Kayıt dışı niçin önlenemiyor?

Abone Ol

Devlet Bakanı Ali Babacan, AKP olarak kayıt dışı ile mücadelede başarılı olamayacağını söylemiş. Babacan bunu itiraf etmese de kayıt dışı ile mücadelede iktidarın başarılı olamadığını herkes görüyor ve biliyor. Önemli olan böyle bir itiraftan ziyade kayıt dışı ile mücadelede niçin başarılı olunamadığıdır. Bu sorunun cevabını bulmadan yapılacak mücadele bundan sonra da başarısız kalacaktır.

Maliyecilerin aklına kayıt dışı deyince küçük esnaf ve bir kısım dar gelirliler geldiği sürece kayıt dışının kayıt altına alınması mümkün değildir. Onbinlerce küçük esnafı kayıt altına almış olsanız da yılda bir kaç trilyon lira sanayi, hizmet ya da zirai geliri olanı kayıt altına alamıyorsanız yaptığınız iş kayıt dışı ile mücadele olmaz. İşte esas mesele burada düğümleniyor Daha önce de belirttim, üretim ister tarım ister sanayi, ister hizmet sektöründe olsun daha işin başında kayıt altına alınamadığı sürece Anadoluya çıkıp bakkalı, berberi, köy kahvesini  kayıt altına almaya çalışmanın fazlaca bir anlamı yoktur. Anadoluda bazı ilçelerde Maliye memurları arabalarına atladıkları gibi tüm dükkanları dolaşıp vergi açısından kontrol yapıyorlar ve girdikleri her dükkana da ceza yazıp çıkıyorlar. Sanki böylece kayıt dışını kayıt altına almak  hususunda görevlerini yapmış oluyorlar. Esnafa ceza yazmanın kayıt dışını kayıt altına almakla hiçbir ilgisi olmadığını ya bilmiyor ya da bilmek istemiyorlar. Cezayı yiyen her esnaf tepkisini ağır bir şekilde gösteriyor.

Söz gelimi berberlerin bir sakal traşı için bile fiş kesmesi gerekiyormuş. Bunu taşrada öğrendim. Kahveciler de aynı. Her bardak çay için fiş kesmek durumundaymışlar. Maliyeciler teftişe çıktıklarında fiş kesmeyen kahveciye, fiş kesmeyen berbere ceza yazma hakkına sahipler. Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde bir sakal traşı 3 ile 5 YTLolabilir ama, Anadoluda 1 YTLye berberler sakal traşı yapıyor. Maliyeciler bu 1 YTLyi kayıt altına almanın mücadelesini verecekleri yerde yıllık gelirleri trilyonlarla ifade edilenleri kayıt altına alabilmiş olsalar sanıyorum ekonomiyi kayıt altına alma hususunda daha tutarlı bir iş yapmış olurlar. Söz gelimi bir emeklinin ayda 250 ya da 350 YTL kira getiren evinin beyannamesinin peşine düşmek yerine bir senede milyon YTL kazananların peşine düşmesi daha doğru olmaz mı Ankarada bazı semtlerde daire fiyatları en az 250 bin YTLden başlıyor. Bu arada 500 milyon ile 1 milyar dolara satılan evler var. Bu evlerin vergisi rayiç bedel üzerinden ödeniyor mu Hemen belirteyim ki, kimsenin gelirinde gözüm yok. Çalışan, emek veren insanlar tabii ki kazanacaklar. Ancak, maliyenin aklına hep dar gelirliler geldiği için ortada bir çalışki olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Bana göre Fabrika çıkışı bir başka ifade ile suyun başını kontrol altına alamadığınız sürece esnafın satışının peşine düşerek bir yere varılamaz, kayıt dışı kayıt altına alınamaz. Öte yandan fiş toplama işi hangi akla hizmet kaldırıldı anlayabilmiş değilim. Ben de emekli olduğum için fiş toplamanın kaldırılmasından memnunum ama, kayıt dışını azaltmak isteyen bir iktidarın fiş toplamayı kaldırması en son yapabileceği bir işti. Sanki başlangıçta kayıt dışını kayıt altına almak için ciddi olarak harekete geçen iktidar daha sonra bu işten vazgeçmiş de onun için fiş toplamaya son vermiş gibi görünüyor. Bir başka ifade ile büyük üreticilerle başa çıkamayan, onların tepkisi karşısında yelkenleri indiren bir iktidar söz konusu gibi görünüyor. Bu arada, milyon YTL kazanıp yanlarındaki işçileri hem kadrosuz hem de asgari ücretin altında bir ücrete çalışanlarla başa çıkamayanların kayıt dışı ile başa çıkması mümkün olabilir mi