ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, Rus Büyükelçi Karlov’un FETÖ örgütü tarafından öldürüldüğü ve FETÖ’nün ardında da ABD’nin olduğu yolundaki iddiaları cevaplarken, “Bu iddiaları doğrulayan hiçbir kanıt yok” diyor!
Doğru, henüz bu konuda hiçbir kanıt ortaya konulabilmiş değil! Kanıt yok ama öyle bir görüntü, öyle bir imaj var ki insanlar ister istemez “bu görüntü ve bu imaj” üzerinden değerlendirme yapmak durumunda kalıyorlar!
Çünkü Rus Büyükelçi Karlov’u öldüren kişi ile ilgili tüm bilgiler dönüp dolaşıp FETÖ ile bağlantılı çıkıyor!
Tahsil hayatı ile bilgiler, okurken kendisine burs veren kişiler, yakın arkadaşları, evinde bulunan kitaplar hep FETÖ örgütünü işaret ediyor!
Ve bu örgüt ve örgütün lideri Gülen ile ilgili olarak da Türkiye’nin aylardır devam eden talepleri var! Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesi isteniyor! Türkiye, iade talebinde bulunurken 15 Temmuz’da yapılan darbe teşebbüsünü “en önemli delil” olarak ortaya koyuyor!
Cümle âlem 15 Temmuz’da yapılan kalkışmanın bir darbe teşebbüsü olduğunu bildiği halde Amerika’nın tavrı, “Ne malum darbe teşebbüsü olduğundan” öteye geçmiyor!
Yüzlerce şehit ve binlerce yaralıya rağmen Amerika’nın Türkiye’nin Gülen’in iadesi talebi karşısında böyle mesafeli duruşu hiç şüphesiz kafaları karıştırıyor!
Ve akıllara FETÖ’cülerin Amerika tarafından korunup kollandığı fikri geliyor! Amerika’nın FETÖ’cüleri korumadığı, sorunun Amerika’nın “hukuk sisteminden” kaynaklandığı gibi savunmalar hiç kimseyi tatmin etmiyor!
Yüzlerce şehit ve binlerce yaralının söz konusu olduğu bir kalkışma için daha nasıl bir kanıt ortaya konulabilir?
Rus Büyükelçi’nin öldürülmesinin ardında ABD’nin olduğu yolunda bu iddiaları destekleyen nasıl hiçbir kanıt yoksa 15 Temmuz’da yüzlerce kişiyi şehit ve binlerce kişinin yaralandığı da inkârı mümkün olmayan bir gerçek olarak karşımızdadır!
Hâl böyle iken hâlâ hukuk sistemi bahanesi ile FETÖ’nün arkasında durulması böyle bir görüntü ve imaj oluşturuyor!