Karaciğer için hareketsiz bedenler çok sakıncalıdır. Beden hareketsiz oldukça karaciğerin bedenin ısısını düzenleme imkânı kalmaz. Karaciğer pıhtılaşma faktörlerini üretir. Karaciğerin çalışamaması durumunda kanın pıhtılaşma faktörlerindeki denge bozulacağından direkt olarak kanın pıhtılaşma gücünde artma meydana gelecek ve bu durumda otomatik olarak kan dolaşım düzeyi olumsuz yönde etkilenecektir. Bazı insanların el ve ayaklarının sürekli soğuk olması hemen hemen yaz aylarında bile ısınmadığının fark edilmesi karaciğerin rahat çalışamadığının en önemli göstergelerindendir.
Karaciğerin dostu; Lavanta
Kan koyulaşmış ve birazda bu koyulaşmayla birlikte kanın kirlenme oranı artmıştır. Eğer bu insanlar kemikli ve zayıf bir bedene sahiplerse vata beden dengesizliğini gösterirler ki bunların el ve ayak üşümelerini giderecek yegâne bitkisel ürün aynı zamanda güçlü bir vata beden dengeleyicisi olan lavanta bitkisidir. Lavanta hem karaciğer için son derece önemli bir bitkidir ve hem de ısınamayan bedenler için zerdeçalla kombine edilerek kullanılabilecek ideal bir karaciğer şifa kaynağıdır. Lavantanın içinde oldukça fazla miktarda karaciğere faydalı kimyasal maddeler bulunmaktadır.
Karaciğer yağlanması
Fazlaca alınan gıdalar, sık, ağır ve yoğun beslenmek ve kalori olarak bunların yakılamaması karaciğerin yağlanmasına neden olur. Karaciğer yağlanması; çok yaygın bir sağlık sorunu olup toplumda sık olarak görülen psikolojik hastalıkların özellikle depresyonun önemli bir nedenidir. Ayurveda, beslenme alışkanlığına göre karaciğer yağlanması genellikle kapha beden dengesi bozukluğunun bir göstergesidir.
Kırklı yaşlardan sonra özellikle kilolu veya hafif kilolu insanlarda karaciğer yağlanmasına sık rastlanır. Depresyon gibi kronikleşmiş pek çok hastalık dikkatlice incelenecek olursa, bedenlerin rahat çalışamamasından ve kan kimyasının kirlenmesinden kaynaklanmakta oldukları görülür. Psikolojik faktörlerden veya travmalardan kaynaklanan depresyon hastalığı herkesin malumudur. Fakat endojen, metabolik veya organların rahat çalışamamasına bağlı olarak meydana gelen depresyonlardan pek kimsenin haberi yoktur.
Karaciğerin temizlenmesi
Karaciğerin temizlenmesi işlemi öyle kolay elde edilen bir başarı değildir. Bitkilerle, bitkisel yağlarla, bazı baharatlarla, Nöral Terapi tedavisiyle bu temizleme işlemi yavaş ve sabırla yapılması gereken pek çok faklı uygulamayı içerir. Bazı sebze ve meyveler karaciğerin dostudur. Bunların tüketilmelerinin arttırılması karaciğerin tekrar eski sağlığına kavuşmasında son derece önemli rol oynayabilir. Ağır, tatlı ve yağlı gıdalar karaciğerin düşmanıdırlar. Bal, baklava, börek, hamur işleri, yağlı kızartmalar gibi yemek yeme alışkanlıkları karaciğeri tahrip eden çalışmasını sürekli sabote eden yanlış uygulamalardır.
Karaciğere dost gıdalar
Kereviz, badem, kestane, pancar, patlıcan, brokoli, enginar, turp, zeytin gibi gıdalar karaciğerin dostudurlar ve bunların bolca tüketilmeye başlanmaları karaciğerin normal çalışma gücüne kavuşmasında karaciğere ciddi oranda destek olur. Fakat hangi sebzenin hangi karaciğer hastasına ne oranda fayda sağlayacağını daha önceden kestirebilmek fevkalade zordur. Genel olarak bu sebze ve gıdaların karaciğere fayda sağladığı yüzyıllardır deneme yanılma yoluyla insanların tespit etmiş oldukları bilgilerle başlamış son yıllarda yapılmış bilimsel araştırmalarla bunların içindeki bazı maddelerin kimyasal element ve vitaminleri, enzimlerin karaciğere fayda sağladığı tespit edilmiştir.
Depresyona dikkat!
Bedenin kirlenmesinden sonra kronikleşen en önemli ve sıkça görülen hastalık depresyondur. Bu yüzden psikolojik faktörlerin olmadığı birçok depresyon vakasının nedeni bir türlü tespit edilemez. Bu depresyon vakalarının; karaciğer, barsaklar ve kan sisteminin normalden farklı ve olumsuz çalışmasına, işlevlerini tam olarak yerine getirememelerine bağlı geliştiği rahatlıkla ifade edilebilir. Kan kimyasının bozulması ve özellikle kanın oksijen taşıma yeteneğinde meydana gelen azalma direkt olarak insanın depresyona girmesine neden olur.
Kanın karaciğer içinde dolaşımının azaldığı, karaciğerin yağlanmasına bağlı olarak yeterli miktarda kanlanamaması gibi durumlarda depresyon en sık görülen popüler hastalıktır. Bu gibi durumlarda genellikle depresyonu engellemeye yönelik verilen ilaçların pek fazla bir faydası ve özellikle kalıcı etkinliği olamaz. Hasta ilacı kullanırken kendisini bir süre iyi hisseder ilaç kesildiğinde bir süre sonra sinapslar arasındaki geçirgenlik tekrar bozulur ve hasta depresyona doğru sürüklenmeye başlar.
Bu tip hastalarda antidepresan tedavinin yanında burada anlatmaya çalıştığımız uygulamaların yapılması mutlaka gerekmektedir. Yapılan her destek tedavisi ve uygulama mutlaka kişinin yaşam kalitesinde yükselmeye neden olacak ve insan her yeni güne çok daha zinde ve dinamik olarak katılma mutluluğuna kavuşacaktır.
Daha geniş ve detaylı bilgi için; www.tamtip.com