Sanat-edebiyat ve düşünce alanında, 60 lı yıllardan
günümüze artan bir yoğunlukta etkili olan Kahramanmaraş, merak konusu da
olagelmiştir. Maraşlı kökenine rağmen doğma-büyüme İstanbullu olan rahmetli
Necip Fazıl Kısakürek in sanat, düşünce ve kendi özgün kavramıyla aksiyon u,
ihtimal bu merakın doğmasına önayak olmuştur. Fakat Edebiyat dergisiyle Mavera
ve Akabe yayınevi, doğan merakın yaygınlaşmasını sağlamıştır, denebilir.
Elbette gerek Edebiyat ın, gerekse Mavera ve Akabe nin ortaya çıkışında ve
etkinliklerinde, Maraşlı olmak herhangi bir belirleyici unsur niteliği
taşımıyordu. Öyle olsaydı, salt bir hemşerilik duygusunun tezahüründen öteye
gidemezdi ve kayda değer bir anlam da taşıyamazdı. İslam ın inanç olma
boyutunun doğal tezahürü olarak sanat-edebiyat ve düşünce boyutunun işaret
edilmesi gereği ortak bir duyarlık şeklinde Maraş tan neşvü nema bulmuştur. Bu,
Anadolu nun diğer şehirlerinde bulunmadığı anlamına çekilmemelidir. Kayseri,
Erzurum, Malatya, Trabzon, Eskişehir, Konya, Balıkesir, aynı yıllarda kendi
içinde benzer oluşumları yaşıyorlardı.
Söz konusu merak dolayısıyla sıkça karşılaştığım neden
Maraş sorusuna, Hacı Poyraz dan şeklinde cevap verirdim. Şehrin kuzeyindeki
Ahır Dağı ndan başlayan ve güneyindeki Amik Ovasının başlangıcında yer alan
Kömürler e (şimdiki Nurdağı) kadar uzanan bölgede esen Poyraz yeline Hacı
Poyraz denilirdi. Tozu dumana katar, ne varsa savurur, önüne çıkanı sürükler,
iğne deliğine kadar yerlere girer, kurutur, hele kışsa akan her şeyi buza keser
bir rüzgardır Hacı Poyraz . Maraşlının ağzıyla adamı çalgın eder.
Bir açıdan, kimi tarih dönemlerinde, soy sanatçı,
edebiyatçı, şair, düşünür ve aksiyon adamı, çalgın olarak algılanmış,
görülmüş, tanımlanmış ve nitelendirilmiş değil midir Kaldı ki, Necip Fazıl
Sakarya Türküsü nde bunu tesbit eder:
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Allah yolunun divanesi ya da galat anlamında da olsa
çalgın ı kimliğinde ortaya çıkmak, çoğu zaman bir nasip işidir. Elbette nasip,
niyeti de içerir. Yapılan herhangi bir iş, bu niyete göre anlam kazanır.
Neden Maraş şeklindeki bir sorunun da cevabı babında
sessiz, gösterişsiz ama ciddi ve anlamlı, uyarıcı ve bilgilendirici bir
faaliyeti son onlu yıllarda, onlarca eserin, çalışmanın ürünü olarak ortaya
koyan gayretli, hamiyetli bir grup insan var Maraş ta. Bu faaliyetlerin
gerçekleşmesinde emekli öğretmen Yaşar Alparslan beyin kişiliği ve gayreti
belirleyicidir. Maraş ın kültürel kimliğini ve mirasını oluşturan birikimin
tarih içinden günümüze akışını ortaya koyan eserlerin yayınlanması başlı başına
takdire şayandır. Bu eserlerin ortaya çıkmasında birçok insanın yanında, başta
Sütçü İmam Üniversitesi ndeki bilim adamları olmak üzere, çeşitli
üniversitelere mensup olanların katkıları da söz konusudur. Maraş tarihine
ilişkin şu eserler yayımlanmış: Maraş Tarihi ve Coğrafyası (Besim Atalay),
İlkçağdan Dulkadirlilere Kadar Maraş (Yrd. Doç. Dr. İlyas Gökhan Selim Kaya),
Başlangıçtan Kurtuluş Harbine Kadar Maraş Tarihi (Doç. Dr. İlyas Gökhan), Yakın
Çağda Kahramanmaraş (Prof. Dr. Ahmet Eyicil), Elbistan ve Maraş ta Dulkadir
Oğulları Hükümeti (Arifi Paşa), Dulkadir Eyaletinin Kuruluşu ve Gelişmesi (Dr.
İsmail Altınöz), Dulkasir Beyliği aralştırmaları I-II (Haz: Yaşar Alparslan
Mehmet Karataş Serdar Yakar). Tarihçiler bakımından önemli tarihi kaynakları
da buraya ekleyelim.
Sünbülzade Vehbi nin Divan ı ve Lutfiyye-i Vehbi siyle
Tuhfe-i Vehbi si yanında hala şairlerinin eserleriyle diğerleri, edebiyat
tarihçilerinin ilgi alanına girerler.
Halil-i Mar aşi nin Risale-i Ahlak ı, Yemlihazade Mustafa
Kamil in Nazmü l Fünun u, Hacı Muhammed Hilmi Darendevi nin Tasavvuf Risalesi
dikkate değer eserlerdir. Ayrıca Eski Maraş ta Alim Çıkarmış Aileler (Yaşar
Alparslan Serdar Yakar) özgün bir çalışmadır. Eserlere ulaşabilmek içni: Ukde
Kitaplığı, Vefa Kitap Kırtasiye, İsmetpaşa Mah. Borsa Cad. Buket Sitesi Altı
17/C, Tel: 0344 225 13 00, Kahramanmaraş.