Bolu Kartalkaya’da meydana gelen otel yangınında hepimizin içi yandı. Milletimizin başı sağ olsun! Bu faciaya ilişkin;
* İhmal/ler zinciri var mı?
* Atılması gereken adımlar vakti zamanında atıldı mı, atılmadı mı?
* Gerçek manada sorumlular kim ve bu sorumlular hesap verecek mi?
Bolu/ Kartalkaya otel yangınıyla alakalı çok sayıda sorular var. Bu soru işaretlerinin en yakın zamanda cevap bulması ve bundan böyle benzer faciaların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması en büyük temennimiz.
***
Kayak merkezleri alanında uzman bir isimle konuştum.
Salt yangın meydana gelen otelle ilgili değil; genel anlamda kayak merkezleri ve otelleri konusunda bazı görüş ve düşüncelerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Buyursunlar;
* “Kayak merkezlerinde, oteller, pansiyonlar, moteller olduğu ve bunların birçoğu tamamen ahşap yapılar olduğu halde, bir itfaiye teşkilatı yok.
* Hata kayak merkezlerinde bir vidanjör yok!
* Oteller her yıl denetlenmesi gerekirken acaba denetleniyor mu?
* Oteller genellikle kış aylarında açık olduğu için, otel içlerinde, pansiyonlarda, kalorifer, ısınma tesisinin yanında, tehlike saçan ısıtıcılar, sobalar, mangallar, ocakbaşları, şömine vs. bulunmakta. Bu ısınma araçlarının tehlikelerine dikkat çekmek istiyorum.
* Kayak tesislerinde doğal gaz olmaması nedeniyle yakıt tipi, depolanmak suretiyle ikmal edilmektedir. Bu alana da dikkat çekmek istiyorum.
* Kış şartlarından dolayı otellerin dışı çok soğuk olması nedeniyle, sigara tiryakiler acaba sigaralarını nerede içiyorlar? Buraya da dikkat!”
GERÇEK MANADA SORUMLU/LAR KİM/LER?
Kayak merkezleri hususunda uzman olan isim, bu mekânlarla ilgili başka ehemmiyetli konulara da dikkat çekti. Okuyalım;
* “Otellerin birçoğu çok eski. Bu nedenle, yeniden yıkılıp yapılmasına izin verilemeyeceği için, eski yapılar tamir edilerek devam ettirilmektedir. Bu nedenle, yangın alarmı, elektriksel sorunlar esnasında, koruyan devreyi açan kumanda sistemi tam anlamıyla yapılamamaktadır. Bu noktada da yasal eksikliklere dikkat çekmek istiyorum.
* Kış olması nedeniyle, gıdalar genellikle sıcak tüketilmektedir. Bu yemeklerin pişirilmesinde, çeşitli alev püskürtme işlemleri yapılıyor. Bu otellerde bu türden hareketlere de dikkat!
* Otellerde yangın tüpleri ve bu tüplerin son kullanma tarihleri kontrol ediliyor mu acaba?
* Bu otellerde yönlendirme levhaları var mı?
* Kayak merkezlerinin diğer bir handikabı… Her yıl iş kazaları meydana gelen, telesiyej, teleski, gondol kazaları… Geçen yıl Antalya’daki Gondol kazası... Sormak lazım; birçok yerde etütler yapılmadan milyonlarca lira yatırım yapılıp,hiç kullanılmayan kayak tesisleri ne olacak? Bu tesisler yapılırken kimler karar veriyor?
* Kayak tesislerinden hangi bakanlığımız sorumlu?
* Kayak tesisleri yapılırken, etüt, projelendirmeler ve yatırımın gerçekleştirmesi esnasında kontrol teşkilatı kimlerden oluşuyor?
* Gençlik Spor Bakanlığımız bu işlemlerin neresinde yer alıyor?
* Benim bildiğim en uzman kuruluş Kayak Federasyonu! Kayak Federasyonu’nun kayak merkezlerini denetleme yetkisi varmı?
* Kayak merkezleri yatırımlarının geçici ve kesin kabulleri kimler tarafından yapılıyor?
* Avrupa’da kayak merkezleri çevresinde hiçbir otel, konaklama mekânı genellikle bulunmamaktadır. Bizde ulaşımı çok zor olan kayak merkezleri ile oteller neden iç içe yapılmakta? İşte Kartalkaya’da facia! Otel yangınının söndürülmesi için, bazı bölümlerine coğrafi şartlardan dolayı müdahale edilemedi.
* Ayrıca kayak bölgesinde otellerin, konakların yapılması, ortamın sıcaklığını artıracak, karın hızlı şekilde erimesine neden olacak.
* Yine otellerin aynı bölgeye inşası ile ayrıca çığ tehlikesini de beraberinde getirmektedir.”
***
Önemli hususlar ve önemli uyarılar…
Sizce de öyle değil mi?
BİR SORU!
Elbette teknolojiye asla ve asla karşı değilim!
Ama bir tarihi gelişmeden söz edip ardından bir soru sormak istiyorum.
* “Wright Kardeşler, 1903'te "havadan ağır ilk sürekli ve kontrollü uçuş"lu ilk uçağı Wright Flyer'i icat etti ve uçurdu.”
*“Projelerini Otto Lilienthal ve George Cayley'nin eserleri üzerine inşa ettiler.”
* “Birinci Dünya Savaşı'ndaki sınırlı kullanımının ardından uçak teknolojisi gelişmeye devam etti.”
* “Uçaklar, II. Dünya Savaşı'nın tüm büyük savaşlarında yer aldı.”
*“İlk jet motorlu uçak, 1939'da sunulan Alman Heinkel He 178'di.”
*“İlk jet motorlu yolcu uçağı olan de Havilland Comet, 1952'de tanıtıldı.”
***
Böyle devam ediyor, uçağın, uçakların gelişim serüveni.
Bu teknolojik aşamaları diğer teknoloji alanları için de düşünebiliriz.
Sorum şudur;
* “Acaba, insanoğlu teknolojinin gelişmesi için yıllardır ortaya koyduğu bu insan üstü çabayı, imkânı, parayı ve eforu, insanlığın daha ‘insani’ şartlarda yaşaması için harcasaydı, bunun da ötesinde bu efor ve çabayı “Önce Ahlâk ve Maneviyat” diyerek geliştirseydi, insanlık daha bir huzur ve refah bulmaz mıydı?”
KÖY İLKOKULLARI PROJESİ NE OLDU?
Millet İttifakı’nın “Ortak Politikalar Mutabakat Metni”nde en çok olumlu bulduğum hususlardan birisi, hiç kuşkusuz köy okullarının yeniden açılması vaadi idi.
Mevcut iktidarın bazı bakanları da bu yönde söz/ler verdiler…
Yıllardır burada yazıyorum. Yine yazayım;
* Köy ilkokulları açılmalıdır!
* Köylerde üretime ağırlık verilmelidir!
* Doğduğun yer aynı zamanda doyduğun yer olmalıdır!
* Artık neredeyse boşalmış olan köylerden şehirlere göçü önlemek için son çare budur!
* Düşünebiliyor musunuz, binlerce köy yaz kış şenlenecek… Binlerce köyde imam ve öğretmen aynı anda hizmet verecek, eskiden olduğu gibi…
* Binlerce köy aynı zamanda birer üretim merkezi olacak…
* Binlerce köyde kuruyan çeşmeler yeniden akmaya başlayacak, kuruyan meyve ağaçları yeniden tomurcuklanacak, kuruyan göller dolacak, kuruyan çaylar dereler yeniden canlanacak. Hikâye anlatmıyorum; bir köyde insan olmazsa dereler de kurumaya başlıyor…
* Binlerce köyde köylüler Mart ayında karların erimesiyle birlikte nevruz ve çiğdem toplamaya çıkacaklar... Hemen akabinde Mayıs ayı gibi de mantar seansları…
* Binlerce köyde tandırlar yeniden alevlenecek, taze ekmek pişecek.
***
Ben tüm bunları düşününce bir hoş oluyorum!
Söyler misiniz, ben heyecanlanmayayım da kimler heyecanlansın!
Siz olsanız heyecanlanmaz mısınız?