Katılmamız Mümkün Değil!

Abone Ol

Yandaşlar iktidar tarafından izlenen ekonomik programın doğru yolda olduğunu savunuyorlar.
Daha doğrusu, bu konuda bir hüsnüzanda bulunuyorlar.

Ne böyle bir savunmaya ne de böyle bir hüsnüzanna katılmamız mümkün değil!
Zira izlenen ekonomik program doğru yolda olsa bütün işler tıkırında gider ve kimse halinden yakınmaz.
Peki, işler tıkırında gidiyor mu, herkes halinden memnun mu? Her gün her şeye zam gelirken! Her gün kaygılar artarken!

Her gün endişeler katlanırken! Herkes halinden memnun denilebilir mi?
Bu şartlarda izlenen ekonomik programın doğru yolda olduğu fikri nasıl paylaşılır?
İzlenen ekonomik program doğru yolda olmuş olsaydı Merkez Bankası Başkanı bu kadar çok değişir miydi?

İzlenen ekonomik program doğru yolda olsaydı Hazine ve Maliye Bakanı bu kadar sık değişir miydi?
Bize kalırsa yandaşlar izlenen ekonomik programın doğru yolda olduğunu iddia edeceklerine doğru olan ekonomi programını bulma konusunda arayış içinde olduklarını söyleseler çok daha doğru bir iş yapmış olurlar.

Yıllardır ekonominin temel kabullerine zıt teklifleri hayata geçirme yolunda bir mücadele veriliyor.
Sanki borç arayan bir ülke değilmişiz de borç veren bir ülkeymişiz gibi kurallar konulmaya çalışılıyor.
Yani ekonomide bir şeyler tersine çevrilmeye uğraşılıyor.

Sonra da izlenen bu ekonomik programın doğru yolda olduğu iddia ediliyor.
Üstlerine biraz gidilince de enflasyonun sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın sorunu olduğu söylenip yine izledikleri ekonomik programa toz kondurulmuyor.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar ne söylerlerse söylesinler, izlenen ekonomik programın tüm sıkıntılarını omuzlamış durumdaki vatandaşa yapılanların doğru olduğunu kabul ettirmek mümkün değil.

Vatandaş bir bu söylenenlere bakıyor bir de her ay ödediği doğalgaz, elektrik faturalarına bakıyor.
Sonra marketlerdeki etiketlere bakıyor.

Üç kuruş ucuza alabilmek için girdiği bayat ekmek kuyruklarına bakıyor ve bu iddianın sahibi yandaşlara iki kelimelik bir cevap yolluyor: Hadi oradan, hadi oradan!