Kalplerin yumuşaması için çalışıyoruz

Abone Ol

Bu yazıdaki ifadeler sahibine, sıralaması katibine aittir. “Tenkit eden değil, yol gösteren bir siyaset”e ihtiyaç var. Biz davamızı nefsimizden önde tutan bir topluluk olarak, kalplerin yumuşaması için çalışacağız ve yol göstereceğiz. Bu şuurla “vitriniyle, vizyonuyla, azmiyle, heyecanıyla, Türkiye’yi özlenen ve beklenen Saadet Partisi iktidarına bir an evvel kavuşturmak için kongre kararı almış bulunuyoruz. Davamız için, partimiz için en hayırlı neticenin ortaya çıkması bakımından hepimiz azami gayret ve hassasiyeti göstereceğiz. Çünkü biz, kişiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden siyaset yaparız.

Davamızı bir adım daha ileriye taşımak adına bir kongreye hazırlanıyoruz. Yeni bir görüntü vererek toplumu yanımıza çekmemiz lazım. Toplum bizi başka algılıyor. Önce bu yanlış algıyı değiştirmemiz lazım.  Bu kongrenin birinci hedefi bu görüntüyü değiştirmek ve bunu da millete kabul ettirmek. Herkesin kabul edeceği şekilde bir ‘nöbet değişikliği’ yapılması lazım. Sonrasında Erbakan Hocamızın zamanında olduğu gibi topluma manası olan şeyleri aktaracağız. Erbakan Hocamızın, ‘önce var olacağız, sonra eğitimli olacağız, sonra da bütün gücümüzle çalışacağız’ dediği altın kuralları yeni bir hamle ile gerçekleştirmeye çalışacağız.

Türkiye’nin Saadet Partisi’nin basiret, feraset ve dirayetine ihtiyacı vardır. Ortadoğu’nun huzur ve istikrarı için Türkiye ne kadar önemliyse, Türkiye’nin istikrar ve huzuru için de Saadet Partisi o kadar önemlidir. Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi, siyasal hayatımızın en önemli aktörü olmaya devam edecektir. Çünkü Saadet Partisi,  bu milletin tarihidir, aslıdır, inancıdır, umududur. Bu noktada her bir mensubumuzun, tek bir amacı, tek bir gayesi vardır; aziz milletimize hizmet ederek sevgisini ve Cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmak... Böyle tarihi bir evrede Milli Görüşçülerin sağa sola meyledip, ona buna kapılarak kendi akidelerine zarar verecek her şeyden uzak durmaları lazımdır. Bizim kendimizi korumamız yeterlidir.”

İşimiz kolay, içimiz rahattır. “Emaneti ehline veriniz” buyruğuyla hareket ettiğimiz için işimiz kolaydır. “İşlerini istişare ile yürütürler” prensibiyle yol aldığımız için içimiz rahattır. Hoca yasaklı iken ona Ebubekir gibi sadakat gösteren, Hoca sonrası ise Ömer gibi adil bir yönetim sergileyen iki dönem yaşadık ve şuurlandık! Şimdi “çelikleşme ve hamle” zamanıdır. Son 50 yıllık dönüşümünün adresi olan Milli Görüş, önümüzdeki dönemde de “temel esaslar” ve “teknolojik imkânlar” ile dönüşümün en etkili mimarı olacaktır. Bu yolda anlam gözetenlerin kıblesi sabırdır, dayanmaktır; çünkü zamanın fitnesi tefrikadır. Asıl marifet; yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir.