Ülkenin yüreği ağzına geldi.
Milletin öpüp başına bıraktığı, göz aydınlığı kurumlarından olan TUSAŞ’a terör saldırısı, akılları başlardan aldı.
Satılmış, hain iki terörist baskın yapıp gencecik evlatlarımıza kıydı.
Türkiye şehitlerine ağladı.
Taksi şoförü şehidimiz Murat, hüma kuşu gibi ardında üç yavru bıraktı.
Mühendis Zahide’nin kanser hastası kuzusu iyileşip yeni evine dönmüştü, o gün evlilik yıldönümleri idi bu kez yavrularının sağlığına kavuşması ile daha anlamlı kutlayacaklardı ancak Zahide, eşinin gönderdiği çiçeği almaya giderken bütün geleceği bir çiçek gibi solduruldu.
Ki biz eskiler, böyle hain pusuların hiç yabancısı değildik.
12 Eylüller, 28 Şubatlar görmüş bizim kuşak,
Bahçeli’nin barış açıklamaları ile hem şaşırmış, hem sevinmiş, hem de korkmuştuk.
Neden şaşırdık, sağcı bir lider, terörün başını Meclis’e davet edip, “konuş ve bitir şu terörü” demişti.
Zira tarih boyunca devletler bile başka ülkelerin güdümüne girebiliyordu.
İngilizci ve Almancı paşaların Osmanlı’ya ettiği kötülük hâlâ taze bir yaradır.
Terör örgütlerinin de kullanışlı ahmaklar olduğunu ne kadar fazla yaşadık.
Maocu, Leninci örgütler az örselemedi ülkemizi.
ABD nin himayesindeki FETÖ, vatan evlatlarını satırdan geçirdi.
Yine Amerika’nın eğitim ve silah desteği verdiği PKK nın kanlı katliamlarının planlayıcısı olduğu giderek netleşmekte.
Bu yüzden Bahçeli’ nin açıklamaları ile bir düş olan barış için hayaller kurabilir miydik?
Ne asker yavrularımız gencecik yaşta ölsün ne de dağdaki çocuklarımız.
Zira bu ülkede ikisinin de anaları ağlamakta.
Fakat bu hayal de bize pahalıya mal oldu,
Sevincimiz kursağımızda kaldı,
Korktuğumuz başımıza geldi.
Barış rüyalarına, taşeronların tasmasını elinde bulunduranlar izin vermedi.
Akla bir başka terörist başı Fetö’nün ölümü ile bir gönderme yapılabileceği de geldi.
Fakat asıl mesele Kazan’daki BRİCS zirvesi idi.
Bu yüzden Kahramankazan’dan, Kazan’a ayağınızı denk alın mesajı gönderildi.
Amerika karşıtı bir oluşum içinde bulunduğunuzda başınızı ağrıtırım dendi.
Madem BRİCS zirvesi Kazan’da toplanacak, teröristlerin ev ödevi verildi.
Hedef Kahramankazan’ daki Türkiye’nin üzerine titrediği maşuku TUSAŞ.
Hürjet, KAAN, Gökbey’in yuvası.
BRİCS; Rusya, Çin, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika’nın başı çektiği pek çok ülkenin desteklediği; ABD ve yandaşlarına karşı oluşturdukları bir küresel birlik. Türkiye’ nin de bu zirveye katılması, diğer tarafı fena halde kızdırdı.
BRİCS üyeleri, ekonomiye çeki düzen verip, dolara karşı kendi para birimlerini kullanıp, ABD nin ekonomideki bel kalınlığını kırmak istemekteler.
Ruble ve Yuan ile ticareti başlattılar. Bangladeş ve Arjantin de dolara karşı Yuanı desteklediğini, Hindistan Rusya ile ticaretinde Rubleyi, İran da Çin ile ticaretinde Yuanı seçti.
Türkiye Cumhurbaşkanı, Rusya Devlet Başkanı ile BRICS Zirvesi’nde görüşüp; iki ülke arasında banka ödemelerindeki sıkıntıların çözülmesine yönelik çabaların sürdüğünü kaydettiler.
İki ülke arasındaki ticaretin geçen sene 55 milyar dolara ulaştığını bildiren Putin, metalurji, otomotiv, makine ve ağaç işletme sanayisinde önemli ortak yatırımlar olduğuna değinip, Rusya’nın Türkiye’nin önemli bir doğal gaz sevkiyatçısı olduğunu, 6,3 milyon Rus turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirtti.
Elbet Hindistan’ın, Rusya’nın, Çin’in ülkelerindeki Müslümanlara zulmünü asla unutmuyorum.
Fakat BRICS, ekonomiyi düze çıkardığında, bunun siyasal yansımaları da olacak, askeri güç dengeleri değişecek, dünyayı yöneten egemenler tasfiye olacak.
Ekonomik savaşın kaybedilmesi riski karşıt cepheyi çıldırtmakta, katliamla terörle dünyayı dizayna kalkışmakta.
İnsanlığın kanını emen keneler, umarım tez zamanda yok olup giderler.