Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan facianın yankıları sürerken, katil zanlısı İsa Aras Mersinli’nin karanlık dünyasına ışık tutan yeni deliller gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. 10 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise yaralandığı saldırının ardından başlatılan soruşturmada, 14 yaşındaki saldırganın eylemi sadece planlamakla kalmadığı, adeta bu anlara hazırlandığı görüldü. Sosyal medyaya ve soruşturma dosyasına giren fotoğraflar, ihmaller zincirini de bir kez daha gözler önüne serdi.
Polis şapkasıyla ayna karşısında özçekim
Ortaya çıkan ilk fotoğrafta, İsa Aras Mersinli’nin babasına ait polis tören şapkasını takarak ayna karşısında özçekim (selfie) yaptığı görülüyor. Tutuklanan baba Uğur Mersinli’nin, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi olması sebebiyle evde bulunan resmi kıyafetlerin, çocuk tarafından bir "kostüm" gibi kullanıldığı bu kare, saldırganın otorite figürlerine ve silahlara olan takıntısını kanıtlar nitelikte.
"Kilitli sandık"
Daha önce ifadesinde silahları "Maraş sandığı içinde kilit altında" tuttuğunu iddia eden baba Uğur Mersinli’nin bu savunması, dosyaya giren ikinci fotoğrafla temelinden sarsıldı. Söz konusu karede, 14 yaşındaki caninin elindeki iki ayrı ateşli silahla kameraya soğukkanlılıkla poz verdiği görülüyor. Bu durum, katliamda kullanılan silahların ev içerisinde çocuk için ulaşılabilir olduğunu ve babanın "güvenlik" iddiasının gerçekliğini tartışmaya açtı.
Katliam hazırlığını canlı yayında izletmiş
Soruşturmanın en sarsıcı detaylarından biri ise dijital verilerin incelenmesiyle netleşti. İsa Aras Mersinli’nin, şarjörlere mermi doldurduğu anları arkadaşlarına açtığı bir canlı yayında izlettiği belirlendi. Arkadaş çevresinde bu görüntüleri paylaşacak kadar pervasızlaşan saldırganın, eylem öncesi mühimmat hazırlığını adeta bir "şov"a dönüştürdüğü anlaşıldı.
UĞUR MERSİNLİ'NİN İFADESİ
Baba Uğur Mersinli de mahkemedeki ifadesinde oğlunu poligona götürdüğünü kabul etti. Mersinli, ifadesinde konuya ilişkin, “Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendim silah ile atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve video çektim. Bundaki amacım hatıra olarak kalması ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa'ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum bu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.” ifadelerini kullandı.
“SİLAHLARIN VE MERMİLERİN HEPSİ KİLİTLİ MARAŞ SANDIĞI İÇERİSİNDEDİR”
Baba Mersinli, ifadesinin devamında ise şunları söyledi:
"Oğlum İsa Aras'ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, iki tane de av tüfeğim vardır. Bunlar mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarırım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir. Olay günü oğlum İsa Aras'ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum çok iyi bir internet kullanıcısıydı, kendisine ait VPN'i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır, çok zeki bir çocuktur."
"BANA 'OĞLUN ÇOK ZEKİ' DEDİLER"
"Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikologlar olumsuz bir durum olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler. Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa götürüyorum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayabileceğini, dikkatle takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi."
"3 HAFTADIR PSİKOLOĞA GİTMEK İSTEMİYORDU"
"En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda gitmekten kaçındı. Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim İngilizce bilmemem nedeniyle ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm. Kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana sağlıklı bir cevap vermez, geçiştirirdi."
"SİLAHI ELİNE ALMAYA YELTENDİĞİNİ GÖRDÜM"
"Oğlum İsa'nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık bir ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyer üzerine bırakmıştım, oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için kendisine silah kültürümüzden bahsettim. Silahın "namus" olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. Oğlum bana Amerika'da herkesin silah alabildiğini söyledi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini ve taşıyabileceğini anlattım. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile atış yaptırmamı istedi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma günü gerçekleşmiş olabilir."