Bugün "küçük şeyler" gibi görünen fakat gerçekte büyük ve önemli olan yaşanmış üç olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
* Prim yaptığı için mi, konjonktür gereği mi, gerçekten öyle olduğu için mi bilmiyorum ama laik veya laikçi geçinen bir hanım tanıdım. Laik oluşundan dolayı mı, başka sebebi var mıdır bilmiyorum fakat bu hanımın din ve özellikle de İslâm çağrışımlı konuşmalara hiç mi hiç tahammülü yoktu.
Kızını tanıyordum. Güler yüzlü, cana yakın, masumiyetin sembolü genç ve güzel bir kızdı. Liseyi bitirdiği için kızının ne yaptığını, hangi okula devam ettiğini sordum. "Yurt dışında okuyor" dedi. "Ne güzel! Dil öğrenecek, bunun yanı sıra donanımlı bir kişi olarak geri dönecek, ülkesine hizmet edecek. Muhakkak kendi isteyerek gitmiştir. Hangi ülkede, nasıl bir eğitim alıyor " dedim.
Söylemek istemeyen bir tavır içine girdi, çekingen davrandı. Meğer kızı İsviçre de bir Katolik üniversitesine kaydolmuş...
Nereden nereye... Türkiye de dine, dinî içerikli konuşmalara laiklik adına tahammül edemeyen bu hanım, çok sevdiğini söylediği kızını, elin Katolik okuluna, hem de üstüne para vererek teslim edebilmiş...
Onun tavrından dolayı "Niçin Avrupa da laik bir okul değil de, Katolik okulu " demeye cesaret edemedim. Çünkü daha önceki konuşmalarımızda sergilediği tavırlar aklına gelmiş olmalı ki, fena halde eziklik duyuyordu.
Elbette maksadım kimsenin çocuğunu nerede, nasıl okuttuğu değil, takınılan iki yüzlü tavırdı.
***
* Belçika dan bir olay... Mâlum Türk öğretmenler bu ülkede görev yapabiliyorlar. Belçika okullarından birinde, bir gün bir olay meydana gelir. Türk bayan öğretmen sınıfa başı örtülü olarak derse gelen öğrenciye, "Sen bu başörtüsüyle sınıfa nasıl gelebilirsin Bunun ilkelerimize aykırı olduğunu bilmiyor musun " makamında bağırıyor.
Sınıftan sesler yükselmesi üzerine okul müdürü gürültünün geldiği istikamete doğru hızlı adımlarla ilerler. İçeri girdiğinde de şaşkınlığı bir kat daha artar, çünkü ortada sorun olabilecek bir şey göremez.
Dönüp öğretmene sorar, "Neler oluyor burada " diye... Öğretmen müdüre dönüp, "Görmüyor musunuz, böyle bir kıyafetle okula gelmiş!" der. Müdür çocuğun etrafında bir dolaşır, iki dolaşır Bir usulsüzlük arar fakat bir sorun göremez ve "Ne var ortada ben anlayamadım" mealinde sözler söyler.
Öğretmen başörtüsünü gösterir ve "Bizim ülkemizde bu şekilde okula gelinmez, yasaktır" der. Müdür, öğrencinin kıyafetinde herhangi bir sorunun olmadığını belirttikten sonra, "Sizin ülkenizin sorunu beni ve benim ülkemi ilgilendirmez" der.
Bununla da yetinmeyerek, "Hiçbir suçu olmadığı halde öğrencinin maneviyatını bozmuş bulunuyorsunuz, bunun telâfisi yoktur, ben öğrenciden bütün arkadaşları huzurunda özür diliyorum. Böyle bir olayı bir daha tekrarlarsanız, derhal işinize son veririm" der.
***
* Böylesi de varmış!.. Ceketimin kollarını tamir ettirmek için terziye götürdüm. Terzi bir hanımdı. İşlerinin çok yoğun olduğunu, fakat bu işi yapabileceğini söyledi, ben de teşekkür edip ayrıldım. Akşam üzeri gittiğimde ceket hazırdı, giyip denememi istedi.
Dediğini yaptım fakat ceketi giyip çıkarırken, üzerinde bir "toplu iğne"nin olduğunu farkettim ve "Cekette iğne var" dedim. Terzinin annesi "İğne haram" dedi. Ben ne demek istediğini anlamadığımı söyleyerek, "Nedir haram olan ve niçin " diye sordum. Bunun üzerine, "İğne ceketinizin üzerinde gelmiş, biz o iğneye dokunamayız, o sizin iğneniz. O iğne bize haramdır. Ne zaman siz, Sizde kalabilir, helâl olsun derseniz ancak o zaman helâl olur" dedi.
Aman Allahım! Bir toplu iğnenin hesabı yapılıyordu. Ben neredeyim Hiç tereddüt etmeden en keskin ifadeyi kullanarak bir toplu iğnenin haramlığını söyleyen bir esnaf vardı karşımda... Hem de deveyi hamuduyla yutanların bulunduğu bir ülkede Gurur duydum, rabbime binlerce kere şükrettim. Niçin ayakta durduğumuzu daha iyi anladım.
Terziye, ne kadar borcum olduğunu sorduğumda da, "Ben size ceketi alırken söylemedim mi " sorusuna "hayır" cevabını alınca, "Ücretini mutlaka size önceden söylemem gerekirdi, unutmuşum, özür dilerim" demez mi Aldığı ücret ne biliyor musunuz Sadece ve sadece 5 YTL. Bir başkası, bu para için ceketi eline bile almaz.
Buyurun ve maktaından seyredin, garip yurdumun insanlarına dair manzaraları