Kem gözlü, Kem düdüklü

Abone Ol

Osmanlıspor teknik sorumlusu Mustafa Reşit Akçay, TS’yi 3-1 yendikleri maçın ardından konuşmuş:

“Haddini bilmek çok önemli. Önceliğimiz bu ligde kalmak.”

Bu nasıl bir mizah anlayışıdır, bu nasıl bir taş olup baş yarmadır, bu nasıl bir bütün taşları gediklerine koymaktır, bu nasıl bir başıbozukları hizalamadır…

Dahası…

Küçük kafalı insanları da kışkırtmıştır Mustafa Reşit Akçay, bu dedikleriyle… İzahımız kimyalı olsun.

Kendisi klor olmuş, “Küçük düşünen, küçük takım hocası” diyecekleri iyot gibi açığa çıkarmıştır. Hem pantolonu da bordo değil Mustafa Reşit Akçay’ın.

Futbolumuzda bu hafta, iç kimliklerin yere serildiği hafta olmuştur.

“Hep biz ağladık. Biraz da başkaları ağlasın!”

Bir galip takımın oyuncusunun itirafıdır bu cümle. Yorumcuların dört kere sarı kart görmeliydi, dedikleri bir oyuncu “duş”tan sonra hemen böyle konuşuyorsa, bizim futbolun kirine su da çare değil mi, diyeceğiz

Bu nasıl zulüm taraftarı olmaktır böyle. Onlara da yapın ki, benim acılarım biraz dinsin. Hakem müessesemiz bu tarifi hak etmiş!

Futbolumuza birilerinin ayar vermeye çalıştığını ara sıra yazdığımız futbol yazılarında kayda geçirdik. Yapılanlardan haberimizin olduğunu, birgün bu hesabın sorulacağını hatırlatmaktı maksadımız.

Ayar, “doğrama” boyutlarına erince ancak bir kişi, bir Ahmet Çakar dillendirmek ihtiyacı hissetti. Varsın olsun. Yarın birisi daha katılabilir düşüncemize.

Bir defans oyuncusu, biz şu takımla oynarken, yapacağım her tür faullü harekete hakem beyler bir ceza vermeyecektir, diye biliyorsa ve bu hali bütün bir Türkiye görüyorsa…

Esas sorun kullanılan o defans oyuncularıdır. Zira cezalandırılmadıkları o faul hareketlerini takımlarının diğer maçlarında sergileme cesaretleri olamaz. Çünkü biliyorlar o maçlarda hakem beylerin müsamaha etmeyeceğini…

Yapılacak işlem şudur: Bu ülkenin futbol liginin “ayar"sız olmasını isteyen yöneticiler, kullanılan o oyuncuları transfer borsalarında değersiz kılacaklar. Bakın o zaman tetikçi yorumculardan da kalır mı ortalıkta