Kamalaka kahkaha attıran diyalog!

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak geçtiğimiz Perşembe günü Milli Gazete yazarları ile kahvaltıda bir araya geldi.

Ben de oradaydım...

Mustafa bey konuştuktan sonra kendisinin de yıllardır tanıştığı bazı yazarların görüşlerini açıklamasını istedi.

Kendisini taa Maveralı yıllarından bu yana hep takdir ederek izlediğim, severek okuduğum Ali Haydar Haksal geniş perspektifli bir sunum yaptı...

Bin küsür kilometre yolu teperek gelen Abdulkadir Özkan da tecrübelerini ortaya koydu.

TV5 ekranlarındaki programlarından da tanıdığınız Ekrem Şama, Adil Ekonomik Düzen çalışmalarıyla dikkat çeken Reşat Nuri Erol, kendisini Değmesin Yağlı Boya diye takdim ederek gülümseten Necati Tuncer, Ortadoğu virtiözü Mustafa Özcan, yıllarca Erbakanın tercümanlığını yapan Doğan Bekin, artık çok rahat duayen olarak tanımlayabileceğimiz İsmail Kıllıoğlu, dini konuları rahat anlatımı ile okurlara sunan Mehmet Talu hoca da duygu ve düşüncelerini ifade etti.

Benim en çok dikkatimi çeken konuşmayı İsmail Hakkı Akkiraz yaptı..

Akkirazın birkaç şapkası var; Milli Gazetede yazılarını sürdürürken kısa adı ÖĞ-DER olan Şuurlu Öğretmenler Derneğinin de Genel Başkanı..

Ankaralı yıllarımdan tanıdığım bir isim...

Bir zamanlar Fatsaya bağlı Korgan doğumlu. Orta ve liseyi Ordu İmam Hatip Lisesinde tamamladıktan sonra üniversite tahsilini Suudi Arabistan Medine-i Münevvere İslam üniversitesi Dava ve Din usulü Fakültesinde yaptı.

Erzurumlu Hattat Mustafa Efendiden özel dersler aldı.

Akkirazın bir özelliği de kelimeleri ağzından tane tane, üzerine basa basa  çıkarması.. Böyle olunca herkes Akkiraza pür dikkat kesildi.

Çok ilginç bir anekdot anlattı:

"Babam, Korgan (Ordu) çevresinde Kiraz Hoca namıyla biliniyor. Bir gün aklî dengesi yerinde olmayan birini getirdiler. Şifa olsun diye babam dua okudu. Sonrasında adam tutturdu ki, Kendimi çok iyi hissetim. Ben senin bacağından öpeceğim!.. Teşekkür anlamında tabii. Olur mu olmaz mı Babam önce uzak durdu bu teklife... Yanındakiler de Akli dengesi bozuk, ısırabilir de... uyarısı yaptılar.. Ama adam tutturdu da, tutturdu.. Israrcı mı ısrarcı... Neyse sonunda ikna oldu... Adam babamın bacağına eğildi, kaba etinden öyle bir ısırdı ki babamın feryadı hâlâ kulaklarımda..."

İşte bu anekdot Mustafa Kamalakı kendinden geçirdi, kahkahalar attı...

Elbette Kamalak gibi herkes de...

Toplantıda gözüme çarpan isimleri de bir çırpıda sıralayayım; Milli Gazetenin sahibi ve Genel Müdürü Ömer Yüksel Özek ile Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Kamalakın her iki yanında yer alan isimlerdi.

Mustafa Yılmaz Ankaradan çıkıp gelmişti..

Ercan Özcan, Gökçen Göksal, Mustafa Yıldırım, İbrahim Veli, Fatma Tuncer, Davut Şahin, Nedim Odabaş, Burak Kıllıoğlu, Emre Miyasoğlu, Şakir Tarım, Sadrettin Karaduman, İshak Beyazay da kahvaltıdaydı..

Son bir yıldır Milli Gazetede özel haberleri ile dikkat çeken Mustafa Kılıç ve Fatih Yedieri de unutmamak lazım.. İsimlerini zikredemediğim varsa nolur kusura bakmasın..

KAMALAKTAN ERBAKANA: ELİMİZDE 4 BELGENİZ VAR

Kahvaltıda Mustafa Kamalak uzun bir konuşma yaptı...

Tüm ayrıntılarını buraya alacak değilim...

Ama bence önemli iki ayrıntıyı paylaşmak istiyorum.

Birincisi şu; Kamalak, merhum Necmettin Erbakana son dönemlerinde şunu söylemiş: "Elimizde 4 belgeniz var, Milli Nizam Partisinin, Milli Selamet Partisinin, Refah Partisinin ve Fazilet Partisinin kapatılması. Dördünün de temelinde Hakkı hakim kılmak vardı... Daha ne olsun "

İkincisi de, "Özel Yetkili Mahkemelerin kapatılmaması durumunda gelecek dalgaların ucunun AK Partiye  kadar yansıyacağı" vurgusu..

Kamalak, bizden sonra Ali Bulaçla Eyüpte çay içmeye gitti. Aklım orada kaldı. Acaba ne konuştular

İBB sosyal tesislerinde bir akşam...

Tehlikenin farkında mısınız İBB Sosyal Tesislerindeki fiyat politikası son yıllarda çok değişti.

Yemek fiyatları dışarı ile neredeyse aynı...

Geçen bir arkadaşımla birlikte İBB Kasımpaşa Sosyal Tesislerine gittik...

Öyle ahım şahım bir şey de yemedik.

50 TL küsür hesap geldi..

Kişi başı 25 TLden fazla...

Ortalama geliri olan bir İstanbullu eşi ve 3 çocuğu ile gelse demek ki 100 TLden fazla ücret ödeyecek...

Çok pahalı...

İBB Sosyal Tesisleri birkaç yıl öncesinin politikasına dönmeli.

Çelik Gülersoy modeli olursa İstanbullu oralardan kaçar...

Bir zamanlar Turing İşletmeleri vardı, hatırlar mısınız

Çelik Gülersoyun...

Çamlıcada simit-çay 25 TL idi...

Sosyal Tesislere zaten adım atamazdınız, İstanbulda.

Oraları sadece sütbeyaz Türklerin takıldığı, mesai sonrası demlendiği çok pahalı yerlerdi.

Refahlı Tayyip Erdoğan 1994te Belediye Başkanı olunca bu mekanları halka açtı...

Çok da iyi oldu...

Çamlıcada çay-simit 25 TLden bir anda 2 TLye indi...

İBB Sosyal Tesisleri bu fiyat politikasını devam ettirmesi lazım... Aksi halde bu mekanlara, sadece -elbette ayıp değil- altında cipleri olanlar gidebilecek...

Benden söylemesi...

Bunlari biliyor musunuz

* 18 Mayıs 1997de MHP Kongresinde "Yaşasın hainler için illegalite" diye bağırarak olay çıkaran dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Azmi Karamahmutoğlunun bugün Cevahir Otelde MHP İstanbul İl Başkanlığı için adaylığını açıklayacağını,

* İstanbulun trafiğini önemli ölçüde rahatlatması beklenen Eski Galata Köprüsünün bugün hizmete açılacağını biliyor musunuz

NOT: Bugün 8 Temmuz 2012. Uyan da balığa gidelim... 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 6 ay 8 gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına başlandı, ilk cümleler ortaya çıktı... Ama bugünlerde tık yok... Takipçisiyiz...