Kaybetmediniz Kazandınız

Abone Ol

  Üniversite

öğrencisi bir genç kızım. Fırsat buldukça hayır çalışmalarına katılıyorum.

İnsanlarımızın hayır konusunda zayıf kaldıklarını düşünüyorum. Herkes kendisini

düşünüyor, zenginler yoksulun mahallesinden gözlerini kapayarak geçiyorlar. Bu

konuda bir itirafta bulunmak istiyorum; aslında birine bir şeyler vermek benim

nefsime de ağır geliyor. Annem cömert bir kadındı, harçlığımızdan bir miktarını

hayır yapmamız için ayırmamızı tavsiye ederdi. Bu davranışımı sürdürmeye

çalışıyorum. Küçük de olsa hayır yapabiliyorum. Ama verirken ellerim titriyor,

ayaklarım geri gidiyor, zorlanıyorum. Bu benim istediğim bir şey değil ama

herhalde nefsimle savaş halindeyim. Bu konunun önemine değinirseniz sevinirim

(Nurhayat Ç)

Rabbimiz kitabında bildiriyor; insan acelecidir, insan

nankördür, insan sabırsızdır, insan cimridir insan kötülüğe meyyaldir. Duygu ve

düşüncelerimiz iyi ile kötü arasında gider gelir.

Fakat bunu bir mazeret olarak görüp, kötülüğe

meyledemeyiz. Nitekim insan sahip olduğu iman ve irade ile kötülüğü savıp

tavrını iyilikten yana alabilir. Bu potansiyel fıtri olarak onda mevcut. O

yüzden yaptığımız hiçbir kötülük için mazeret üretme hakkına sahip değiliz.

Kardeşimizin de ifade ettiği gibi, hayır hasenat yapmak

nefsimize ağır gelir. Bize ait olmayanı bizim zanneder ve vermek istemeyiz.

Vermekten çok almayı ve biriktirmeyi severiz. Peki, vermek bu kadar kazançlı

bir davranış iken neden veremeyiz Bunun sebepleri kısaca şunlar:

* Aç kalma korkusu

* Elimizdeki imkânların azalacağından korkmak

* Sahip olduğumuz maddi imkânları kendi kazancımız olarak

görmemiz.

* Çok şeye sahip olduğumuzu düşünüp kendimizi güvende

hissetmemiz.

Sorunun çözümü için verilenin bir kayıp değil kazanç olduğunu

ve bu kazancın kendisine bir şekilde ulaşacağını bilmesi ve inanması gerekir.

Şunu unutmayalım; kayıp olan arkamızda bıraktıklarımızdır verdiklerimiz ise

gerçekten sahip olduklarımızdır.

Onlar bollukta da darlıkta da infak edenler, öfkelerini

yenenler insanlardan bağışlama ile vazgeçenlerdir. Allah iyilik yapanları

sever (Ali İmran-134)