İliklerine kadar kaskatı kesilmiş bir zamanı idrak
ediyoruz. İçimiz kararsın diye değil, zihnimiz açılsın diye halimiz üzerine
sesli düşünmeye mecburuz. Bize icbar edilen dünya, zorumuza gittiği gibi bu
duruma da rıza gösterecek değiliz. Maalesef bugün bizler, yaşadığımız hayatı etrafımızı saran karmaşayı
günlük hay huyun içinde kaybediyoruz. Üstelik koskoca adamlar; bir kıyamet mesele içinden gidip, en son
üzerinde durulacak olanı seçip buradan bir itikat, bir siyaset ve bir dünya kurmaya kalkışırken
adına da yeni dünya diyorlar. Eskisinden daha kötü ve yıkıcı bir dünya bu.
Bir miktar gündemle araya mesafe koyunca içerisinde bulunduğumuz halin komedi
olduğunun farkına varıyoruz. Dünyanın yeniden şekillendiği ve buhranların,
bunalımların arttığı bu çağda ferdi savunmanın ne hattı ne de sathı müdafaa
edemediğini göremiyoruz. Uyanık olmak, emrini bir başkasının hakkını gasp
etmek, kısa yoldan köşeyi dönmek olarak algılayanlar için iyi şeyler oluyor ,
büyüdük gibi iyi niyet terennümleri sadece trajediyi derinleştiriyor.
Soruların yönünü sadece rakip olarak gördüklerinizin alıklığı üzerine yüklersek
o zaman sadece zevahiri kurtarıp kaosa katkıda bulunuruz. Onun için hakikati
göremiyorsun diye şikâyet etmen bir şeyi değiştirmiyor; görmek istiyorsan
gözlerindeki perdeyi aç! Küresel sistemin dünyayı yeniden dizayn edişinde sana
biçtiği rolü görmen için baktığın yönü değiştirmelisin. Tetikte kimin elinin
olduğu önemli değil, tetiği kimin o ele tutuşturduğu önemli. Masaya her oturan
dizayn edebilen değildir. Çünkü masayı kim kuruyorsa dizaynı da o yapıyor
demektir. Kendini yalancı hayallerle avutup, çocukça triplere girip, n olur
komediyi uzatma!
Ev ödevi verilmiş adamların ödevlerini yaparken ki
maharetleri aldatıcı olmasın; ödevler yapılırken herkes kendine biçilen role
uygun söz ve eylemde bulunur. Kafanda birçok soru asılı durmasına rağmen
öteki ile korkutulman, sorulardan kaçıp sana sunulan ilk cevaba körü körüne
saplanmana sebep olmasın. İlk cevap her zaman çeldiricidir, doğru gibi görünür.
Aslında gerçeği örtmek için oluşturulmuştur. Donanımları itibari ile daha
albenilidir. Ve hakikati perdelemekle görevlidir. Bugün bir koalisyondan
bahsediliyorsa, küresel güçlerin şerleri ehven olarak görülüp, mezhepsel
farklılıklar derinleştirilip, yara kabuk bağlatılıyorsa işte o zaman sorulara
dönmekte fayda var. Küresellerin müttefikliğini sorgulayamıyorsak, ne üzerine
ittifak edildiğini merak etmiyorsak; kesinlikle ilk sapakta yönümüzü
kaybedeceğiz. Ki ülke olarak, İslam coğrafyası olarak yönümüzü kaybetmiş
durumdayız. Gözleri bağlı oyuncuların kendi arkadaşları tarafından dövülmesi
gibi birbirimizi dövüp duruyoruz. Bugün, problem yaşanan ülkelerden bir hat
oluşturun bakalım, bu yara yeni mi Yoksa hep aynı yara mı Yaranın çıbanbaşı
neresi İrin nereden kaynaklanıyor, sancı nereyi vuruyor İyi görmek lazım. Bir
coğrafyanın tümünde aynı söylemler ortaya çıkıyorsa; kimin kimi ne ile
isimlendirdiği önemli değil, sözün çıkış noktası ve vardığı yer önemlidir. Övgü
de, yergi de, tarafgirlik de aynı kaynaktan neşet ediyor. Bütün mesele bütüncül
bakabilmekte
Son kertede, son birkaç yıldır bölgede yaşanan olaylar,
olaylardaki aktörler ve bu aktörlerle birlikte toplumların yaşadığı derin,
ölümcül sarsıntıları görmek lazım. Yükselen çığlıklara kulak verip yönü
doğrultmak lazım. Bir macera filmi çevirmediğimizi ve ölen her insanın
gerçekten öldüğünü idrak edip, silkelenmek ve de toparlanmak lazım. Onun için önümüzü açacak soruları çekinmeden
yüreklilikle sormamız ve aldanmadan ferasetle yürümemiz lazım. Gündelik
hesapların, siyasi entrikaların artık zevahiri bile kurtaramadığını görmemiz
lazım. Bahar dediklerinde kışı, barış dediklerinde ölümü ve savaşı, insan
hakları dediklerinde sömürüyü kastettiklerini bilmemiz, idrak etmemiz gerekir.
İttifaklarının işbirlikçilikten, sözlerinin ihanetten başka bir şeye
yaramadığını göstermek, mazlumları uyandırmak için yanmayı göze almak en büyük
eylem olacaktır. İçinde bulunduğumuz bu bunalım komedisi çok uzun sürdü,
yeter demenin vaktidir. Hoşça bakın zatınıza
TAŞ GEMi
Minnet Eylemem
Har içinde biten gonca güle minnet eylemem / Arabi, Farisiyi bilmem, dile minnet eylemem
/ Sırat-ı Mustakim üzere gözetirim Rahimi / İblisin talim ettiği yola minnet
eyleme / Bir acayip derde düştüm herkes gider karına / Bugün buldum bugün
yerim, Hak kerimdir yarına / Zerrece
tamahım yoktur şu dünya varına / Rızkımı veren Hüda dır kula minnet eylemem
(Kul Nesimi)
Not: Bir müziğin notalarına takılırsın; zaman, mekan
hepsi bir biri ardına değişir. Bir şehirde, bir araçta, bir durakta bir ses
çalınır kulağına; duyguların değişir. Bir zamanda takılır kalırsın. Kafanda
bulutlar toplanır. Biraz iç burukluğu, biraz hüzün ile ait olduğun zamana ve
mekâna dönersin. Hayat sende durmam der, fark edersin. Bu haftaki müziğimiz İbrahim Çapar dan
Dinlemek isterseniz, Özgür Babacan ve İrfan Seyhan dan Urfalı Güzel i ni
bizimle dinleyebilirsiniz.
Bize Kadar
1- Muammer
abi; yetimlerin, kanadı kırıkların ve hikâyesinde aşk barındıranların ve de iyi
insanların güzel abisi. Yüreğini serin, muhabbetini demli tutmaya devam et.
Torbası büzülesicelere aldırma. Çünkü Yarayla alay edenler, yaralanmamış
olanlardır.
2- Her şeyi
içine atıp, içini bulandırma! Bırak aksın. Aksın ki için berraklaşsın
3- Her daim
önüne bak, geçmişin seni boğmasına izin verme. Zaman tüm yaraların ilacıdır.
4- Kendini hayatın ritmine bırak, yaptığın her işi
neşeyle, sevinçle yap. Üç günlük dünya Üç gününün ikisi gitti, kalan bir günü iyi değerlendir.
5- Üzeyir
Türk ün hazırladığı Katre-i Rûmî , MGV yayınlarından çıktı. Üzeyir Türk ün
titizliğini bilenler nasıl bir çalışma ortaya çıktığını daha okumadan
hissedeceklerdir. Kitap, Hz. Mevlâna nın meşhur eseri Mesnevî den seçme
hikayeler içermektedir.
6- Mustafa Soykök ün yeni kitabı Sahih Dindarlık MGV
yayınlarından çıktı. Soykök kitabında Dindarlık; faizden ve her türlü haram
kazançtan uzak durmak, sömürmeye ve sömürülmeye karşı çıkmaktır diyor.
TEKKE
İman, kıymetli olanı aşikâr eyler. İrfan, aşikâr olanı
imar eder. Hikmet, imar olanı kıymetli eyler. (Yalanız, Y) İnsanlar bir
dinleri olduğu için ahlaka ihtiyacı kalmamış gibi davranıyorlar. (Emin,
Maoloff) Ahlakın alanı daraldıkça hukukun alanı genişler, bunlar birbiri ile
ters orantılıdır. (Siyasette 35 yıl, S. Arif Emre)
Dağarcık
Ey insanlar, son durağınız olan ölümünüzü ve kadından
doğan her bir kimseyi örtecek olan toprağı aklınızdan çıkarmayın, zira anasının
rahminden üryan doğarak gelen ademoğlu sonunda gene geldiği gibi üryan olarak
son yolculuğuna çıkacaktır. (James
Joyce Ulysses)
Mehmet BİTEN