Gündem

Kazan, yemin krizi ve boykotu değerlendirdi

Kazan, yemin krizi ve boykotu değerlendirdi

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, CHP ve bağımsız milletvekillerinin yemin boykotunu eleştirerek, seçilmiş ve mazbatasını almış milletvekillerinin Meclis‘e gelip yemin etmesi gerektiğini belirtip, "İşin çivisi çıkmış.  Milletvekilli seçilmiş insanların yapması gereken ilk şey, parlamentoya gelip yemin etmek ve milletvekilliğini de yasama faaliyeti itibariyle başlatmaktır" dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, CHP ve bağımsız milletvekillerinin yemin boykotunu eleştirerek, seçilmiş ve mazbatasını almış milletvekillerinin Meclis‘e gelip yemin etmesi gerektiğini belirtip, "İşin çivisi çıkmış.  Milletvekilli seçilmiş insanların yapması gereken ilk şey, parlamentoya gelip yemin etmek ve milletvekilliğini de yasama faaliyeti itibariyle başlatmaktır" dedi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Kazan, "Aslında Anayasa, meclis içtüzüğü ve siyasi partiler yasası her şeyi düzenlemiş. Ortada Ahmet, Mehmet‘in farklı karar izhar etmesi mümkün değil. Kanunlar ortada. Eğer ortadaki işlem Anayasa‘ya aykırı ise, o zaman Anayasa Mahkemesine gidilir" dedi.

Tutuklular bırakılmalı

Bazı partilerin seçimlerde oy getirir düşüncesiyle yargılanmakta olan bazı kişileri listelerinde aday gösterdiklerini hatırlatan Kazan, Anayasa‘nın yasama dokunulmazlığını açıklayan 83.maddesindeki "Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz" hükmü gereğince, milletvekili seçilen bu kişilerin serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Bu isimlerin seçilip, mazbatalarını da aldıklarına dikkat çeken Kazan, " Dokunulmazlık mazbatayı almakla başlar. Mazbatayı aldıktan sonra tutuklanamaz, cezalandırılamaz, yargılanamaz. Bunların hepsi Anayasa‘da yazılmış. Dolayısıyla Meclise gelecekler ve Meclis‘in prosedürü uygulanmaya başlayacaktır. Davanın devam etmesi için Meclis‘in dokunulmazlığını kaldırması gerekir" dedi.

AKP‘ye mesaj mı veriyorlar?

Milletvekilleriyle ilgili karar merciinin Meclis olduğunu kaydeden Kazan, "Anayasa‘nın hükmü açık. Yürümekte olan davadaki bir sanık milletvekili seçildiği zaman o davanın durması gerekir. Meclis yargılanmasına karar verirsek, o takdirde yargılama devam edebilir. Ama Meclis‘e intikal etmiş bir şey yok. Bugüne kadarki süreç, hep mahkemelerde cereyan etmiş" diye konuştu.

Kazan, Bu kadar açık Anayasa hükmüne rağmen bile bile kriz çıkarıldığına dikkat çekerek, "Şu anda AKP, neredeyse üçte iki çoğunlukla parlamentoya gelmiş. Bunun bir havası var. Havayı gidermek için bu gürültüleri, patırtıları çıkartıyorlar. Yani AKP‘ye göz dağı veriyorlar. Türkiye süt liman değil mesajı veriyorlar. Değil 2023, sen 2013‘e kadar bile gidemezsin der gibi" şeklinde konuştu.

Kavakçı olayında bir gerçek

Fazilet Partisi‘nden milletvekili seçilen Merve Kavakçı‘ya yemin ettirilmemesi olayı ile bugünkü yemin krizi arasında yapılan karşılaştırmaları da değerlendiren Şevket Kazan, 1999‘da yaşanan o tarihi olayın perde arkasındaki bir gerçeğe açıklık getirdi.

O gün Meclis‘in en yaşlı üyesi sıfatıyla geçici başkanlığı Ali Rıza Septioğlu‘nun yaptığını hatırlatan Kazan, " Yemin sırasında Erbakan haber gönderdi. Dedi ki, Merve Kavakçı‘yı en son yemine getirin. Gece saat 23-24 sıralarında. Çünkü yemin edenler gider ve Meclis boşalır. O boşluk anında yemin eder gider dedi" diye konuştu.

Ama Abdullah Gül ve arkadaşlarının bir anda Meclis çalışmalarının en canlı zamanında Kavakçı‘yı alkışlarla salona soktuklarını vurgulayan Kazan, "Bunlar ille de gösteri yapmak istiyorlar. Bunların merakı hava yapmak. Üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Özellikle Nazlı Ilıcak ve Osman Pepe‘lerin kontrolünde Meclis‘e girince, eyvah dedik biz. Bundan sonra ne olacak dedik. Ne olduğunu da bütün Türkiye gördü işte" dedi.

Ondan sonra Ecevit‘in kürsüye çıkıp ‘burası devlete meydan okunacak yer değildir‘ dediğini hatırlatan Kazan, "Öyle bir hava oluştu ki, Ali Rıza Septioğlu ara verdi. Ve aradan sonra bir daha da geri getirilmedi. Ve kızcağızın hakkını yediler. Bir daha da yemine cesaret edemedi" şeklinde konuştu. O zaman Merve Kavakçı‘ya destek vermeyenlerin bugün tutuklu vekillere destek vermesini de eleştiren Kazan, "Nedenini açıklamak çok kolay. Süleyman Demirel metodu. Dün dündür, bugün bugündür" dedi.