Kaostan düzen çıkarma

Abone Ol

Barış süreci devam ederken, Kobani’yi bahane ederek Kürt halkını sokağa dökmeye çalışan HDP’nin amacı nedir Daha çok taviz koparmak mı Yoksa kaostan bir düzen çıkarmak mıdır Kobani olaylarından öncede PKK terör örgütü ufak tefek eylemlerine başlamıştı. PKK gerçekten çözüm sürecini istiyor mu Ben istediğini sanmıyorum. terör örgütünün  Silopi’de sözde özerklik ilan etmesi gerçek düşüncesini ortaya koymuyor mu Barış sürecini isteyen PKK neden hâlâ olaylara neden olmaktadır. Irak-Suriye ve Türkiye sarmalında Şirketokrasi bir Kürt devleti istemektedir. Bunu Kürt halkı için değil, kendi düzenini kurmak ve daha fazla sömürmek için istiyor. Bunun için yaşanacak bir kaos ortamından bu düzeni kurmayı planlıyor.

Ne HDP ne de PKK tüm Kürtlerin temsilcisi değildir. HDP ve PKK kaosun aktörleridir. Kendilerine verilen rolü oynamaktadırlar. Asıl güç bu topraklarda bulunan büyük şeytanın istihbarat elemanları ve onların ekonomi tetikçileridir. Bunca yazmalarımıza ve ikazlarımızın sonucunda nihayet hükümetin bakanlarından biri gerçeği gördü. Bakan Nurettin Canikli; “IŞİD bir araç; amaç, Suriye’den Irak’tan, Türkiye’den bir parça ve `Büyük Kürdistan’ dizaynı” ifadesine  “Günaydın!” demek lazım. 800 bin kişilik devasa Türk ordusu; PKK’yı 35 senedir bitirememişse, hırsızı evin içinde ve onların işbirlikçilerinde aramak gerekmiyor mu

Bugün gelinen duruma göre; örgüt Öcalan’ın çizgisinden çıkmış durumdadır. Fakat Öcalan’ı da kaybetmek istemiyorlar. Kürt siyasetçi Kemal Burkay, terör örgütü PKK ve Kürt sorununun çözümüne ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. PKK’nın 1977 yılında derin devlet tarafından kurulduğunu, 1980’den sonra ise Suriye’nin kontrolüne girdiğini belirten Burkay, Abdullah Öcalan’ın, yakalandıktan sonra Ergenekon üyesi komutanlar tarafından yönlendirildiğini kaydetti. Sadece ABD ve AB üyeleri PKK’yı desteklemiyor, içimizde ki, derin devletin unsurları da PKK’yı yönlendiriyordu. Ergenekon’u sadece darbe yapmaktan değil, PKK’ya destek verip vermediğini de araştırmak gerektiğini düşünüyorum. İnanıyorum ki bunun üzerine gidilse birçok faili meçhul dosyalar aydınlatılacaktır. Bugün yaşanan olayları Kürt Ergenekon’un içinde aramak gerekmektedir. Derin Kürtçü bir yapıda diyebiliriz. Kim ne derse desin, PKK ayrı bir Kürt devleti talep ediyor. Türkiye içerisinde müzakerelerle, Türkiye vatandaşı Kürtlerin hakları ile ilgilenmiyorlar artık. Hiçbir talepleri yok, talepler göstermelik. Tek talepleri var, ayrı bir toprak, ayrı bir devlet, ayrı bir bayrak, Kürdistan devleti kurmak istiyorlar. Diyorlar ki; ileride Kuzey Irak Suriye Kürdistan’ıyla birleşir, federasyon oluruz. Bu düşünceye, ABD, İngiltere ve Almanya hep yardımcı oldular. Hatta planlayıp, rol verdiler. Rol vermekle kalmayıp, para,silah ve lojistik destek verdiler. Neden Kürt kardeşlerimizi çok mu seviyorlardı Unutmayalım! Batının ebedi dostları, ebedi düşmanları yoktur. Ebedi çıkarları vardır.(Devam edecek)

Taksici Gerçeği-4

Bu yazı dizimiz bazı arkadaşlarımızı rahatsız etti. İlk bölümde konuştuğumuz konular, başka meslek erbaplarının taksi plakası sahibi oldukları ile kiracılık sistemiydi. Amacımız insanlarla uğraşmak değil, sistemin yanlışlıklarını ortaya koymak, aksayan bir yer varsa onu kamuoyuyla paylaşmaktır.  Ev kiralayan bir kişi kira bedelini nasıl bankaya yatırıyor ve devlet bunu takip ederek vergilendiriyorsa, taksici esnafı da kiraya verdiği ve ayda aldığı 4000-6000 TL arası kiradan vergi vermesi gerekiyor.  Ayda bu kadar kazanan kişinin götürü usulde vergi vermesi sizce doğru mu Bunu hangi vicdan kabul eder. Asgari ücretli vergi veriyor değil mi Neden taksici esnafı yaptığı kira sözleşmesini maliyeye bildirmemektedir Bunu sorgulamak neden rahatsız etsin ki Bildirenler varsa takdir eder, teşekkür ederiz.

İstanbul Esnaf Odası Başkanı Y.Yahya Uğur beyle söyleşimize kaldığımız yerden devam edelim:

-Taksici gerçeğini araştırırken karşıma “bijon satış” çıktı, benim esnafım sıkıntı yaşamasın diye bunla alâkalı bir çalışmanız var mı

-Bijon satışın engellemesiyle ilgili biz göreve gelmeden önce bijon satışı yüzde bir, yüzde iki diye insanlar kandırılıyordu. Benim bu konuda basında çok açıklamam var, çokta mesaj attım.

-İnsanları uyandırmak önemli

-İnsanlar hayâli plaka satın alıyorlar, plaka bazlı tefecilik yapılıyor diye, hayali plaka satın almayın diye, bütün arkadaşlara mesaj attım. Bunları da uyardım. Bijon satışın yasak olduğunu da söyledim. En azından şimdi internet üzerinden bu bijon satışı yapmıyorlar. İnternette bijon şu kadardır diye hesap ediyorlardı.

-Oto Center aynı emlak komisyonculuğu gibi mi çalışıyor

-Bir borsa diyorlar. Emlak komisyonculuğu farklıdır. Her şey resmidir emlak komisyonunda. Bura da hiç böyle bir şey yok! Taksi plakasının neye göre yükseliyor, neye göre düşüyor, bunu hiç kimse anlamıyor. Ben hep şunu söylüyorum. Ben bu konuda gerekli müdahaleleri yaptım. Bakın biz, bu şeyle alâkalı insanlara gidip, ben esnafa hizmet etmek istiyorum. Yatırımcıya hizmet etmek istemiyorum. Başından beri söylediğim bu! Her zamanda bunu dile getirdim. -“4 tekerlekli darphane” diye bir söyleminiz var mı

- Benim öyle bir sözüm yok! Siz beni başkasıyla karıştırıyorsunuz. Bana her zaman gazeteciler gelir ve şeyi sorar.”Efendim, en iyi yatırım aracı, plaka mı, altın mı, döviz mi”İnternette hatta video görüntülerimde var“plaka yatırım aracı değildir”diye bunları söyleyen benim. Türkiye’de belki de ilk defa söyleyen benim. “4 tekerlekli darphane” diye bir şey diyemem ben!’Esnafın sırtından rant elde edilmesine karşıyım. Yazdığım yazılar, verdiğim demeçler, hep bunun önüne geçmek içindi. Aradaki aracıların çıkmasını söyleyen adamım.  (Devam edecek)