Kanuna aykırı yapılara göz yumanlar ne olacak?

Abone Ol

Sahillerin işgal edilerek bir takım kimseler tarafından

halka kapatılmasına, adeta kıyıların parsellenerek özel mülkiyete geçirilmesine

hep karşı oldum. Bu bakımdan sahillerimizde kıyıya sıfır noktasında yükselen

oteller ve villaların yapılmasının 100 metreden sonra başlaması gerektiği yasa

emri olmasına rağmen bunun nasıl gerçekleştiğini hep merak ettim. Bu noktada

gördüğüm kadarıyla geçmişte mahalli idarelerin başında bulunanlar bir takım

hesaplar ve ilişkiler sebebiyle bu kanuna aykırı yapılaşmaya göz yumduğu, hatta

hukukilik kazandırdığı düşüncesindeyim. Söz gelimi, geçmişte tarım arazisi

olarak kullanılan tarlalar zamanla yerleşime açılmış. Bunun sonucu olarak

büyükşehirlerden pek çok kimse bu yerleşime açılan yerlerde oluşturulan

kooperatiflerden evler almışlar. Elbette alacaklar. Buna bir itirazım yok. Arsa

sahibi ile yer karşılığı villa verilmesi üzerinde anlaşılarak konutların

yapımına başlanmış. Elbette bunun için gerekli resmi makamlara müracaat edilmiş

olması gerekir. Ne var ki, deniz kıyısındaki bu tarlalar üzerine daha fazla

konut dikebilmek için kooperatif yöneticilerinin pek çok yanlışı birbirini izlemiş,

söz gelimi bazı kooperatiflerin denize sıfır noktasında bina dikmeleri bir yana

deniz doldurularak yer kazanılmış. Böyle olunca da eskiden doğrudan denize

girilebilen kıyılarda bugün girilemez hale gelmiş. Öte yandan kanalizasyon alt

yapısı bulunmayan pek çok yerleşim biriminde yasa ile kooperatiflerin arıtma

tesisi kurması öngörülürken bu tesisler ya hiç yapılmamış ya da yapılanların

bir kısmı gerektiği gibi işletilmiyor. Gerçi arıtma tesisi yapılmamış, yapılmış

ise doğru çalıştırılmayan sitelere nadir olarak ceza yazılıyor olsa da bunun

tam olarak kontrolünün yapılmadığını söylemek yanlış olmaz.

Bu gelinen noktada Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan Bayraktar ın Eylül sonu

itibariyle sahillerimizde yasaya aykırı yapılmış binaların yıkımına başlanacağı

açıklamasını geç kalınmış bir adım olmakla birlikte destekliyorum. Böylece tüm

sahillerin sadece zenginlere tahsis edilmiş alanlar olmaktan çıkarılarak halkın

ortak istifadesine sunulmasını sağlayacağını düşünüyorum.

Bu noktada bir hususa dikkat çekmek istiyorum.

Sahillerimizde kanuna aykırı yapılaşmada tek suçluyu

yapanlar olarak görmek doğru olmaz. Ortada yasaya aykırı bir yapılaşma varsa

ki var- bunu bir yapan olduğu gibi bir de buna göz yuman yetkililer vardır.

Çünkü, bu yapılar büyükşehirlerdeki gecekondular gibi bir gecede yapılıp

bitirilen yapılar değildir. Öyle kooperatifler vardır ki, ortakları sahilde

yazlık bir evimiz olsun diye yıllarca aidat ödemiştir. Yani, kooperatifler

tarafından yapılan siteler en az 3-5 yılda tamamlanabilmiştir. Bunlar içinde

10-15 yıl sürenler bile vardır. Bu süre içinde bu yapıları görmeyen, daha

doğrusu görmezden gelen mahalli yönetimler yasa dışı yapılaşmadan en az

yapanlar kadar sorumlu değil midir Bu bakımdan kanuna aykırı yapılar

yıkılırken bu yapılara niçin göz yumulduğu, kimlerin görmezden geldiği, bunun

ne karşılığında yapıldığının araştırılması, daha sonrada bu yasa dışı

oluşumlara elektrik ve suyunu hangi sorumluların bağladığının tespiti gerekir

diye düşünüyorum. Bu işin kolay olmadığını, uzun yıllar devam eden bir yasa

dışı uygulamanın belki bugün sorumlularının pek çoğunu bulmanın bile mümkün

olmayacağını bilmiyor değilim. Ancak, yapıma izin veren, yapıldıktan sonra

kullanıma açılmasını sağlayacak hizmetleri sunanlar yaptıkları ile kalır,

sadece yapılmış evler ve diğer tesisler yıkılarak sahipleri bu cezayı tek

başına ödemek durumunda kalırlarsa adil davranılmış olmaz diye düşünüyorum.

Çünkü, denize sıfır noktasında pek çok konutun vergilerini de belediyeler tıkır

tıkır alıyorlar. Ve konutun yasaya aykırı yapıldığı kimseyi ilgilendirmiyor.

Yakinen biliyorum ki, kooperatifler eliyle yapılmış olan

yazlık sitelerin ortaklarının pek çoğu inşaat bitene kadar yerlerini görmüş

bile değiller. Sadece bastırılmış broşürlerden arazinin denizi gördüğüne dikkat

çekilmiş, üzerinde nasıl bir bina yapılacağına dair bilgiler verilmiştir.

Kısacası yasaları çiğnemek ile uygulamamak aynı sorumluluğu öngörür.