"Kapitalizm içinde insana saygı duymayan piyasayı pompalayan krallar, buranın kapitalist efendileri, ağaları yavaş yavaş kendilerini yok ediyorlar. Halk bunun bilincine ulaştı. Eskiden bilgi kralların elindeydi, şimdi bilgi herkesin elinde. Şu anda herkes kral."
* Öncelikle sektörün genel görünümüyle ilgili bir değerlendirme yapar mısınız? İnanlar cephesinden durum nasıl görünüyor. İnanlar çok nitelikli projeler üreten bir firma. Bunun yanında sosyal sorumluluk projelerine de ağırlık veren, ülkemiz adına çok önemli işlere imza atan bir kuruluş. Bir değerlendirme alabilir miyiz?
1999 yılında bir deprem oldu İstanbul‘da. Bunun ardından bir değişim ve dönüşüm süreci yaşandı. Türkiye‘de inşaat firmaları kalitelerini çok artırdılar. Bilhassa 2005 yılından sonra iç piyasanın güzelleşmesiyle birlikte Türkiye‘de gayrimenkul sektörü çok ciddi anlamda prim yapmaya başladı. Çok ciddi inşaat firmaları ortaya çıktı. Bunun neticesinde piyasa hareketlendi, artık reklam tanıtım, gazetelere boy boy ilanlar, televizyon reklamları sektörün ayrılmaz bir bütünü olmaya başladı. Sektördeki bu gelişmeler banka kredilerinin ucuzlaması ve halka açılmasıyla ve Türkiye‘nin de zenginleşmeye devam etmesiyle artmaya devam ediyor. Türkiye, dünyada müteahhitlik hizmetleri alanında Çin‘den sonra iki numara. Bu Türkiye‘nin büyük bir başarısı. Hiçbir sektör yok ki, Türkiye dünyada iki numara olabilsin. Burada İngiltere‘yi, Japonya‘yı, Kore‘yi hepsini geçmiş, dünyada iki numara olmuş. Bu sektör Türkiye‘nin ehemmiyet vermesi gereken, üzerinde durması gereken bir sektör. Hükümete baktığımızda gayri menkul sektörünü destekleyici bir profil çiziyor. Sayın Başbakanımız açıkladı, Kanalistanbul yapılacak, yeni şehirler yapılacak. Ankara, İzmir‘de, Diyarbakır‘da gayrimenkul sektörünü geliştirici projeler üretilecek. İlgili bakanlık kuruldu. TOKİ‘nin eski genel müdürü bakan oldu. Bakan olmasıyla birlikte işler canlanmaya başladı. Yabancıya satış, imar planlarındaki mahkeme süreçlerinin azaltılması, anıtlar kurulunun ve odaların yaptığı çalışmalar hızlandı. Kanunlar çıkarıldı, hızlı bir şekilde çalışmalar yapıldı. Bu manada yabancıya satışın önü de açılacak, yabancı sermaye ülkemize girecek. Çok ciddi arz oluşacak. Yabancıya da arz üretmek gerekiyor, bu manada yeni şehirler de yapılacak. Türkiye‘de bundan sonra gayrimenkul geliştirme projeleri çok ciddi anlamda yürütülecek. Herkes bu sektöre yatırım yapsın. Bu sektör Türkiye‘nin ana lokomotifi, ana sektörü.
* Nitelikli projeler de üretiliyor. Başbakanın açıkladığı çılgın projeyi biliyorsunuz. Bu projenin yanında, İstanbul‘un eski yapı bloğunun rehabilite edilmesi, depreme hazırlık anlamında yeniden güçlendirme çalışmasının yapılması açısından yeni projeler de üretilmesi gerekiyor. Bu çalışmaları anlatır mısınız?
Yeni şehirler kurulmakla birlikte eski şehirler de kalkınacak, güzelleştirilecek. Yeni İstanbul oluşuyor biliyorsunuz, Sayın Başbakanımız iki İstanbul projesini açıkladı. Yeni İstanbul‘la birlikte ciddi anlamda bir yabancı sermaye Türkiye‘ye giriş yapacak. Bu gelirler eski İstanbul‘un da rehabilitasyonunda kullanılacak mutlaka. Eski İstanbul yapı bloğu, çok kesif, birbirine girmiş halde. Bununla ilgili muhakkak seyretme çalışmaları yapılacak, dere yataklarında konuşlandırılmış zamanında yapılmış binalar var. Bunların devlet tarafından satın alınması bir kısım insanların mağdur edilmeden başka yerlere taşınması söz konusu. Bu manada ciddi ulaşım projelerine ihtiyaç var. İstanbul bu bağlamda çok yoğunlaştı. Büyük makro ulaşım projelerine ihtiyaç var. Bununla ilgili benim de geliştirdiğim İstanbul hızlı tren sistemi var. Marmara Ring. Marmara‘nın etrafında dönen, aynen bir banliyö gibi, çeşitli duraklarda durabilen hızlı tren sistemi. Duraklarda ana tren durmadan devam ediyor. Siz duraklardan ayrı modüllere binerek gidip ana trene binebiliyorsunuz.
Serdar İnan:
Kapitalizmin sonbaharı
* Televizyon ekranlarında dönen reklamlarda çok ilginç konut edindirme formülleri açıklıyorsunuz. Çok dikkat çekici bu formülleri anlatır mısınız?
Arap ilkbaharı varsa, Araplar krallıklarını yok ediyorlar. Kapitalizmde ise sonbahar var, kapitalizm de kendi krallığını yok ediyor. Kapitalizm içinde insana saygı duymayan piyasayı pompalayan krallar, buranın kapitalist efendileri, ağaları yavaş yavaş kendilerini yok ediyorlar. Halk bunun bilincine ulaştı. Eskiden bilgi kralların elindeydi, şimdi bilgi herkesin elinde. Şu anda herkes kral. Bu manada piyasayı büyüterek değil, müşterinizin ve alıcınızın satın alma gücünü artırarak formül üretmeniz gerekiyor. Şu an açıkladığım üç tane formül, piyasayı büyütmekten ziyade öncelikle müşterilerimizin gücünü artırmaya yönelik bir formül. Öncelikle müşterilerimizin içindeki enerjiyi ortaya çıkaralım, ondan sonra onları ev sahibi yapalım istiyoruz. Kapitalizmin koyu kuralları adına değil, önce insanlık adına önce insan diyerek, insanları zarara uğratmadan kolaylıkla ev sahibi yapabilmenin formüllerini ürettik. Bunların bir tanesi aldırdıkça kazan formülü. Aldırdıkça kazan formülünde, siz bizden gelip alıyorsunuz bir proje, sonradan dostlarınıza tavsiyede bulunduğunuzda dostlarınız aldıkça, biz reklam ve tanıtım bütçemizden pay ayırdık, buradan para ödüyoruz. Ya da borcunuzdan düşüyoruz. Çok daha rahat bir şekilde bir daireye kolaylıkla sahip olma imkanı veriyoruz. İki, eski evini getir, hayaline kavuş formülü. Bir eviniz vardır, satamazsınız, uğraşamazsınız, yoğun çalışıyorsunuzdur, emlakçıyla uğraşmak istemiyorsunuzdur, bankaya nasıl götüreceğim derdini yaşıyorsunuzdur. Bu dertler sizin olmasın, bizim olsun, biz sizi hayalinize dertlerinizden ayırarak kavuşturalım. Eski evini getir, eski arabanı getir, eski tekneni getir. Yeter ki İstanbul sınırları içinde olsun, evin, arazin, tarlan, işyerin ne varsa. İstanbul‘da tesbit edilen yerleri biz ekspertiz firmaları tarafından tesbit edilen rakama SPK‘dan onaylayıp değerini biçiyor, bu rakamdan vermek istiyorsanız biz bu rakamdan alıp kabul ediyoruz. Ve sizi hayalinize kavuşturuyoruz. Bakiye olan kısmını vade içinde ödüyorsunuz. Banka kredisi isterseniz 120 aya kadar banka kredisi yapıyoruz. Eğer bankayla bizi uğraştırma diyorsanız, 60 aya kadar vadeyle şirketimize ödeme yapabiliyorsunuz.
Aşevi, öğrenci yurdu, sağlık ocağı...
* İnanlar olarak sosyal sorumluluk projelerinizden bahseder misiniz?
Abimle birlikte kurduğumuz Mimar Sinan Vakfı var. Bu vakfımızın Sultanbeyli‘de bir aşevi var. Sultanbeyli‘de devletimize verdiğimiz bir sağlık ocağımız var. Aynı zamanda Sultanbeyli‘de bir öğrenci yurdumuz var. Diğer yandan Erzincan‘da memleketimizde bir öğrenci yurdu yaptık, açtık. O da Mimar Sinan Vakfı bünyesinde çalışıyor. Eyüp Sultan‘da bir kursumuz var, binamız var. Şu anda Erzincan‘da Terzibaba hazretleri vardır, yurt, konferans salonu yapıyoruz. Diyarbakır Çermik‘te bir yurt yapıyoruz. Eyüp Sultan Hazretleri‘nin orda bir arsa daha aldık, oraya da bir eğitim tesisi yapacağız. MİKEV Mimar Sinan Vakfı internetten de görülebilir. İnanlarinsaat.com‘dan bizi bulabilirler. Serdarinan.com‘dan benimle irtibat kurabilirler. Müşterilerin her türlü durumunu biz anında cevaplıyoruz. Herkes "Bizi de ev sahibi yapın" diye bize e-mail yağdırıyor. Şu ana kadar ürettiğim 21 formül var. Bunların üç tanesini açıkladım. Allah izin verirse zaman içinde hepsini açıklayacağım. Elindeki gücü artırmaya yönelik formül bunlar.
Biraz önce açıkladığım formüllerin üçüncüsü ise m2 formülü. Şirketteki arkadaşlarım "Serdar abi herkesi ev sahibi yaptın, bizi yapamadın" diyorlardı. Onun için geliştirdiğim bir formüldü bu. Projelerimizden müşterilerimiz m2, m2 alabiliyorlar. 1 m2 alıyorlar, bin 800 lira. İsterseniz program veriyorlar bize, iki ayda 2 m2 alacağım diye. Bunun özelliği, paran olmadı, aldığın m2 kadar yerin senin oluyor. Bankaya ödeyemedin mesela, sorun oluyor, bunda öyle bir sorun yok. 47 m2‘lik bir daire, mesela 20 m2 aldın, geriye kalanı ödeyemedin, aldığın kadarın kadar senin. Bina bittikten sonra satıyoruz, primini, kazancını alıyorsun. İstersen, "İhtiyacımız oldu, geriye ver" derseniz, vade farkıyla geri ödeme yapıyoruz. İstersen 20 kişi 30 kişi bir araya gel, bir daireyi al, tapusunu al. Metrekare olarak insanların emlak piyasasına girmesi, ev sahibi olabilmeleri için kolaylık sağlanması için üretilmiş bir formül.