Kara yazgılı ülkeme ağıt

Abone Ol

Sadece çocukluğum, ülkemle ilgili endişe duymadığım dönem. Gençliğim, orta yaşlılığım hep yüreğim ağzımda yaşadım. Terör, yoksulluk, savaşlar, darbeler, siyasi krizler, ekonomik ambargolar.

Ülkemin tüm kesimi hepimiz kan kustuk.

Bu nasıl müttefik ve dost ülke idi ki yakın dursak da, uzak kalsak da sırtımızdan hançerleniyorduk.

Hatırladığım dosttan ilk düşmanlık, Kıbrıs Harekâtı ile zuhur etti.

Sen misin soydaşlarının soykırımına arka çıkıp 1974 Kıbrıs çıkarmasını yapan, bu kabadayılığın bedelini, öfkeli dostun uyguladığı ambargo ile sürünerek ödemeye çalıştık.

Ambargoyu delecek şirketleri, ülkeleri kara listeye alacağını da açıkladı.

O yalnız günlerimizde deli denen Kaddafi çıktı, ambargoyu deldi, gemilerle ihtiyaçlarımızı gönderdi.

Biz 78 kuşağının çekeceği daha çok acı vardı.

Gençliğim sağ-sol savaşı ile geçti.

Üniversiteler ölüm tarlaları oldu, kürsülerde bombalar patladı, öğrencilerin üzerine silahlar sıkıldı, işçiler katledildi, 1 Mayıs törenlerinde katliamlar yapıldı, Kıbrıs Harekâtı’nın depresyonunu üzerinden atamayan dost ve müttefiklerin ellerinde ödenmemiş günahlarımız vardı.

Savaş kayıpları kadar yekûna ulaşınca, ocaklar sönünce, halk birbirine yeterince düşman olunca, 1980’de öldürücü darbeyi de vurdu.

Seksen Şubat’ında dolar 50 liradan 70 liraya çıktı.

Meğer Eylül’deki darbe için koridor açmakmış bunun adı. İdamlar, hapisler, işkenceler, Diyarbakır cezaevinde insan dışkısı yedirmelerle doğan terör örgütüne mavi boncuk takıldı.

Otuz senemizi de öyle heba ettiler, ana kuzusu çocuklarımız şehit oldu, kardeş kardeşi katletti, nefret dağları aştı, öfke sel olup taştı.

Siyaseti bırakın ekonomiye bakın diyen kurtarıcı Özal geldi, sağ-solun karın doyurmadığını anlayanlar, silahları bıraktı, keseleri derdine düştü.

Kamplaşma, inanca baskı, 28 Şubat ile zulüm, darbeye nişan taktı.

2001 Şubat krizi ile dolar mark yüzde yüz arttı, halk yüzde otuz fakirleşti.

Devran döndü.

Başka çocuklar zuhur etti, halk bir kez daha umuda durdu. Siyaset evrildi, dost ve müttefik ülkenin cepleri kurşun doluydu, namluya gezi olayları, FETÖ, hendekler, 15 Temmuz sürüldü.

Halk efsunlanmış gibi yakılan ülkesine bakakaldı, çıkan deli yürekler kendilerini tankların altına atıp darbe yangınını tersine çevirdiler.

Rüzgâr bu kez gemilerin direğini kurtuluş sahiline çevirmişti.

Bir daha terör, yeniden sınırlara yığılan yabancı kuvvetler, inen uçakların teröristlere getirdiği silahlar, kuşatılmışlık, güç gösterisi, yirmilik fidanların bir daha, bir daha toprağa düşüşü.

Millette takat kalmamış moral sıfır.

Bu klasik bitirme metotlarını da demode bulup yeni terör denemelerinden geri durmuyor dost ülke.

Döviz, dolar, euro, altın fırlıyor.

İran, Venezuela, Brezilya’nın paraları bunu nasıl yaşadıysa, siz de görün. Büyük hesaplaşmaya, başka yaptırımlara hazır olun diyen dosta karşı.

Şimdi seferberlik zamanı.

Ölmemek için israf kesilmeli derhal, her yerden.

Takmayın düğünlerde altın, almayın döviz, ticaretinizi başka para ile yapın.

Tasarrufa gidin, yönetim kurulu üyeliklerinizin yüz milyarları bulan meblağlarını devlete bağışlayın, fazla maaşlıları indirime gidin.

Ülke için evlatlarını feda eden yüce gönüllü insanlara bari birazcık yaklaşma emaresi gösterip ekonomik teröre göğüs gerecek yiğitlikler gösterip elinizi taşın altına koyup az harcayın, az tüketin, ülkenizin selameti için malınızdan vazgeçmeye razı olun.