Hayatın özünü bilmek var oluş gerçeği olarak önümüzde
durmaktadır.
Ne yapmalı
Evrensel bir problem olan bu yargının fert fert
kabullenilmesi ondan sonra da kadim irfan sırlarının araştırılması şart.
Bu mevzu bu kadar önemli mi
Soruya cevap vermek zorunluluğu var yoksa hayatın anlamı
dağılacak, varlık kendi anlamını hiçbir zaman bulamayacaktır.
Yaşayan her insan bu olgu ile karşılaşır ve bu evrede
aldığı kararlar neticesinde kendi anlam alanını inşa eder. Hayatın var oluş
sırrı burada. Acaba başka gerçekler var mı Aklımıza gelen sorular, cevaplar
arasında savrularak nereye gideceğiz Hareketlerimizin amacı ya bir gerçeğe
ulaşmak veya bir hakikati araştırmak veyahut bir değeri ortaya koymaktır.
Gerçek düşünceden bağımsız olarak ele alınan eşya ve
olaylardır.
Hakikat düşüncemizin konusuna uygunludur.
Değer ise sosyal tasavvurlarımızın bir takım eşyaya
bağlanmasıdır. Bu tasavvurların ifadesi olan hükümlere değer hükümleri denir.
Değer hükümleri dine, ekonomiye, sanata ve ahlâka ait olurlar.
Hükümlerin temelinde inanç vardır.
İnanç hükümlerde kesenlik sağlayan her türlü şüphe ve
tereddüdü kaldıran bir rıza ve teslimiyettir.
Binlerce yıllık kültür, insan sırlarını araştırma imkânı
verdiği gibi bazen de bilinmez yaftasıyla insanı çıkmaz sokaklara
götürebilmektedir.
Kaosun egemen olduğu zamanlar hiç bitmedi.
İnsan hiçliğini işleyen şeytani zihniyet bu gün kurum ve
mantalitesi ile fertleri kıskıvrak yakalamış hayatın anlamı olmadığı ve her
şeyin boş olduğu düşüncesinde sistemleştirmiştir. Başta sözüm ona din kurumu
olmak üzere mitoloji ve hurafeler insan üzerinde gerçekten anlaşılması çok zor
olan bir baskı kurmuşlardır.
İslam dininin çağrısı insanı özgürleştirirken dinler
arası diyalog yaygarası Müslümanlığı da diğer düşüncelerle eşit tutmakla zihni
bir karabasan oluşturmuştur.
Allah katında din İslam’dır.
İman, ibadet, ahlâk, hukuk, iktisat, estetik formatlarla
şekillenen dinimizi diğer dünya dinleri ile bir tutmak hangi akla sığar Akla
zarar fikre ziyan olguları din olarak belleyen Hıristiyanlık ve Yahudilik’le
Uzakdoğu din düşüncelerini İslam dini ile eşdeğer görmek ne büyük bir
bahtsızlıktır.
İslam dini üzerinde oynanan bu manipüle şeytani iğvaya
son vermek şart.
Özgür fertler isteyen İslam dinini bir takım düzmece
safsatalarla değerlendirmek din düşmanlarının yaptığı sistemli dinsizleştirme
projelerinin sonucudur.
Dinimiz dünyayı kuşatır.
Yaşadığımız her güne ilham veren düsturlarıyla insan
varlığını anlamlı kılan İslamiyet’i dünün ilkel zihniyetiyle değerlendirip onu
hurafeler dünyasının tezahürü olarak göstermek büyük bir ihanettir.
Peygamberlerin şahsında ayrı ayrı varlık neşesinin
kapılarını aralayan İslam’ı hayattan soyutlamakla ne yapılmak isteniyor İnsan
zihninde gerçekle hakikat arasındaki köprüyü kuran İslam’ı pozitivist ve
materyalist bakış açısıyla ele almakla Türk insanında oluşturulmak istenen
anarşiden kurtarmak şart.
İnsanın bekası bir hak değildir olsa olsa kişisel çaba ve
mücadele ile elde edilebilecek bir fazilet iken insana yazık etmek en büyük
vebaldir.
İnsan âlemin özüdür.
Hayatı yaşanmaz kılan prangalardan kurtarmanın yolu bilgi
ve sahih ameldir.
Müslümanlık dil ile ikrar, kalp ile tasdik, beden ile
ibadettir.