Gündem

Kazanan Kumlu, bölünen Türk-İş oldu

Kazanan Kumlu, bölünen Türk-İş oldu

Abone Ol

Kongreler, sendikaların ve çatı örgütlerinin yenilendiği, güç topladığı, heyecanların tazelendiği alanlardır. Bu açıdan Türkiye‘nin en büyük işçi örgütü olan Türk-İş‘in 21‘inci genel kurulu değerlendirildiğinde, heyecan ve güç tazeleme yerine mevcudu korumanın ötesine geçilemedi. 4 gün süren kongrede özellikle muhalif sendika başkanları eteklerindeki taşları döktüler, ancak bu konuşmalar nedense her gün eriyen sendikal hareketi yeniden hareketlendirecek çözüm önerilerinden mahrum kaldı. Durum böyle olunca Mustafa Kumlu yeniden Türk-İş Genel Başkanlığı‘nı kazandı ama işçi hareketinin lokomotifi Türk-İş, yeni bir kazanım elde edemeden kongresini gerçekleştirmiş oldu.

Türk-İş‘te mevcut yönetime tepki olarak sol söylemleri ile öne çıkan sendikaların oluşturduğu ‘Sendikal Güç Birliği Platformu‘ da kongreye yeni bir açılım getiremediği gibi Türk-İş‘in keskin bir şekilde bölünmesine zemin hazırladı. Söylem ve sloganların çalışan kesimin sorunlarına vurgu yapmak yerine ideolojik temellere dayanması, siyasette alışık olduğumuz AKP-CHP kutuplaşmasının bir benzerinin de Türk-İş genel kurulunda yaşanmasına neden oldu. Karşı olmalarına rağmen ‘karşı taraf‘ korkusundan dolayı birçok delege Kumlu‘yu desteklemek zorunda bırakıldı.

Şeker özelleştirmelerine duyarsızlık dikkat çekti

Öte yandan Kumlu‘nun listesinin kazanmasında, tabanda çok sevilen Demiryol-İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay ile ekonomik ve üye gücüyle Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak‘ın aynı listede bulunmasının da önemli bir etkisi oldu.

Türk-İş Genel Kurulunda dikkat çeken en önemli unsur ise gündemde bulunan şeker özelleştirmesine karşı ortaya konulan duyarsızlık damgasını vurdu. Özellikle kongrenin 2‘nci ve 3‘üncü gününde sendika başkanlarının birçoğu      genel kurulda birer konuşma yaptılar. Bu sendika başkanlarının içinde sadece Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, gündemdeki şeker özelleştirmesine karşı Şeker-İş Sendikası‘na destek verilmesi gerektiğini belirtti. Bunun dışında hiçbir sendika başkanı; Türkiye‘yi şekerde ithalatçı konuma düşürecek özelleştirmenin karşısında durulması için bırakın ortak bir eylem çağrısında bulunmayı Şeker-İş Sendikası‘na destek sözünde bile bulanamadılar.

İşin en acı tarafı ise Türk-İş Genel Başkanlığı‘na adaylığını açıklayan ‘iki Mustafa‘nın gündeminde de şeker özelleştirmesi yoktu. Ne Mustafa Kumlu ne de Mustafa Öztaşkın, konuşmalarında sanki şeker özelleştirmesinden habersizlermiş gibi bu özelleştirmelerden hiçbir şekilde bahsetmemeleri kongrenin en önemli ayrıntısını oluşturdu.