Kaz dağları, bilgesini kaybetti

Abone Ol

Afet Ilgaz ı kaybettik.

Her ölüm erkendir , der, şair.

Anneciği, yüz yaşına yakın vefat ettiğinden midir, Afet

ablanın öteye gidişini erken bulduk.

Onunla Milli Gazete de uzun bir köşedaş lık serüvenimiz

bulunmakta.

Çanakkale nin eğilmez çocuğu, fikrini saklamadan, kimseye

yağcılık yapmadan yaşadı; bu yüzden yazı sahasında da, sosyal hayatında da

eleştirilerini dobraca dile getirdi.

Bu sebeple, çok farklı fikir yelpazelerinde kalemi ile

mücadele verdi.

Evliliğinde de yanlış gördüklerini düzeltmeye kalkmış ve

başkalarına, ünlü bir eşten ayrılmak imkânsız gelse de; o, Rıfat Ilgaz ile

evliliğini bitirmiştir.

Bulunduğu çevrelerde de öyle baş eğip kafa sallayıp geçip

gitmemiştir.

İslam ın dairesine adım atınca, mensubu olduğu sol çizgi,

onu tamamen silip görmezden geldi.

Bu güçlü kadın, kalemi; kale bilip direnmesini bildi.

Hayat ona meşakkatli idi, tek başına olsa da gülümseyerek kafa tuttu, yaşlı

annesine ve torunlarına kalbinde ve evinde yer açtı. Kocamustafapaşa daki evinde

ve Kaz dağlarındaki yazlığında geniş ailesi ile mutlu idi, dağların otlarını

toplar yemek yapar ve yazılarında paylaşırdı. Afet abla, daha çok anlat

derdim, Kaz dağlarını ve floralarını .

O sevdiği yazlığında 2013 Eylül ünde düşüp kısmi felç

geçirince, yazılarını telefonla yazdırmaya başlar bu mücadeleci kadın. 17

yaşında başladığı kalem işçiliği, 9 0cak ta Yeniçağ gazetesindeki son yazısı

ile bitti. Rüyayla karışık isimli son yazısında ise artık ötenin kapısında

durduğunu anlatmaktadır:

Zannetmeyin ki, dünya harikası doğa güzeli bir yerde

yaşıyorum. Hayır. İşte öyle arada bir gözüme çarpan yeşillikler oluyor.

Gerçekten dünden beri pat pat çırpınan, neler olduğunu bilmiyorum ama o

şeylerin bir yerlere vurmasından, ses çıkarmasından çok hoşlanıyorum Yattığım

yerden gördüğüm, Melek e de haber verdiğim gökten süzülen Arap harfleri bunu

gösteriyor. Bak Melek, Arap harfleri iniyor gökten dedim

Yazı hayatındaki 60. yılı kutlar, kimileri ödüllü otuz

eser bırakır ülkesine ve o çok sevdiği halkına. Eşiktekiler adlı

romanı, Başörtülüler isimli hikâye kitabıyla TDK ödülü, Yol isimli romanıyla

TYB ödülü aldı.

Türkçe öğretmeni idi, lisana hâkimdi, eserlerini halkın

anlayacağı şekilde sade bir dille yazdı. Hali tavırları dosttu, daima

güleryüzlü ve erdemli idi. Halk hareketi olarak gördüğü son yılların siyasi

ivmesini hararetle destekledi fakat dinozorca değişimden de hiç hazzetmedi,

eğip bükmeden eleştirdi.

Bugün sevenleri onu, o çok sevdiği Sümbül Efendi

Camii nden sonsuzluğa uğurlayacak. Büyük dost Rahman ın sevgisi hep yanında

olsun.