Kavanoz dipli dünya

Abone Ol

Dünya üzerinde uygulanmakta olan veya uygulandığı

takdirde refah ve mutluluk vaat eden pek çok sistem gelip geçiyor. İdeolojiler,

kendi doğrularını insanlara kabul ettirmeye ve kendi kurguladıkları gerçekliği

en doğru olarak pazarlamaya uğraşıyorlar. Pek çok insan icadı sistem, en

ideal olma iddiasıyla yürürlüğe giriyor ve pek çoğu aslında ideal

olmadığının bir geçit resmini yapıyor mevcut olumsuzlukları ve

adaletsizlikleriyle.

Pek çok ideoloji, bir sürü -izm , insanlığa refah,

adalet, zenginlik ve mutluluk vaat etse de, uygulamada başarı gösterene

rastlamak zor. İnsan zihni ne kadar mükemmel bir makine de olsa, işin içine

hırs, menfaat, kibir, gösteriş vs gibi insani zaaflar ister istemez giriyor ve

insanlara en iyi yi vaat eden sistemler birer birer çöküyor. Çökmese de

milyonlarca, milyarlarca insanı perişan ediyor, haklarını gasp ediyor,

adaletsizlik içerisinde kıvrandırıyor.

İslam dünyası, dünyanın gidişatı ve insanlığın ahvali

üzerindeki etkisini kaybettiğinden beri, Batı menşeili ideolojiler, akımlar,

-izm ler adaletsizliği ve sömürüyü yaydıkça yayıyor. Ekonomik veya siyasi

çıkar uğruna kendisine ait olmayana el uzatmak da, başka memleketlerdeki veya

kendi ülkesindeki insanların hayatlarını mahvetmek de meşru görüldü ve hala da

görülüyor.

Misal, koskoca bir Afrika kıtası, insanların deri rengi

gibi kara bir bahta sahip ve bunun da başta gelen müsebbibi Batılı adamın

barbarca sömürü arzusundan kaynaklanıyor. Batılı kafaya göre, insanlığın

önündeki en ideal seçenek kendi dayattığı veya pazarladığı ideoloji ve o da

bu ideolojiyi, kafa yapısını kendisinden ilkel insanlara götürerek onları

medeniyetle tanıştırıyor. Yüzyıllar boyunca gerçekleşen koca bir sömürü

çarkını, medeniyet götürme yalanıyla yapanlar, bugün de demokrasi ve

özgürlük (!) taşıyorlar dünyanın her yerine.

Dayattıkları siyasi sistemler, toplumları, milletleri

daha da sıkıyor, adeta sömürüye kapı aralıyor. Uyguladıkları ekonomik

sistemlerle kurdun bile yapmayacağı taksimi yapıyorlar, birkaç bin kişiye

milyonlarca insanın sahip olamadığı serveti bölüştürüyorlar.

Kimisinin masasında olmadık yemekler israf edilmeyi

beklerken, milyonlarca insan içecek su bulamıyor ve diyorlar ki, Dünya daha

özgür bir yer! Açlığın, yokluğun ve adaletsizliğin olduğu yerde özgürlüğün de,

mutluluğun da olmadığını bildiklerinden olsa gerek,  en işe yaramaz malları satarken bile

reklamlarda bolca mutluluk , zenginlik , daha fazlasını istemek

pompalıyorlar. Öyle yapıyorlar ki, insanlar gerçekte de böyle sansınlar, sanal

bir gerçeklikle kendilerini avutsunlar. Sömürünün devamı, sömürülenin

uyanmamasına bağlıdır ne de olsa.

BM nin rakamlarına göre, Somali de 2010 dan 2012 ye kadar

süren kıtlıkta 260 bin insan ölmüş. (1992 deki kıtlıkta 220 bin kişi ölmüştü)

Bunların yarısını 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Batı aleminde bir

saldırıda 3 kişi ölse, bütün dünyada kıyametleri koparanlar için bu rakamlar

renkli grafikleri süsleyen bir veri sadece. Belki de, Hollywood un çekeceği bir

filmde arka fondaki bir dram unsuru olacak.

Kendileri hariç insanları neredeyse insan bile saymayan

bu zalim kafa, insanlığa ideal sistem dayatırken, akla Fransa eski

Cumhurbaşkanı Mitterand ın Ruanda daki soykırım üzerine ettiği bir laf geliyor:

Öyle ülkelerde yaşanan bu tür olaylar çok da önemli değil

Dünyanın her yerinde katledilen Müslümanlara niye

kimselerin sesi çıkmıyor, ortada değil mi Bu kavanoz dipli dünya, bugün

zalimin oyun sahası maalesef