Karabağ’da bir daha kandırılmayalım

Abone Ol

Gerek Ermenistan’a, gerek Karabağ Ermenilerine karşı verilen mücadelede sopayı yiyince teslim bayrağını çekenlerin masadaki sözlerine güvenilebilir mi? Çünkü Ermeniler masada ne söz verirlerse versinler verdikleri sözü yerine getirme konusunda samimi bir adım atmıyorlar. Sadece günü kurtarmak, anlık sopa yemekten kurtulmak için her türlü sözü verebiliyorlar. Yani, tek düşünceleri kafalarına koydukları hedefe ulaşabilmek. Söz gelimi Karabağ’a yönelik Azerbaycan’ın son hamlesine sürekli olarak çatışmadan yana tavırlar sergileyen Karabağ Ermenileri bir günde teslim oldular. Ya da teslim oldukları görüntüsü verdiler. Azerbaycan’ın topraklarını işgalden kurtarma hareketi karşısında anında yelkenleri indirerek masada yapılan görüşmeler dünyaya sorunun bittiği şeklinde duyuruldu. Ancak, yapılan açıklamalardan olup bitenleri tam olarak öğrenmek mümkün olmadı. Çünkü Karabağ’da yaşananlar genellikle Karabağ Ermeni temsilciler ile yapılan görüşmeler sanki Ermeniler Azerbaycan’ın her şartını kabul etmiş, kesin olarak barışın sağlanacağına güvence vermiş şeklinde sunuldu. İyi de terörist Ermenilere güvenmek geçmişte yaşananlar hatırlandığında mümkün değil ki.

Söz gelimi üç yıl önce de Karabağ’da Ermenilerle benzer gelişmeler yanmış, belli şartlara uyulmak şartıyla anlaşma imzalanmış, hatta Rusya barış gücü askerlerinin gözetiminde bunun sağlanacağı karara bağlanmıştı. Ancak geçen zamana rağmen Ermeniler Karabağ’daki tutumlarında hiçbir değişiklik yapmadılar. Her fırsatta sivillere saldırdılar, her tarafa bayınlar döşeyerek Azerbaycan askerlerinin bölgeye girmesini engellemeye, bunu başaramazlarsa meydana gelecek patlamalarla Azerbaycan askerlerine zarar vermek için her türlü yola başvurdular. Kısacası, geçtiğimiz günlerde yaşananlar üç yıldan beri yaşanmış, hatta bir anlaşma imzalanmıştı. Bu anlaşmanın kefilleri de vardı. Ama ne kefiller gerekeni yaptılar ne de Ermeniler attıkları imza gereği Karabağ’ı terk ettiler. Bununla da yetinmeyip bir emrivaki ile seçim yaptılar. Böylece Karabağ’da ikinci bir Ermeni devleti oluşturdukları havasını estirmeye çalıştılar.

Bu arada çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın sağlanması için yapılan görüşmelerden her ne kadar medyaya yansıyan haberler, “Karabağ tamamen özgür” başlıkları altında veriliyorsa da görüşmelerin ısrarlı bir şekilde Karabağ Ermenilerinin temsilcileri ile yapıldığı belirtiyor. Böyle olunca sanki Karabağ özgürleşmemiş bir Ermeni devleti statüsüne kavuşturulmuş bir görüntü veriliyor. Bu da gösteriyor ki, Karabağ’da Ermeniler barışın değil, belirsizliğin devamını sağlamaya çalışıyorlar görüntüsünü çıkarıyor. Bunun ötesinde Ermenistan’ı kenarda tutarak Karabağ’da kimler oldukları belli olmayan, bir devlet statüsü bulunmayan kişilerle görüşmeler yapılmış, anlaşmaya varılmış havası estiriliyor. Bu ise daha baştan bir defa daha Ermenilerin Karabağ’da çözümden yana olmadıklarını gösteriyor.

Bu bakımdan eğer kamuoyuna yansıyan bu görüntü bir uygulamanın sonucu ise, korkum sahada kazanılan hakların masada kaybedilmesi anlamına geliyor. Bu ise bölgede belirsizliğin devam edeceğini, çok geçmeden yeni bir çatışmayı mecburi hale getireceğinin bir işareti olarak değerlendirilebilir. Çünkü Ermeniler çeşitli zamanlarda sivillere yönelik katliamlar yapmışlar, işledikleri cinayetleri de başka ülkelere yıkmışlardır. Ne yazık ki, yeryüzünde bu Ermeni yalanlarına inanmaya hazır ülkeler de her dönemde bulunmuştur. Benzer bir durumda ülkemiz ve Yunanistan arasında yaşanmaktadır. Böyle olunca da Yunanlar ve Ermenilerle masaya oturmuş olmayı başarı gibi takdim etmekten vazgeçerek olayın kesin sonucunu varılan anlaşmalarda aramak yerine gelişmeleri çok iyi takip ederek yeni bir oyalama için Ermenilere zaman kazandırmamak gerekiyor.