“Kadını saygınlaştıran aileyi yücelten bir Türkiye’nin teminatı.”
“Gençlerin geleceğe güvenle ve umutla baktığı bir Türkiye’nin teminatı.”
“Savunma sanayi ve teknolojide bağımsız bir Türkiye’nin teminatı.”
“Rüşvetin ve yolsuzlukların kökünden kazındığı bir Türkiye’nin teminatı.”
“Çocukları sevgi ve manevi değerlerle büyüyen bir Türkiye’nin teminatı.”
Bostancı Gösteri Merkezi’nin duvarları bu pankartlarla süslüydü, dün.
Neden peki
Saadet Partisi Genişletilmiş İstanbul İl Divanı, Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ın da katılımıyla bu salonda yapıldı.
***
O kadar yıldır İstanbul’dayım, Bostancı Gösteri Merkezi’ni bu ilk görüşümdü.
Salon tıklım tıklım doluydu.
Prof. Kamalak heyecanlı ama bir o kadar rahattı.
“Mücahit Erbakan, Başbakan Kamalak”, “İşte ordu, işte komutan” sloganları eşliğinde kürsüye gelen Kamalak’ın benim de altını çizdiğim şu cümleleri dikkat çekiciydi;
“Kelebeklerin kanat çırpışı fırtınalara yön verir.”
“Dinimiz bırakın bir insanı bir sineğin bile öldürülmesine izin vermez. Ama keşke Paris’te yürüyen o liderler ‘Esma’ da diyebilseydi. O zaman muhtemelen Paris baskını da olmayacaktı.”
“Dünyanın yeni bir sese, yeni bir söze, yeni bir fethe ihtiyacı var.”
“Milli Görüş, çifte standardın olmadığı bir mücadeleyi veriyor.”
“Sayın Başbakan yolsuzlukları ihbar edenlerin ödüllendirileceğini açıkladı. Türkiye aylardır yolsuzlukları konuşuyor. Ben de buradan birkaç yolsuzluk ihbarı yapmak istiyorum; torpille adam işe alma, asgari ücreti patrona aktarma, faizle milletin parasının çalınması, yüzde 10 barajı ile millet iradesinin çalınması. Hepsinden de öte milletin geleceği çalınıyor. Bunlar da en büyük yolsuzluklardan…”
“Sayın Başbakan yolsuzluk yapanın kolunu koparırız dedi. Sayın Başbakan emin ol ki o zaman yakınlarındaki birçok insanın çolak gezdiğini göreceksin!”
“Saadet iktidara gelmeden yolsuzluğun, talanın, vurgunun önlenmesi mümkün değildir.”
Özellikle “çolak” benzetmesinden sonra salon alkıştan adeta yıkıldı.
Kısa ve iyi hazırlanmış bir metindi. Benzetmeler ve karşılaştırmalar zekiceydi.
***
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın kısa ama öz konuştu. Toplantının 5 ay sonra yapılması planlanan Genel Seçimler için hayati derecede önemine değindi.
“Her seçim önemli ama bu seçim bütün seçimlerden çok daha önemli” vurgusu Birol beye ait.
Aydın’ın bilhassa üzerinde durduğu nokta “algı yönetimi” idi.
Benim dünkü toplantıdan çıkardığım sonuç şu: Saadet Partisi önümüzdeki seçim çalışmalarında bu “algı” meselesine büyük ağırlık verecek. Toplumsal olayların nasıl algılanması gerektiği önümüzdeki süreçte örnekleri ile önümüze daha sık gelecek…
***
Peki, kimler vardı toplantıda
Kamalak’ın sağında ve solunda, yılların tecrübeli isimleri Yasin Hatiboğlu ve Temel Karamollaoğlu oturdu.
Selman Esmerer, Ömer Yüksel Özek, Mustafa Kurdaş, Sadrettin Karaduman, Yılmaz Bayat, Mustafa Çelik, Lütfi Kibiroğlu, Mehmet Bingöl gözüme takılan isimlerdi.
Saadetli hanımefendilerin de büyük ilgi gösterdiği, âdeta karnaval havasında geçen toplantı Refah’lı yılları hatırlattı bana, nedense…
BEN İLK KEZ ŞAHİT OLDUM
Dün, Saadet Partisi Genişletilmiş İstanbul İl Divan Toplantısı’na katılmak üzere Mecidiyeköy’den metrobüse bindim ve Uzunçayır’da indim.
Buradan Kadıköy Metrosu’na aktarma yaparak Bostancı’ya geçtim.
Bunca yıldır metroyu kullanırım; ilk kez metroya “bisikleti” ile binen bir yolcuyla karşılaştım.
Bisikletli genç Göztepe durağından bindi.
İstanbul Büyükşehir yetkilileri merakımı bağışlasın; metrobüse motosikletle binmek de serbest mi
O GÜN İŞTE BUGÜNDÜR…
Önce Binali Yıldırım 5 Ocak 2015 tarihini işaret etti ama olmadı.
Hatta Başbakan Ahmet Davutoğlu, “5 Ocak’ta böyle bir toplantımız yok” deme ihtiyacı hissetti.
Bülent Arınç da “örtülü” cümlelerle topa girdi.
Neden söz ettiğimi anlamışsınızdır; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak Bakanlar Kurulu’ndan…
İşte o gün bugündür…
Bugün 19 Ocak ve 2015…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlar Kurulu’na cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez Başkanlık edecek.
Hem de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda…
Bir başka deyişle, “gölge kabine” ile “mevcut kabine”nin aynı salonda ilk buluşması bugün gerçekleşecek.
Bugün gözler yine ve yeniden Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda olacak.
Beni en çok meraklandıran ise “oturma düzeni.”
Cumhurbaşkanı’nın bir yanında Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun oturacağı kesin.
Ama diğer yanında “Başbakan Yardımcısı” olarak hangi isim yer alacak Bülent Arınç mı, Yalçın Akdoğan mı, Ali Babacan mı, Numan Kurtulmuş mu
Acaba hangisi
Sizce…
NOT: Bugün, 19 Ocak 2015, Pazartesi… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!
---son---