“PKK nasıl ve neden kuruldu, kim kurdu ” soruları net olarak açıklanmış değildir. Böylesine büyük bir örgütün birkaç kişinin bir araya gelmesiyle kurulamayacağını beş yaşındaki çocuk da bilir. Peki, bu örgütün arkasındaki asıl güç kim Bunu CIA’nın 19 yıl önce PKK’nın kuruluşu ve faaliyetleri hakkında 19 sayfalık gizli bir raporunda görebiliriz. Raporun başlığı: “Türkiye, Irak, İran: Kürt Ayaklanmaları”. Bilgi edindirme yasası kapsamında 2002 Ocak ayında kamuoyuna açılan bu rapor 1 Mart 1988 tarihini taşıyor.
Raporu incelediğimizde dikkat çekici husus ise; PKK’nın kuruluşu ve gelişmesini anlatan üç sayfanın tümünün simsiyah olması. PKK’nın kuruluşu ile ilgili bilgilerin karartılması. PKK’nın kuruluşu kamuoyundan neden gizlenmektedir Bu karartmanın tek amacı olabilir, ABD, PKK’nın nasıl kurulduğunu, bu kuruluşta ve gelişme sürecinde kendilerinin bir parmağı olup olmadığına dair resmi bilgileri kamuoyundan gizlemeye çalışması. ABD’nin kendi çıkarları için terör örgütlerine destek verdiği bilinmektedir. Bunu IŞİD örneğinde de görmekteyiz. Başka bir sebeple açıklamak mümkün değil. Sansürlenen CIA raporunun başındaki “İçindekiler” bölümünde Türkiye ile ilgili kısmı bile karartmışlar. Bu bölümlerin anlatılması ABD’nin ulusal çıkarları açısından sakıncalı görüldüğünden makaslanmış. Neydi bu sakınca Bu rapordan 4 yıl sonra ABD’nin önde gelen istihbarat kurumları bir araya gelerek yeni bir rapor hazırladı. Raporun başlığı: “Kürtler; Artan Umutlar, Eski Kaygılar (The Kurds, Rising Expectations, old Frustrations)”. 17 sayfalık bu rapor 1 Eylül 1992 tarihini taşıyor. Bilgi edindirme yasası gereği bazı bölümleri sansürlenerek kamuoyuna açıklanan raporda, Kürtçü hareketler, Irak, İran ve Türkiye’deki Kürtler hakkında bilgiler veriliyor.
Bugün Türkiye’nin PKK’ya karşı verdiği mücadelede bilhassa Kuzey Irak operasyonunda ABD ile karşı karşıya gelmesi 1998 tarihli bu istihbarat raporunda şöyle analiz edilmiş: “Türkiye’de büyüyen Kürt ayaklanması, Türk-Amerikan ortaklığını baskı altına alabilir. Özellikle Ankara PKK’ya karşı askerî müdahalesini tırmandırır ya da Güneydoğu’da Kürt asilerin üzerine daha sert bir şekilde gider ve ABD’nin bu gayretlerine desteğini beklerse ABD zor durumda kalır.” Raporun sonunda Türkiye’ye Güneydoğu Anadolu Bölgesi için reformlar yapılması ve Kürt partilerin önünün açılması çağrısında bulunuluyor. 1 Temmuz 1979’da kaleme alınan ve Ekim 2002’de kısmen kamuoyuna açıklanan diğer bir CIA raporunda ise, Türkiye’deki ve bölge ülkelerindeki Kürtlerin sayıları üzerine değerlendirmeler yapılıyor. (Vatan, 29.06.2007)
Bütün şifre yukarıda gizli. ABD neden hazırladığı raporda PKK’nın kuruluşu ile ilgili bölümü gizledi acaba Hangi gerçeğin bilinmesini istemiyor
Taksici Gerçeği–5
Daha önceki bölümlerimizde İstanbul Taksiciler Odası Başkanı Y. Yahya Uğur Bey’le yapmış olduğumuz söyleşiye kaldığımız yerden devam ediyoruz:
`Plaka sahibi plakasını Oto Center’dan geri istememesi için Oto Center piyasayı şişiriyor mu
`Oto Center’ın içindeki bazı firmalar sürekli manipülasyon peşinde. Sürekli ranttan para kazanmaya çalışıyorlar. Şoförün sırtından para kazanmaya çalışıyorlar. Piyasayı şişiriyorlar, hayali satıyorlar. Birisi plakayı satacak ki, diğeri alsın. Satan yoksa adam derse; “Ben kefilim kardeşim, senin plakan bende. Ver parayı bana, aylık kiranı veriyorum” derse bu plaka bazlı tefeciliktir.
`Mal sahiplerinin kiraya vermesi yasal mı
`Mal sahiplerinin kiraya vermesi, orasını tam olarak bilmiyorum, ama zaten mal sahibi arabanın üzerinde çalışıyor gibi gözüküyor ve taksiler artık 24 saat çalışıyor. Burada 2 şoföre gerekliliğimiz var.
`Yanınızda şoför çalıştırmak ayrı, kiraya vermek ayrı bir şey.
`Yanında eleman çalıştıracak da bu adam neye göre çalıştıracak. Şoför parayı alıyor, ne kazandığını kim biliyor.
`Taksimetreden bu kazancı çıkarmak mümkün değil mi
`Taksimetreden çıkarma şansı böyle bunları, parayı kazanıp getiriyor. Taksimetreden bunu çıkarmak her zaman olmuyor. Çünkü yapılan toplamda, yani açık unutulmuş oluyor, her zaman kapatılmış olmuyor. Boş yaptığı mesafeyi de yazmış oluyor. Bir sürü tartışma konusu oluyor. Mal sahibiyle, şoför kendi aralarındaki anlaşmış olduğu sisteme biz müdahale edemeyiz. Bizim böyle bir şeyimiz de yok. Teknolojimiz de yok, yetkimiz hiç yok!
`Ayda 5000–6000 TL kira alan bir mal sahibi bunu vergi dairesine bildiriyor mu
`Mal sahiplerine soracaksınız onu. Bizim vergilerimizi devlet kendi belirliyor.
`Sizin taksi plakanız kirada mı
`Hayır!
`Oda’nın Çağrı Merkezi var mı
`Hayır, belediye kuracak bunu.
`İSPARK’ın kurduğu Çağrı Merkezi’ni belediyenin tekelleştirmesi sizce doğru mu
`Bu konuda benim açıklamalarım çok fazladır. Kurulacak sistem, çok da güzel, müşterinin menfaatine, taksi şoförünün can güvenliğini sağlayacak, hakikaten bir kalite, bir disiplin getirecek. Ama başından beri şuna itiraz ettim. (Devam edecek.)