duyunca hayretler içinde kalıyoruz.
Özellikle bunu kendilerine hiç yakıştıramıyoruz.
Üslubuna alıştıklarımızdan duyunca da “kem söz sahibine aittir” deyip geçmek en güzeli olsa gerek.
Evet, daha önce de dile getirdik.
Ve “üslubu beyan aynıyla insan” dedik!
Dillerinden “kem sözler” düşmeyenler sanıyorlar ki, bu yolla hakaret ettikleri kişileri milletin gözünden düşürecekler!
Siyasi rakibinden “geri zekâlı” diye söz eden birinin bu söyledikleri, siyasi rakibinden çok kendisini bağlıyor.
Zira böyle üslup muhakkak ki kem söz olmaktan öteye bir anlam ifade etmiyor.
Kem söz de sahibine ait olduğuna göre üzerinde durulacak bir mesele ortada kalmıyor.
Hele hele siyasi rakibini haysiyetsiz, onursuz, şerefsiz gibi suçlamalarla köşeye sıkıştırma gayretleri ise tamamen ters bir sonuç veriyor.
Suçlanan kişiden çok suçlayan kişinin çirkin üslubu dikkat çekiyor.
Çevremizdeki çoğu insanın bu çirkin üsluptan rahatsızlık duyduğunu görüyoruz.
Velev ki bu çirkin üslubun sahibi kendi destekledikleri siyasi görüşün sözcüsü olsun!
Dinleyenlerin yüzü ekşiyor ve bu sözleri duyanlara “bu ne biçim konuşma” dedirtiyor.
Dinleyenler, duyanlar bu çirkin üsluptan bıktılar usandılar, gına getirdiler.
Ama konuşanlar yani bu çirkin üslubun sahibi olanlar hiç oralı değiller.
Onlar konuşmalarını aynı minval üzere devam ettiriyorlar.
Yahu arkadaş, sen bu üslubunla rakibini küçültmüyorsun.
İşin garibi, bunun farkında bile değilsin!