Gündem

Kazakistan halkı, ulusal referandumu başlatıyor

Kazakistan halkı, ulusal referandumu başlatıyor

Abone Ol

Kazakistan Cumhurbaşkanı olan Nursultan Nazarbayev‘in görevinin 2020 yılına kadar uzatılması konusunda bir referandumun düzenleme konusu, hem Kazakistan‘da hem de uluslararası toplumda yaygın olarak konuşuluyor.

Şüphe yok ki; ülke ekonomisini yakından takip eden her ekonomist veya siyaset bilimci,  bağımsızlık süresi boyunca Nazarbayev önderliğinde Kazakistan‘ın büyük bir ekonomik ve siyasi başarı elde ettiğini teyit etmektedir. Kazakistan, bu cumhuriyeti öncellikle stratejik bir ortak olarak algılayan tüm uluslararası toplumlarda tanınmakla birlikte güven kazanmıştır.

Kazakistan Cumhurbaşkanı, sosyo-ekonomik ve politik alanlarda önemli sorunları çözme yeteneğini, sadece yerli değil, aynı zamanda uluslararası alanda da kanıtlamış bulunmaktadır. Sovyetler Birliği‘nin dağılmasıyla, Kazakistan‘ın BDT ülkeleri için siyasi ve ekonomik merkez haline geldiği gerçeği inkar edilemez. Kazakistan, tüm Avrasya kıtasındaki saygın bir siyasi lider konumunu kazanmış en başarılı bir devlet olarak kabul edilmiştir. Ve bu liderlik ülkeye daha büyük sorumluluk yüklemektedir - Uluslararası toplum, Kazakistan‘ın hızlı ekonomik gelişim ve kalkınma politikasının, bölgedeki genel durumu istikrara kavuşturacağının farkındadır.

Nazarbayev‘in, uluslararası arenadaki büyük siyasi otoritesine bağlı olarak 2010 yılında Kazakistan, eski Sovyet ülkeleri ve tüm Orta Asya devletleri arasında AGİT başkanı seçilen ilk cumhuriyettir.

Tüm AGİT devlet ve hükümet başkanlarını müzakere masasında toplamak, birçok siyasetçi ve uzman açısından neredeyse imkânsız bir görev olarak görünmekteydi. Geçmişe göz attığımızda en son 11 yıl önce İstanbul‘da düzenlenen bir zirve toplantısından sonra bu seviyede bir platform hiç düzenlenmemiştir. Nazarbayev ise bunu başardı. Katılımcı devlet ve ülkelerin hükümet başkanları ile iyi olan kişisel ilişkilerini kullanılarak, zirve lehine güçlü argümanları sunarak Kazakistan Cumhurbaşkanı AGİT tarihinde yeni bir sayfa açtı: bölünmez bir Avrupa-Atlantik ve Avrasya güvenlik sisteminin inşası için temel oluşturdu.

Kazakistan‘ın AGİT Başkanlığının dönemi geride kaldı. Fakat bu, Kazakistan‘ın siyaset sahnesinden çekildiği anlamına gelmez. Nazarbayev tarafından başlatılan girişimler, AGİT "üçlüsü" çerçevesinde de Kazakistan tarafından teşvik edilecektir. Önemlisi, Haziran 2011‘den itibaren Kazakistan, İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) organizasyonunun başına geçecektir.

Dünyada son zamanlarda gözlenen huzursuzluk krizi, yoksulluk, yolsuzluk, etnik ve mezhep çatışmaları, "renkli devrimler" ve devletlerin güven kaybına karşın, Kazakistan, refah  ve barışın birleştiği huzurlu bir "ada" olarak görünmektedir.

Nazarbayev‘in başkanlığı sırasında Kazakistan toprakları, dini ya da etnik nedenlerle çıkan hiçbir büyük çatışmaya tanıklık etmemiştir. Nazarbayev‘in farklı kültürleri ve medeniyetleri birleştirme hareketi, doğru bir seçimdir. Bugünlerde Kazakistan‘da yaklaşık 140 etnik grup ve 46 farklı inanç barış içinde bir arada yaşamaktadır ve başkent Astana‘da geleneksel ve değişik dinlerin liderleriyle çeşitli toplantılar yapılmaktadır. Kazakistan Cumhurbaşkanı‘nın girişimiyle, 2010 yılı BM tarafından Uluslararası Kültürler Yakınlaşma Yılı olarak ilan edildi. Cumhuriyet, ulusal birlik doktrini kabul ederek kendi içinde eşsiz bir yapı yarattı - anayasal statüye ve Parlamentoda temsilciliğine sahip olan Kazakistan Halk Meclisi.

Kazakistan halkı, ülkedeki güvenli sosyo-ekonomik ve siyasi durumunu, yaşam standartlarının istikrarlı ve sürekli yükselmesini, din ve ırk özgürlüğünü değerlendirerek, Cumhurbaşkanın görev süresini 2020 yılına kadar uzatılması için referandum düzenlemeye karar verdi.

Bu girişim uygulandığı halde, Kazakistan‘ı yüksek bir yörüngeye çıkaran politikasının devamlılığı sağlanacaktır. Daha da önemli görevleri ve başarıları önümüzdedir. Ülkede,  stratejisi 2020 yılına kadar olan endüstriyel kalkınma ve gelişim programı uygulanmaktadır. Bilimsel temelleri, araştırma merkezleri ve teknoloji parklarına yenilikçi unsur içeren özel bir vurgulama, devlet kalkınma ve gelişmesinde, güçlü bir teşvik sunmaktadır. Devlet düzeyinde alınan önlemler, Kazakistan‘ın dünyanın en iyi 50 rekabet ülkesi listelerine girmesi için gerekli koşulları oluşturmaktadır. Ama bu, sadece gelecekte de ülkedeki istikrarın korunmasıyla mümkündür. Ve istikrar, tüm Kazakların zihinlerinde ve kalplerinde öncelikle Nursultan Nazarbayev ile ilişkilidir.

Washington‘daki Inter-Amerikan Diyaloğu örgütünden Latin Amerika konusunda uzman Michael Shifter‘in bu konudaki görüşü şu şekildedir: Düzenlenen tüm referandumlar, seçilme görevlerini taşıyan kişilere seçmenlerin etkisini artırmaktır. "Doğrudan oylama yoluyla alınan halkın iradesini karşı tartışmak zordur."

Referandum sonuçları - vatandaşların güveni demektir. Cumhurbaşkanı bile buna karşı gelebilecek güçte değildir. Kazakistan yönetimine antidemokratik suçlamaları atan herkese şunu hatırlatmak gerek: Nazarbayev için sadece imza toplama aşamasında bile tüm Kazakistan halkı Nazarbayev lehine oy kararını vermiş durumundadır. Bu inisiyatif 5 milyondan fazla vatandaş tarafından desteklendi ve bu rakam seçmen sayısının yarısından fazlası demektir. Başka bir şüphe olabilir mi?