Kararan İnsanlık Ruhu

Abone Ol

İnsanın ruhu karardıkça zaman daralıyor. İnsanın üzerine gelen, abanan bir kötümserlik ve karamsarlık. Uzun hayat yolculuğunda inişli çıkışlı, çetrefilli. Yaşama koşulları zorlaştıkça etkilenme alanı çoğalıyor. İlerleyen zamanda giderek olumsuzluklar koyulaşıyor.

İnsanlığın düşünme alanı daraldıkça, güdülüyor, güdülmesi kolaylaşıyor. Zor zamandayız. İnsanlığı kuşatan büyük gücün etkisi çok yönlü. Bizi içeriden ve dışarıdan kemiren kemirgenler çok etkili. Yanlışlardan kurtulmak için çırpınıyor insanlık. Bir kurtuluş umudu kalmıyor, her geçen gün giderek daha etkin oluyor.

Yanlışlar çoğaldıkça çoğalıyor. Yanlışlardan azar azar da olsa kurtulmak gerekirken, yanlışların meşruiyetini savunan insanlığın ruh hali yaygın. Bu da siyasilerin toplum üzerindeki etkilerinden kaynaklanıyor. Siyasiler, daha çok bir ülkenin çıkarını ya da uluslararası ilişkilerin sonucuna göre karar veriyor ve uyguluyorlar. Uygulananın yanlış olduğu biliniyor, bunu hayata geçirenler de istemeyerek yapıyor olabilirler. Etki altındaki toplum psikolojisi söz konuşu yanlışın, uygulamanın savunucusu konumunda oluyor. Bunu salt siyasal yöneticiler açısından söylemiyoruz. Toplumun önünde yer alan kimler varsa söz konusu durum hepsi için geçerlidir.

Uluslararası kimi markalar, şirketler, kurumlar devletlerden çok daha etkili. Çünkü maddî güç onlarda. Onlar maddî güçlerini korumak, dünya insanlığı üzerinde etkili olmak için meşru ya da gayrimeşru baskı kuruyor. Bu çok büyük dev şirketler insanlığı bütün yönleriyle sömürüyor ve kemiriyorlar. Birbirilerinin alternatiflerini de kendileri oluşturuyorlar.

Şu günlerde en çok tartışma konusu olan Coca Cola. Bu devasa şirket dünyada çok etkili. Coca Cola ile ilgili bir olumsuzluk ve aleyhte bir propaganda belirince, etkili olmaya başlayınca bir milletin en etkili kavramlarını, simgelerini anında devreye sokuyorlar. Milliyetçi ve ulusal toplumların, ülkelerin damarlarını kabartacak hamlelerde bulunurlar. Örneğin milli takıma sponsor olunur, renkleriyle reklâmlar ve kampanyalar başlatılır. O zaman ülkenin büyük kesimi etki altına alınır. Kırmızı renk ile Coca Cola’nın renkleri özdeş kılınır. Sürekli medya üzerinde, görsel ve canlı olarak döndüğünde tepkiler azalır, yok olur.

Çok uluslu şirketlerin sahipleri, egemen güçlerinin bağlı bulunduğu ideoloji, onların insanlık üzerindeki baskıları, zulümleri unutulur. Başa dönülür. Bugün insanlığın başının belâsı olan Amerika-İngiliz ve Yahudi birlikteliğini oluşturanlar uluslararası şirketlerden güç ve destek alıyor. Çünkü onlar hemen hemen bütün ulusları ve o ulusların insanlarını içeriden tutsak ediyor.

İnsanlığın, özellikle de Müslümanların üzerinde yürütülen, bitmez tükenmez korkunç savaşlar söz konusu uluslararası güçlerin desteğiyle hem insanlığı sömürüyor hem de onlara zulmediyorlar.

Şu bir gerçek, İslâm coğrafyası büyük bir kuşatma altında. Bu ülkelerde yeraltı ve üstü kaynakları hâlâ çok zengin. Daha da önemlisi Müslümanlar apayrı bir medeniyet, kültür ve ruha sahip. Batı ruhu bunu kendileri için tehlikeli buluyor. İslâm gerçek hali ve yüzüyle belirince, etkileniliyor ve kabul görüyor. Tarih boyunca bu böyledir. Öncelikle İslâm ruh ve medeniyetinin korkunç gösterilmesi, insanlık üzerindeki manevi etkisinin azaltılması ilk ve başta gelen bir sorun. Batı ruhu çok değişken ve karanlık. İnsanlığı tatminden uzak. Sürekli olarak kendi içinde ideolojiler üretiyor ve insanlığı oyalıyor. Bu sadece izmlerle sınırlı değil. Örneğin futbol da bugün bir ideoloji. İnsanlığı oyalayan savuran, kamplaştıran bir ideoloji. Öyle ki bu, din konumuna çıkarılıyor. Orada yapılanlar dini bir ritüeldir. Bugün stadyumlara mabet deniliyor. Bu, etkili olarak kullanılıyor ve insanlar da doğal olarak kapılıyorlar.

Müslümanların başlıca sorunu içinde bulunduğu, yaşadığı, yaşamak zorunda kaldığı kötülükleri azaltmak ve gidermek. Bir kötülük bütün uluslarda var diye onu savunacak durumda değil. Bu bir meşruiyet kazandırmaz. Büyükleri savunma gerekçesi de olamaz.