Gündem

Kardeşlik kurallarımız

Kardeşlik kurallarımız

Abone Ol

"Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler" (Hucurat sûresi,10)

"Toptan Allah‘ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah‘ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar" (Al-i İmran sûresi, 103)

Kardeşlik, ibadetlerden bir ibadet olduğuna göre ‘niyet‘ ister. Namaz nasıl sahibinin niyetine göre değer kazanıyorsa, kardeşlik de niyetler sahih oldukça değerlidir. Kardeşlik, niyet sahibinin ihlâsı kadar ecir kaynağıdır. Riya ve su-i istimal, namaz gibi bunun ecrini de bitirebilir.

Yaptıklarımızın karşılığını sadece Allah‘tan beklemek zorundayız

Kardeşlik düzeyi yüzeysel değildir; mal ve can düzeyindedir. En sevilen şeyler feda edilebilmeli, feda edilenin bedeli Allah‘tan beklenmelidir. Kardeşliği, birbirimizi boyunduruk altına alma malzemesi olarak görmeyiz. Farklı mizaçlarımıza, farklı yeteneklerimize ve farklı şartlarımıza rağmen ‘iman kardeşliği‘ çatısı altında dururuz. Birbirimizin farklılıklarını yok ederek değil, farklılıklara rağmen bir arada kalarak imtihanı kazanmış olacağız.

Tahammül sınırımız, Allah‘ın helal ve haramlarıdır

Elbette mizaç farklılığımızdan kaynaklanan -bir anlamda- çekilmezliklerimiz bulunabilir. İttifak ettiklerimizi gündeme getirir, ihtilaf ettiklerimizde birbirimizi mazur sayarız. O bir nimettir. Allah‘ın üzerimizdeki bütün nimetleri gibi bir yandan korumak, bir yandan da şükrünü eda etmek gayreti içinde olmalıyız.

Geçinen ve geçinilebilen olmak müminliktir. Sevgili Peygamber aleyhisselam efendimiz buyurdular ki: "Mümin geçinir ve geçinilir. Geçinip geçinilemeyende hayır yoktur."

Kardeşlik yardımlaşmaktır!

Kardeşliğin temellerinden biri yardımlaşmaktır. Bu yardımlaşma maddi alanda olduğu gibi manevi alanda da geçerlidir. Akrabalık bağlarını da dikkate alarak gittikçe büyüyen ve yayılan bir yardım halkası içinde bulunmak kardeşliktir. Bu yardımın hadislerde dillendirilen bir bölümünde ‘zalime de mazluma da‘ yardım etme ifadesi vardır. Mazlumu zalimin zulmünden kurtarmanın yanında, zalimi de zulmetmekten kurtarmak bir kardeşlik gereğidir. Belki de bu İslamî fark, herhangi bir insani yardım anlayışının üstünde olmanın adıdır.

İslam dininin bize emrettiği kardeşliğin şifresi ‘selam‘da saklıdır. Hikmetini anlasak da anlamasak da selam vermeyi, selama ilgi göstermeyi önemsemek zorundayız.

Kardeşlik coğrafi engel tanımaz!

İslam kardeşliğini coğrafi sınırlarla daraltmamak, başka birlikteliklerle ifsat etmemek onu korumaktır. Kardeşlikte kat edilen mesafenin en güzel göstergelerinden biri, kardeşin sevincine sevinmek, hüznüne mahzun olmaktır. Kardeşin bir nimete ermesine sevinmek, sevinilecek bir meziyettir.

Kardeşlik, hüsnü zann‘ı sürdürmektir!

Her mümin, Allah‘ın rızası için olan bir işi şeytanın ifsat etmek isteyeceğini bilir. Mal ve benzeri fitneleri kardeşliği yıpratacak şekilde ortada bırakmamak, töhmet alanlarını önceden gidermek gerekir. Ayrılıkları ve farklılıkları hesaba katarak yapılan planlar daha kalıcıdır. Kardeşliği sürdürürken önemliler ve öncelikliler çizgisi oluşturmak, hüsnü zannı ilke edinmek, açıklık ilkesini sürdürmek koruyucu olur.

Kardeşlik, örneği gösterilmiş bir kahramanlıktır!

Kardeşliğin ne olduğu, nasıl olduğu vahiyle övülmüş, örneği ile gösterilmiştir. Ensar-muhacir kardeşliği, Kur‘an ve hadislerle övülmüş bir örnektir. Kardeşler arasında affetmek, görmezden gelmek, suç biriktirmemek olgunluk göstergesidir. Eğer kardeşin hatası, dini yönü olan bir hata ise onu teşhir etmemek, düzeltmeye çalışmak, haddi aşmış bir fıskına karşı onu seviyeli bir şekilde kınamak, ondan uzak durmak görevdir. Eğer hata şahsa karşı ise, şeytana yol açmadan onu bağışlamak görevdir.