BEŞİKTAŞ acaba Fenerbahçe nin Antalya da sunduğu ikramı
mideye indirecek miydi, yoksa o da
yarışa yepyeni bir durum mu kazandıracaktı Sorunun cevabı Beşiktaş ın dört
nefis golle kazandığı şeklinde oldu. Maçları eşitleyelim ve de Beşiktaş ın
erteleme maçlarına üçer puan yazalım, bu senaryodan fark dörde çıkıyor. Ya da
bugünkü şekliyle Fenerbahçe nin iki maç fazlasıyla sadece iki puan önde
olduğunu görüyoruz.
Puan cetveli yorumundan sonra maça bakalım. Beşiktaş
Quaresma sız çıktı oyuna... Bunu görünce acaba benim öteden beri yazdığım ve
söylediğim tehlikeye karşı Şenol hoca bir önlem mi almıştı Yani, hem Sosa nın,
hem de Oğuzhan ın olduğu bir takımda önde mutlaka Olcay ın bulunması
gerekliliği... Böylece Atiba daha fazla yorulmayacak, savunmada fazla derinlik
veya enine boşluk vermeyecekti. Aaa o da
ne Gaziantepspor daha 14. saniyede gol atıyordu, kaleci değil etiketi
yapıştırılan Tolga çıkardı. Sonrasında Gomez iki adet mutlak pozisyon topunu
vermedi. Bu egoizm yüzünden Beşiktaş ın ilk golü, onca baskıya rağmen 37.
dakikada bir kaleci hatasından geldi. Sonra ikiledi Beşiktaş tabelayı... Bu
süreçte müthiş bir çabuk atak geliştirme, oyuncuların sık sık deplase olarak
rakip savunmanın yerleşimini perişan ettiğini, dönüşlerde her zamankinden daha
fazla alan kapatıldığını gördük.
İşte bütün bunlar olurken Beşiktaş belki de bu maç için
değil, önümüzdeki günler için büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalacaktı.
Banko stoper Rhodolfo sakatlanıp yerini yeni alınan ikinci stoper Delgado ya
bırakıyordu. Delgado ve Marcelo ilk defa yan yana oynadıkları oyunda nasıllar
mıydı Orta şekerli...
Chibue, Larsson ve Habibu tehlikeleri ise çoğu zaman
Beşiktaş ceza alanına gelmeden bertaraf edildi ama kaleci Tolga da biri yerden,
diğeri havadan doksanlara giden topları çelerek Gaziantepspor un en azından
farkı bire indirerek, hatta eşitleyerek maça ortak olmasını önledi. Hani şu
spor medyasının ve otoritelerin kaleci değil dedikleri Tolga yaptı bu işleri...
Ben burada bir yazıda şunu belirtmiştim: Yanına bir rakip gelince belki de
gece 23.00 te yatan Tolga artık 21.00 de yatacak. Aynı Tolga, uykusuz
gecelerine mışıl mışıl uyuyarak son verecek. Bütün sıkıntılarından arınmış
olarak idmanlara gelecek... Galiba öyle olmuş. Zaten iyi kumaşı olan kaleci
söküğünü kendi tamir etmiş.
Sonra Gomez de iki defa boş kalarak kolay golleri atarak
skoru garanti altına aldı. Ama yukarıda da değindiğim gibi ilk yarıda bir de
iyi top atılmayan Gomez sanki biraz egoizm tuzağına düşmüş. Acaba derim Avrupa
Şampiyonası nı yaklaşırken bizim Löw e mesaj mı çekmek istiyor
Beşiktaş kazandı, hem de fark atarak. Ama şu anda Ocak
öncesi kadar bile olmayan sayıda stopere kaldı. Haaa Tosiç ve Necip
alternatiflere yine sağda, Franco, Miloseviç, Ersan olmak üzere üç gitti, bir
de altı aylık sakatlık süresini Rhodolfo üzerinden eklersek, büyük zarar
görüldüğü açık ve net olarak ortadadır. Şimdi artık Beşiktaş arka blokta
yoğurdu üfleyerek yemek zorundadır...
Bu arada Gökhan Töre, Olcay zaten yapıyordu, Sosa ve
Oğuzhan sahayı bu kadar çok hem enine, hem de boyuna kullanmaya devam
ederlerse, arkadaki bu büyük endişe de pek duyulmaz derim.